Bin 200 Tüp Bebek Uzmanı Çeşme'de Bir Araya Geldi. Ege Üniversitesi (EÜ) Aile Planlaması İnfertilite Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından, Üreme Tıbbı Derneği işbirliğiyle düzenlenen 2. Güncel Üreme Endokrinolojisi, Yardımcı Üreme Teknikleri Kongresi ve 1. Üreme Tıbbı Derneği Kongresi, İzmir'in Çeşme ilçesinde başladı.
Açılışta konuşan Merkez Müdürü ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Erol Tavmergen, dünyada bugüne kadar 3 milyon tüpbebek dünyaya geldiğini söyledi. EÜ Tüpbebek Merkezi'nde 1989 yılında ilk uygulamayı yapan Prof. Dr. Refik Çapanoğlu ise, "18 Nisan 1989 tarihinde dünyaya gelen ilk tüpbebeğimiz Ece, bugün 19 yaşında bir genç kız." dedi.
Çeşme Sheraton Hotel'de bin 200 uzmanın katıldığı kongrede konuşan Prof. Dr. Tavmergen, bir çocuğa sahip olma arzusunun sadece kadının veya erkeğin isteği olmayıp, her iki cinsin doğasında bulunan biyolojik bir ihtiyaç olduğunu belirtti. Tavmergen, "Çocuksuzluk, şiddetli çocuk arzusu olan bir çift için bütün yaşantılarını etkileyen, mutsuz ve huzursuz yapan, hattâ sosyal yıkımlara sebep olan önemli bir problemdir. Günümüzde üremeye yardımcı teknikler bu çiftler için yeni ufuklar açmış, çeşitli ülkelerin yanısıra Türkiye'de de yaygın uygulama alanı bulan etkili bir yöntem olmuştur. Tüpbebek yöntemiyle başlayan çalışmalar, çocuksuzluk problemi olan çiftlere bir yandan yeni umutlar vaadederken diğer yandan da erken üreme dönemi hakkındaki bilgilerimizi geliştirerek, son 30 yıl içinde yepyeni tedavi yöntemlerine imkan sağlamıştır." şeklinde konuştu.
Türkiye'de 1989 yılında EÜ Tüpbebek Merkezi'nde ilk tüp bebeğin doğumunu takiben günümüze kadar 10 binlercesinin dünyaya geldiğini kaydeden Erol Tavmergen, "Önümüzdeki yıllarda sayıları daha da artacak üremeye yardımcı tedavi merkezlerinde başarılı sonuçlar elde etmek için bu tedavi yöntemlerine uygun hastaların ve uygulama sebeplerine göre tedavi yöntemlerinin seçimi kadar etik değerlere uymak da önemli bir rol oynayacaktır." dedi.
Prof. Dr. Çapanoğlu da, "İlk tüpbebeğin çalışmalarını yaptığımız günlerden, büyük zorluklar içinde ve bütün imkanlarımızı seferber ederek bugünlere kadar geldik. Ekibimizin özverili çalışmaları bizi bu günlere getirdi." diye konuştu. Açılış sonrasında Prof. Dr. Tavmergen tarafından, Prof. Dr. Çapanoğlu'na katkılarından ötürü teşekkür plaketi verildi.
Üç gün sürecek kongrede çeşitli ülkelerden konularında dünyaca ünlü 21, Türkiye'den ise 148 bilimadamı, üç paralel oturumda yardımcı üreme tekniklerini ve üreme tıbbının diğer konularını tartışacak. Ayrıca iki uydu sempozyumu ve sekiz yuvarlak masa toplantısı yapılacak. (Cihan Haber Ajansı)
Medicana Tüp Bebekte İddialı
Sağlık Sektörünün Önemli Oyuncularından Olan Medicana Hastaneler Grubu, İstanbul'da İki, Ankara ve Konya'da da Birer Tane Olmak Üzere Dört Ayrı Hastane Yatırımına Soyundu.
Sağlık sektörünün önemli oyuncularından olan Medicana Hastaneler Grubu, İstanbul’da iki, Ankara ve Konya’da da birer tane olmak üzere dört ayrı hastane yatırımına soyundu.
Toplam 200 milyon dolara mal olacak hastaneler, 2009’a kadar açılacak. Ağırlıklı hisseleri Bozkurt Ailesi’ne ait olan Medicana Grubu, Balkan ülkelerini de yatırım için incelemeye aldı.
Ekonomist Dergisi'nden Aysel Alp'in haberine göre İstanbul Avcılar’da Hayat Hastanesi ile sağlık sektörüne adım atan Bozkurt Ailesi, sektörde emin adımlarla ilerliyor. Adını geçtiğimiz yıllarda Medicana olarak değiştiren grup, halihazırda İstanbul’da dört hastane ile faaliyet yürütüyor.
Ağırlıklı hisseleri Bozkurt Ailesi’ne ait olan Medicana Hastaneler Grubu, dört ayrı hastane yatırımına start verdi. İki hastane yatırımını İstanbul Beylikdüzü ve Bahçelievler’de gerçekleştiren Medicana, Ankara ve Konya’da da birer hastane kuracak. Yeni kurulacak hastanelerin toplam yatırımı, 200 milyon doları buluyor.
Grup, devlet ve üniversite hastanelerinin çokluğu nedeniyle özel hastane yatırımının sınırlı olduğu Başkent’e iddialı bir giriş yapıyor. Birkaç ay içinde hizmete girecek olan Ankara Medicana, yaklaşık 60 milyon dolara malolacak. İlk etapta 500 personelin hizmet vereceği hastane, tam kapasiteyle çalışmaya başladığında personel sayısı 800 ila bine yükselecek. Tüm branşlarda hizmet verecek olan Medicana, özellikle organ nakli, kalp, kanser, tüp bebek, yanık ünitesi, nükleer tıp gibi alanlarda iddialı.
Onkolojide iddialı
Halka açılacak ve üniversite kuracak
Son yıllarda özel sağlık yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte, halk arzlar da artmaya başladı. Medicana da tüm hastaneleri tek bir şirket adı altında toplayarak, halka arzın altyapısını hazırlıyor. Ancak yabancı yatırımcılardan çok sayıda teklif alan grup, halka arzı küçük bir blok satışın ardından yapmayı planlıyor.
Türkiye’de ciddi bir sağlık personeli açığından söz edilirken; Medicana, bu alanda eğitim verecek bir üniversite açmayı hedefliyor. Tıp, hemşirelik, hastane işletmeciliği gibi sağlık sektörüyle ilgili fakültelerin yer alacağı üniversitenin en büyük hayali olduğunu belirten Hüseyin Bozkurt, “Bugün bir hemşirenin okuldan mezun olduğu gün işi hazır. Türkiye’de iş garantisi olan tek meslek hemşirelik belki de. Bu nedenle personel açığı olan branşlarda bir gün biz de eğitim vereceğiz inşallah” diyor. Medicana Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, “Türkiye önemli bir destinasyon. Çok önemli bir yerde. Kısa zamanda sağlık üssü olacak potansiyele sahip” diyor.
Medicana; İstanbul’da Avcılar, Bahçelievler ve Çamlıca hastanelerinden sonra yakın zamanda Beylikdüzü’nde de bir hastaneyi devreye sokacak. Dünyanın en büyük özel sağlık yatırımlarından biri olduğu ifade edilen bu hastane, özellikle onkolojide uzmanlaşacak.
Bahçelievler hastanesi ise çocuk hastalıkları üzerinde ihtisaslaşan bir hastane olarak planlanıyor.
Beylikdüzü ve Ankara’nın ardından 2009 yılı sonunda hizmete girecek olan Konya hastanesi ise İç Anadolu’nun en büyük özel hastanesi olacak. Hüseyin Bozkurt, Beylikdüzü, Ankara ve Konya’nın özellikle kanser, kalp cerrahisi ve organ naklinde, tüp bebekte dünya ölçeğinde iddialı olacağını belirtiyor. Grup, önümüzdeki dönemde büyükşehirlerden başlamak üzere yeni hastane yatırımlarını devreye sokacak.
Yurt dışına açılıyor
Hükümetin özel sağlık sektörüne dönük son dönemde aldığı kararlar pekçok yatırımcı gibi Medicana Grubu’nun da yeni stratejiler geliştirmesine neden olmuş. Amaçlarının Türkiye’de dünya çapında sağlık hizmeti vermek olduğunu kaydeden Bozkurt, şunları söylüyor:
“Türkiye’deki yatırım ortamı, yeni düzenlemelerle devletin kontrolüne geçiriliyor. Bu iş ancak kademeli yapıldığı sürece yararlı olabilir. Özel sağlıkta kimi kuruluşlar know how ihraç eder hale geldi. Biz de Balkan ülkelerinde ve Rusya’da yatırım ortamını araştırıyoruz. Birkaç yıl içinde bu bölgelerde birden fazla tesis kurabiliriz.”
Sağlık sektörünün önemli oyuncularından olan Medicana Hastaneler Grubu, İstanbul’da iki, Ankara ve Konya’da da birer tane olmak üzere dört ayrı hastane yatırımına soyundu.
Toplam 200 milyon dolara mal olacak hastaneler, 2009’a kadar açılacak. Ağırlıklı hisseleri Bozkurt Ailesi’ne ait olan Medicana Grubu, Balkan ülkelerini de yatırım için incelemeye aldı.
Ekonomist Dergisi'nden Aysel Alp'in haberine göre İstanbul Avcılar’da Hayat Hastanesi ile sağlık sektörüne adım atan Bozkurt Ailesi, sektörde emin adımlarla ilerliyor. Adını geçtiğimiz yıllarda Medicana olarak değiştiren grup, halihazırda İstanbul’da dört hastane ile faaliyet yürütüyor.
Ağırlıklı hisseleri Bozkurt Ailesi’ne ait olan Medicana Hastaneler Grubu, dört ayrı hastane yatırımına start verdi. İki hastane yatırımını İstanbul Beylikdüzü ve Bahçelievler’de gerçekleştiren Medicana, Ankara ve Konya’da da birer hastane kuracak. Yeni kurulacak hastanelerin toplam yatırımı, 200 milyon doları buluyor.
Grup, devlet ve üniversite hastanelerinin çokluğu nedeniyle özel hastane yatırımının sınırlı olduğu Başkent’e iddialı bir giriş yapıyor. Birkaç ay içinde hizmete girecek olan Ankara Medicana, yaklaşık 60 milyon dolara malolacak. İlk etapta 500 personelin hizmet vereceği hastane, tam kapasiteyle çalışmaya başladığında personel sayısı 800 ila bine yükselecek. Tüm branşlarda hizmet verecek olan Medicana, özellikle organ nakli, kalp, kanser, tüp bebek, yanık ünitesi, nükleer tıp gibi alanlarda iddialı.
Onkolojide iddialı
Halka açılacak ve üniversite kuracak
Son yıllarda özel sağlık yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte, halk arzlar da artmaya başladı. Medicana da tüm hastaneleri tek bir şirket adı altında toplayarak, halka arzın altyapısını hazırlıyor. Ancak yabancı yatırımcılardan çok sayıda teklif alan grup, halka arzı küçük bir blok satışın ardından yapmayı planlıyor.
Türkiye’de ciddi bir sağlık personeli açığından söz edilirken; Medicana, bu alanda eğitim verecek bir üniversite açmayı hedefliyor. Tıp, hemşirelik, hastane işletmeciliği gibi sağlık sektörüyle ilgili fakültelerin yer alacağı üniversitenin en büyük hayali olduğunu belirten Hüseyin Bozkurt, “Bugün bir hemşirenin okuldan mezun olduğu gün işi hazır. Türkiye’de iş garantisi olan tek meslek hemşirelik belki de. Bu nedenle personel açığı olan branşlarda bir gün biz de eğitim vereceğiz inşallah” diyor. Medicana Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, “Türkiye önemli bir destinasyon. Çok önemli bir yerde. Kısa zamanda sağlık üssü olacak potansiyele sahip” diyor.
Medicana; İstanbul’da Avcılar, Bahçelievler ve Çamlıca hastanelerinden sonra yakın zamanda Beylikdüzü’nde de bir hastaneyi devreye sokacak. Dünyanın en büyük özel sağlık yatırımlarından biri olduğu ifade edilen bu hastane, özellikle onkolojide uzmanlaşacak.
Bahçelievler hastanesi ise çocuk hastalıkları üzerinde ihtisaslaşan bir hastane olarak planlanıyor.
Beylikdüzü ve Ankara’nın ardından 2009 yılı sonunda hizmete girecek olan Konya hastanesi ise İç Anadolu’nun en büyük özel hastanesi olacak. Hüseyin Bozkurt, Beylikdüzü, Ankara ve Konya’nın özellikle kanser, kalp cerrahisi ve organ naklinde, tüp bebekte dünya ölçeğinde iddialı olacağını belirtiyor. Grup, önümüzdeki dönemde büyükşehirlerden başlamak üzere yeni hastane yatırımlarını devreye sokacak.
Yurt dışına açılıyor
Hükümetin özel sağlık sektörüne dönük son dönemde aldığı kararlar pekçok yatırımcı gibi Medicana Grubu’nun da yeni stratejiler geliştirmesine neden olmuş. Amaçlarının Türkiye’de dünya çapında sağlık hizmeti vermek olduğunu kaydeden Bozkurt, şunları söylüyor:
“Türkiye’deki yatırım ortamı, yeni düzenlemelerle devletin kontrolüne geçiriliyor. Bu iş ancak kademeli yapıldığı sürece yararlı olabilir. Özel sağlıkta kimi kuruluşlar know how ihraç eder hale geldi. Biz de Balkan ülkelerinde ve Rusya’da yatırım ortamını araştırıyoruz. Birkaç yıl içinde bu bölgelerde birden fazla tesis kurabiliriz.”
Tüp Bebek Fiyatları
Dünyanın birçok ülkesinde 9-10 bin dolar arasında maliyete ulaşan ''Tüp bebek'' uygulamasının Türkiye'de ki maliyeti 3000 ytl civarı.3000 Ytl'lik bedelin yaklaşık 1200 YTL'si sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılanmakta.Yıllardır bebek özlemi çeken anne-babalar için tüp bebek uygulaması büyük umut taşımakta
Normal klasik yollardan bebek sahibi olamayan çiftlere uygulanan ''Tüp bebek'' uygulaması, Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahime transferi ilkesine dayanır.
Normal klasik yollardan bebek sahibi olamayan çiftlere uygulanan ''Tüp bebek'' uygulaması, Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahime transferi ilkesine dayanır.
Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Çetin ''Tüp bebekteki başarı şansımız yüzde 50-60, mikroenjeksiyonda (Bir adet sperm alınarak, yumurtanın içine bırakılması işlemi) başarı şansı ise yüzde 98” diye konuşarak bebek özlemi çeken ve normal klasik yollarla bebek sahibi olamayan çiftlere ''Tüp bebek'' uygulamasını tavsiye etti.Ancak 40 yaş sonrası kadınlarda ''Tüp Bebek''uygulaması yoluyla hamile kalma şansını %7'ye kadar düştüğünü belirterek çocuk sahibi olmayı 35 yaş sonrasına bırakmamaları gerektiğini belirtti.
Kadın ve Erkekte Kısırlık
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (Omü) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.dr. Mehmet Bilge Çetinkaya, Çiftlerin Yüzde 10 İla 15'inin İnfertilite (Kısırlık) Sorunlarıyla Karşılaştığını Belirterek, Kadın ve Erkekte Kısırlık Görülme Sıklığının Hemen Hemen Aynı Olduğunu Söyledi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mehmet Bilge Çetinkaya, çiftlerin yüzde 10 ila 15'inin infertilite (kısırlık) sorunlarıyla karşılaştığını belirterek, kadın ve erkekte kısırlık görülme sıklığının hemen hemen aynı olduğunu söyledi.
OMÜ Şehir Polikliniği'nde hasta eğitimi çerçevesinde düzenlenen "Tüp Bebek Takibi" konulu seminere konuşmacı olarak katılan Doç.Dr. Mehmet Bilge Çetinkaya, infertilite (kısırlık) hastalığının bir yıl veya daha fazla süreli, korunmasız olarak ve düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebe kalınamaması olarak tanımlandığını söyledi. Bu hastalık bulunan çiftlerin tedaviyle çocuk sahibi olma şanslarının bulunduğuna değinen Doç.Dr. Çetinkaya, şöyle konuştu: "Sıklığının değişik rakamlarla bildirilmesine rağmen, çiftlerin yaklaşık yüzde 10- 15'inin infertilite sorunuyla karşılaştıkları düşünülmektedir. Kadın ya da erkekte kısırlığın görülme sıklığı hemen hemen aynıdır. Yüzde 30-40 oranında kadına, yüzde 10-30 erkeğe ait nedenlerden, yüzde 15- 30'unda da çiftin her ikisini de ilgilendiren nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Çiftlerin yüzde 10-15'in de ise probleme yol açan neden bulunamaz ve bu duruma nedeni açıklanamayan infertilite denilir." Doç.Dr. Çetinkaya, kadınlarda infertiliteye yol açan en önemli nedenlerin hormonal düzensizlik ve buna bağlı yumurtlama bozuklukları, tüplerin tıkanıklığı veya yapısal bozuklukları, rahim ağzı kaynaklı nedenler, periton adı verilen karın içi boşluğu döşeyen zardaki hastalıklar veya yapışıklıklar olarak açıkladı.
Doç.Dr. Çetinkaya, konuyla ilgili bilgi vermeye şöyle devam etti: "Periton kaynaklı nedenler arasında sıklıkla, endometriozis adı verilen ve rahim içini kaplayan zarın, karın boşluğu ve yumurtalıklarda bulunması ve hormonal değişikliklerle bu bölgelerde, adet kanamasında olduğu gibi kanama yapması ile karakterize olan hastalık ve genital enfeksiyon gibi nedenler bulunmaktadır. Erkekte infertilite nedenleri arasında sperm sayısını ve kalitesini etkileyen, yapım bozuklukları ve üreme kanallarındaki tıkanıklıklar, bağışıklık sistemi ile ilgili (immünolojik) sorunlar ve erkek yumurtalıklarının hormonal uyarıya sperm üretimi ile cevap verememesi gibi sorunlar bulunmaktadır." İnfertilite tanısı konulan çifte bağlı olarak değişebilecek tedavi yöntemleri bulunduğunu anlatan Doç.Dr. Mehmet Bilge Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birçok kadında yumurtlama güçlükleri, ağızdan kullanılacak olan klomifen sitrat, bromokriptin, steroid gibi ilaçlarla veya enjeksiyon şeklinde doğrudan hormon kullanımı başarıyla tedavi edilebilir. Endometriozis veya enfeksiyon sonucu üreme organlarında ortaya çıkan tüplerdeki ve peritondaki yapısal bazı problemler, cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Erkek infertilitesinin tedavisinde de sperm sayı ve kalitesini artıracak ilaçlar veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Bu şekilde döllenebilirliği artırıcı tedavilere cevap alınamayan durumlarda, yardımla üreme yöntemleri kullanılır. Bunların başında intrauterin inseminasyon adını verdiğimiz ve erkeğin sperminin alınıp bazı işlemlerden geçirilerek bir kanül yardımıyla rahim içine verilmesi esasına dayanan aşılama yöntemi bulunmaktadır. Özellikle sperm sayı ve kalitesinin bozuk olduğu durumlarda, açıklanamayan infertilite problemi olan çiftlerde ve rahim ağzı nedenli, bağışıklık sisteminin etkisine bağlı infertilite olgularında etkili bir yöntemdir." (İhlas Haber Ajansı)
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mehmet Bilge Çetinkaya, çiftlerin yüzde 10 ila 15'inin infertilite (kısırlık) sorunlarıyla karşılaştığını belirterek, kadın ve erkekte kısırlık görülme sıklığının hemen hemen aynı olduğunu söyledi.
OMÜ Şehir Polikliniği'nde hasta eğitimi çerçevesinde düzenlenen "Tüp Bebek Takibi" konulu seminere konuşmacı olarak katılan Doç.Dr. Mehmet Bilge Çetinkaya, infertilite (kısırlık) hastalığının bir yıl veya daha fazla süreli, korunmasız olarak ve düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebe kalınamaması olarak tanımlandığını söyledi. Bu hastalık bulunan çiftlerin tedaviyle çocuk sahibi olma şanslarının bulunduğuna değinen Doç.Dr. Çetinkaya, şöyle konuştu: "Sıklığının değişik rakamlarla bildirilmesine rağmen, çiftlerin yaklaşık yüzde 10- 15'inin infertilite sorunuyla karşılaştıkları düşünülmektedir. Kadın ya da erkekte kısırlığın görülme sıklığı hemen hemen aynıdır. Yüzde 30-40 oranında kadına, yüzde 10-30 erkeğe ait nedenlerden, yüzde 15- 30'unda da çiftin her ikisini de ilgilendiren nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Çiftlerin yüzde 10-15'in de ise probleme yol açan neden bulunamaz ve bu duruma nedeni açıklanamayan infertilite denilir." Doç.Dr. Çetinkaya, kadınlarda infertiliteye yol açan en önemli nedenlerin hormonal düzensizlik ve buna bağlı yumurtlama bozuklukları, tüplerin tıkanıklığı veya yapısal bozuklukları, rahim ağzı kaynaklı nedenler, periton adı verilen karın içi boşluğu döşeyen zardaki hastalıklar veya yapışıklıklar olarak açıkladı.
Doç.Dr. Çetinkaya, konuyla ilgili bilgi vermeye şöyle devam etti: "Periton kaynaklı nedenler arasında sıklıkla, endometriozis adı verilen ve rahim içini kaplayan zarın, karın boşluğu ve yumurtalıklarda bulunması ve hormonal değişikliklerle bu bölgelerde, adet kanamasında olduğu gibi kanama yapması ile karakterize olan hastalık ve genital enfeksiyon gibi nedenler bulunmaktadır. Erkekte infertilite nedenleri arasında sperm sayısını ve kalitesini etkileyen, yapım bozuklukları ve üreme kanallarındaki tıkanıklıklar, bağışıklık sistemi ile ilgili (immünolojik) sorunlar ve erkek yumurtalıklarının hormonal uyarıya sperm üretimi ile cevap verememesi gibi sorunlar bulunmaktadır." İnfertilite tanısı konulan çifte bağlı olarak değişebilecek tedavi yöntemleri bulunduğunu anlatan Doç.Dr. Mehmet Bilge Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birçok kadında yumurtlama güçlükleri, ağızdan kullanılacak olan klomifen sitrat, bromokriptin, steroid gibi ilaçlarla veya enjeksiyon şeklinde doğrudan hormon kullanımı başarıyla tedavi edilebilir. Endometriozis veya enfeksiyon sonucu üreme organlarında ortaya çıkan tüplerdeki ve peritondaki yapısal bazı problemler, cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Erkek infertilitesinin tedavisinde de sperm sayı ve kalitesini artıracak ilaçlar veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Bu şekilde döllenebilirliği artırıcı tedavilere cevap alınamayan durumlarda, yardımla üreme yöntemleri kullanılır. Bunların başında intrauterin inseminasyon adını verdiğimiz ve erkeğin sperminin alınıp bazı işlemlerden geçirilerek bir kanül yardımıyla rahim içine verilmesi esasına dayanan aşılama yöntemi bulunmaktadır. Özellikle sperm sayı ve kalitesinin bozuk olduğu durumlarda, açıklanamayan infertilite problemi olan çiftlerde ve rahim ağzı nedenli, bağışıklık sisteminin etkisine bağlı infertilite olgularında etkili bir yöntemdir." (İhlas Haber Ajansı)
Kısırlık ve nedenleri
ERKEKLERDE KISIRLIK NEDENLERİ
Tüp Bebek Tedavisinde Akupunktur
Akupunktur, Artık Tüp Bebek Tedavisinde Tamamlayıcı Tıp Yöntemi Olarak Kullanılıyor. Tüp Bebek Uygulamalarında Başarı Şansını Artırdığı Öne Sürülen Akupunktur, Tüp Bebek Yöntemi ile Çocuk Sahibi Olmak İsteyenlerin Yeni Umudu...
Akupunktur, artık tüp bebek tedavisinde tamamlayıcı tıp yöntemi olarak kullanılıyor. Tüp bebek uygulamalarında başarı şansını artırdığı öne sürülen akupunktur, tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak isteyenlerin yeni umudu...
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Bilgihan, akupunkturun, çocuk sahibi olamayan ailelerde, medikal tedavilere destek olan bir tedavi yöntemi olduğunu belirterek, ''Bilimsel çalışmaların sonuçlarına göre akupunktur tedavisinin erkeklerde sperm sayı ve hareketliliğini artırdığı, kadınlarda ise yumurtaların olgunlaşmasına destek olup rahim kanlanmasını artırarak döllenmiş yumurtanın tutunmasını kolaylaştırdığı tespit edilmiştir'' dedi.
Bilgihan, ''Çiftlerin tüp bebek denemelerindeki olumsuz ruh hali ve stresi, cinsiyet hormonlarının salınımını etkiliyor. Bu da yapılan tedavinin başarı oranını düşürüyor. Akupunktur, düzenleyici etkisi ile anne adayının strese karşı dayanıklılığını arttırarak bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırıyor'' diye konuştu.
Akupunktur uygulamasının belirlenmiş herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını belirten Bilgihan, ''Ancak akupunktur uygulayıcı hekimin, özellikle embriyo transferi sonrası uygulamalarda düşüğe yol açabilecek noktaları kullanmaması gereklidir'' uyarısında bulundu. (Anadolu Ajansı)
Akupunktur, artık tüp bebek tedavisinde tamamlayıcı tıp yöntemi olarak kullanılıyor. Tüp bebek uygulamalarında başarı şansını artırdığı öne sürülen akupunktur, tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak isteyenlerin yeni umudu...
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Bilgihan, akupunkturun, çocuk sahibi olamayan ailelerde, medikal tedavilere destek olan bir tedavi yöntemi olduğunu belirterek, ''Bilimsel çalışmaların sonuçlarına göre akupunktur tedavisinin erkeklerde sperm sayı ve hareketliliğini artırdığı, kadınlarda ise yumurtaların olgunlaşmasına destek olup rahim kanlanmasını artırarak döllenmiş yumurtanın tutunmasını kolaylaştırdığı tespit edilmiştir'' dedi.
Bilgihan, ''Çiftlerin tüp bebek denemelerindeki olumsuz ruh hali ve stresi, cinsiyet hormonlarının salınımını etkiliyor. Bu da yapılan tedavinin başarı oranını düşürüyor. Akupunktur, düzenleyici etkisi ile anne adayının strese karşı dayanıklılığını arttırarak bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırıyor'' diye konuştu.
Akupunktur uygulamasının belirlenmiş herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını belirten Bilgihan, ''Ancak akupunktur uygulayıcı hekimin, özellikle embriyo transferi sonrası uygulamalarda düşüğe yol açabilecek noktaları kullanmaması gereklidir'' uyarısında bulundu. (Anadolu Ajansı)
Etiketler:
akupunktur,
tüp bebek tedavi yöntemleri
İlaçsız Tüb Bebek
EGE Üniversitesi Aile Planlaması ve Kısırlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde ilaçsız tüp bebek uygulaması başlatıldı.
Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Tavmergen, kliniklerinde uygulamaya başladıkları bu yeni yöntemi açıklarken, “Yöntem, çok fazla yumurtası olan hastalarda, çok az ya da hiç yumurtlatma tedavisi başlatmadan, elde edilen olgun olmayan yumurta hücrelerinin laboratuvar ortamında olgunlaştırılması esasına dayanıyor. Bu uygulamanın ilaç maliyeti düşük ama herkese uygulanamıyor.
Yumurtalıklarında aşırı büyüme ve bunun sonucunda birtakım rahatsızlıklar olan hastalara bu yöntemi tercih ediyoruz” dedi.
Merkezlerinde 1988 yılından bu yana çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere hizmet verdiklerini kaydeden Prof.Dr. Tavmergen, tüp bebek uygulamasının tüpleri tıkalı kadınlarda, sebebi açıklanamayan kısırlık vakalarında, çeşitli yumurtlatma tedavileri ile gebe kalamayan olgularda son bir alternatif olarak uygulandığını ifade etti.
Geçtiğimiz yıl kliniklerinde bin 200 dolayında tüp bebek uygulaması gerçekleştirdiklerini açıklayan Prof. Dr. Tavmergen, “Her ay ortalama 150-200 uygulama yapıyoruz. Gebelik başarısı 35 yaş altında yüzde 52 dolayında. Yaş ilerledikçe gebe kalma ihtimali azalıyor. Kliniğimiz başarı oranları ile dünyadaki sayılı merkezler arasında yer alıyor” dedi.
Tüp bebek sahibi olmak amacıyla başvuran hastaların yüzde 45'inin Ege bölgesi dışından geldiklerini belirten Prof. Dr. Erol Tavmergen, uygulama oranının her geçen yıl arttığını söyledi.
Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Tavmergen, kliniklerinde uygulamaya başladıkları bu yeni yöntemi açıklarken, “Yöntem, çok fazla yumurtası olan hastalarda, çok az ya da hiç yumurtlatma tedavisi başlatmadan, elde edilen olgun olmayan yumurta hücrelerinin laboratuvar ortamında olgunlaştırılması esasına dayanıyor. Bu uygulamanın ilaç maliyeti düşük ama herkese uygulanamıyor.
Yumurtalıklarında aşırı büyüme ve bunun sonucunda birtakım rahatsızlıklar olan hastalara bu yöntemi tercih ediyoruz” dedi.
Merkezlerinde 1988 yılından bu yana çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere hizmet verdiklerini kaydeden Prof.Dr. Tavmergen, tüp bebek uygulamasının tüpleri tıkalı kadınlarda, sebebi açıklanamayan kısırlık vakalarında, çeşitli yumurtlatma tedavileri ile gebe kalamayan olgularda son bir alternatif olarak uygulandığını ifade etti.
Geçtiğimiz yıl kliniklerinde bin 200 dolayında tüp bebek uygulaması gerçekleştirdiklerini açıklayan Prof. Dr. Tavmergen, “Her ay ortalama 150-200 uygulama yapıyoruz. Gebelik başarısı 35 yaş altında yüzde 52 dolayında. Yaş ilerledikçe gebe kalma ihtimali azalıyor. Kliniğimiz başarı oranları ile dünyadaki sayılı merkezler arasında yer alıyor” dedi.
Tüp bebek sahibi olmak amacıyla başvuran hastaların yüzde 45'inin Ege bölgesi dışından geldiklerini belirten Prof. Dr. Erol Tavmergen, uygulama oranının her geçen yıl arttığını söyledi.
Türkiye Tüp Bebek'te Dünya 7.si
Türkiye'de 2005'te 20 bin olan tüp bebek sayısı 2007'de iki katına çıktı. Dünyada ise 7'nci tüp bebek pazarı Türkiye oldu.
Türkiye'de, 2007 yılı sonu itibariyle yaklaşık 40 bin tüp bebek uygulaması yapıldığı, yumurtlama ve aşılama işlemleri dahil yaklaşık maliyetin 300 milyon doları bulduğu bildirildi.
Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, Sağlık Bakanlığı'nın Haziran 2007'de SSK'lıların da Emekli Sandığı ve BAĞ- KUR'lular gibi tüp bebek uygulamasından yararlanabilmesinin önünü açmasıyla, tüp bebek için hastanelere ve özel tüp bebek merkezlerine yapılan başvurularda önemli ölçüde artış olduğunu söyledi.
Devletin, Emekli Sandığı, BAĞ-KUR ve SSK'lı hastalara tüp bebek tedavisi için bin 150 YTL yardım yaptığını ve ilaç masraflarının yüzde 80'ini karşıladığını anımsatan Tıraş, "Türkiye'de 2005'te 20 bin tüp bebek uygulaması yapılırken, bu sayı 2007 sonu itibariyle yaklaşık 40 bine çıktı. Ama olması gereken sayı en az 150 bindir'' diye konuştu.
İsveç'te her 7 bebekten 2'sinin tüp bebek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bülent Tıraş, tek tüp bebek uygulaması için maliyetin 3 bin 500 - 4 bin YTL civarında olduğunu, bunun altındaki maliyetlerin ise gerçekçi olmadığını kaydetti. Türkiye'deki tüp bebek uygulamalarında hastaların kullandığı ilaçları temin eden 4 firmadan birinin temsilcisi İlknur Karakulak ise, Türkiye'nin dünyada 7'nci en büyük tüp bebek pazarı haline geldiğini belirtti.
İLK 6 ÜLKE
1- İsrail
2- Fransa
3- İspanya
4- İngiltere
5- Amerika
6- Almanya
İlgili Başlıklar:
Türkiye'de, 2007 yılı sonu itibariyle yaklaşık 40 bin tüp bebek uygulaması yapıldığı, yumurtlama ve aşılama işlemleri dahil yaklaşık maliyetin 300 milyon doları bulduğu bildirildi.
Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, Sağlık Bakanlığı'nın Haziran 2007'de SSK'lıların da Emekli Sandığı ve BAĞ- KUR'lular gibi tüp bebek uygulamasından yararlanabilmesinin önünü açmasıyla, tüp bebek için hastanelere ve özel tüp bebek merkezlerine yapılan başvurularda önemli ölçüde artış olduğunu söyledi.
Devletin, Emekli Sandığı, BAĞ-KUR ve SSK'lı hastalara tüp bebek tedavisi için bin 150 YTL yardım yaptığını ve ilaç masraflarının yüzde 80'ini karşıladığını anımsatan Tıraş, "Türkiye'de 2005'te 20 bin tüp bebek uygulaması yapılırken, bu sayı 2007 sonu itibariyle yaklaşık 40 bine çıktı. Ama olması gereken sayı en az 150 bindir'' diye konuştu.
İsveç'te her 7 bebekten 2'sinin tüp bebek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bülent Tıraş, tek tüp bebek uygulaması için maliyetin 3 bin 500 - 4 bin YTL civarında olduğunu, bunun altındaki maliyetlerin ise gerçekçi olmadığını kaydetti. Türkiye'deki tüp bebek uygulamalarında hastaların kullandığı ilaçları temin eden 4 firmadan birinin temsilcisi İlknur Karakulak ise, Türkiye'nin dünyada 7'nci en büyük tüp bebek pazarı haline geldiğini belirtti.
İLK 6 ÜLKE
1- İsrail
2- Fransa
3- İspanya
4- İngiltere
5- Amerika
6- Almanya
İlgili Başlıklar:
- Devlet hastanesinde 1 yıl tüp bebek için kuyruk var..
- Türkiye Tüp Bebek Cenneti
- Dünyanın İlk Tüp Bebeği Anne Oldu
- Tüp Bebek Yapan Devlet Hastaneleri
- Tüp Bebek Merkezkeri (Liste)
- A'dan Z'ye Tüp Bebek Dosyası
- 12. Tüp Bebek Denemesinde Başarı!
- SSK lılar için Tüp Bebek
- Tüp Bebek İçin Rapor Şartları ve Süreç
- Tüp Bebek Semineri
- Dinen Tüp Bebek
- SSK ve Bağkur da Tüp Bebek
- Tüp Bebek Merkezlerine Dikkat!
- Türkiye'de 2 Milyon Kadın Tüp Bebek Sırasında
- Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon )
- ERKEKLERDE KISIRLIK NEDENLERİ
- KADINDA KISIRLIK NEDENLERİ
- Kısırlık ve nedenleri
- İnvitromatürasyon
Etiketler:
tüp bebek oranları,
tüp bebek rakamları,
tüp bebek sayıları
İnvitromatürasyon
Bebek sahibi olamayan kadınların 'anne' olma umutlarını artıracak yeni bir yöntem uygulanmaya başlandı.
Ege Üniversitesi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nde, ( klasik yöntemlerle tedavide başarılı olunamayan polikistik yumurtalıklı (düzensiz adet görme dolayısıyla az ve nadir yumurtlama) kadınların 'anne' olma umutlarını artıracak yeni bir yöntem uygulanmaya başlandı.
Alternatif yöntem
Merkez Müdürü Prof. Dr. Erol Tavmergen, 'invitromatürasyon' (yumurtaların dış koşullarda olgunlaştırma) yöntemini rutin uygulamaya soktuklarını belirterek, "Bu yöntem polikistik yumurtalıklı olgularda alternatif bir tedavi olacak" dedi.
Kanada'da başlayan ve dünyaya yavaş yavaş yayılıp uygulanmaya başlanan 'invitromatürasyon' yöntemi kısırlık tedavisi gören kadınların hizmetine sunuldu. Yöntemi kamu sağlık kuruluşlarında uygulayan ilk merkez olduklarını belirten Prof. Dr. Tavmergen, şunları söyledi:
"Her 6- 7 çiftten biri kısırlık tedavisi görüyor. Kısırlık tedavisi görenlerin yüzde 15 kadarını da polikistik yumurtalıklı hastalar oluşturuyor. Özellikle polikistik yumurtalıklı olgularda yaptığımız yumurtlatma tedavilerinde bazen isteğimiz kalitede yumurta elde edemiyoruz. Ne kadar dikkatli bir yumurtlatma tedavisi yapılırsa yapılsın arzu etmediğimiz kadar yumurta gelişmesini engelleyemiyoruz. Yumurtalıkları çok hassas olgularda, ne kadar düşük doz verirseniz verin bazen anormal yüksek hormon düzeylerine ve çok sayıda yumurta gelişimine engel olamıyorsunuz. Bu da karın içersinde sıvı toplanması, akciğerlerde bazen su toplanması, genel dolaşımda sıkıntılar çıkması, yumurtalıkların aşırı büyümesi ve bunların yarattığı kanamalar gibi bazı ciddi problemler ortaya çıkarıyor.
Ne kadar dikkatli yapılırsa yapılsın bunu engellemek her zaman elde değil. Bazen yumurtlatma tedavilerinde düşük doz verdiği zaman yumurta gelişmiyor, biraz yüksek verdiği zaman birden çok gelişiyor. Bu tür tıbbı tedavi şansı zor olan, özellikle polikistik yumurtalıklı olgularda uygulanabilecek bir yöntem. Ya da klasik yumurtlatma tedavileri sonrasında ve tüp bebek uygulamaları sonrasında gebe kalamamış olgularda daha sonra denenebilecek bir yöntem."
Yumurtalar bu ortamda olgunlaşıyor
Prof. Dr. Tavmergen, polikistik yumurtalıklarda her bir yumurtalıkta 8-10-15 bazen 20 ufak yumurta kesecikleri bulunduğunu, bu yöntemde, 8-12 milimetre arasında gelişmiş olanların iğneyle toplanıp dış ortama alındığını söyledi. Olgun olmayan bu yumurtaların laboratuar koşullarında 2-3 gün geliştirildiğini belirten Tavmergen, “Bazı özel maddeler içeren besi vasatı bu.
Yumurtalar bu ortamda olgunlaşıyor. Sonrasında mikroenjeksiyon yöntemi uygulanıyor. Bu yumurtaların olgunlaştığının görülmesiyle birlikte rahim iç tabakasının da geliştirilmesi için bazı ilaçlar dışarıdan veriliyor. Ve böylece doğa taklit edilmiş oluyor bir noktada.
Yumurta kalitesi üzerine etkisi yok
Ve fazla ilaç kullanmadan, ilacın bu tür hastalarda bazı yan etkileri ortaya çıkmadan, ilaçların yumurta kalitesi üzerine olumsuz etkileri olmadan, bunları engellemiş olarak bu yöntem uygulanıyor. Ayrıca ne kadar yüksek doz ilaç verirsek verelim bir ya da en fazla iki yumurta geliştiren hasta grubu var.
Bu tür olgularda da bu teknik gelecek vaat edebilir. Polikistik yumurtalıklı olgularda uygulanabilecek birincil bir yöntem olmasa da klasik yöntemlerle başarılı olunamadığı zaman alternatiftir" dedi.
Ege Üniversitesi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nde, ( klasik yöntemlerle tedavide başarılı olunamayan polikistik yumurtalıklı (düzensiz adet görme dolayısıyla az ve nadir yumurtlama) kadınların 'anne' olma umutlarını artıracak yeni bir yöntem uygulanmaya başlandı.
Alternatif yöntem
Merkez Müdürü Prof. Dr. Erol Tavmergen, 'invitromatürasyon' (yumurtaların dış koşullarda olgunlaştırma) yöntemini rutin uygulamaya soktuklarını belirterek, "Bu yöntem polikistik yumurtalıklı olgularda alternatif bir tedavi olacak" dedi.
Kanada'da başlayan ve dünyaya yavaş yavaş yayılıp uygulanmaya başlanan 'invitromatürasyon' yöntemi kısırlık tedavisi gören kadınların hizmetine sunuldu. Yöntemi kamu sağlık kuruluşlarında uygulayan ilk merkez olduklarını belirten Prof. Dr. Tavmergen, şunları söyledi:
"Her 6- 7 çiftten biri kısırlık tedavisi görüyor. Kısırlık tedavisi görenlerin yüzde 15 kadarını da polikistik yumurtalıklı hastalar oluşturuyor. Özellikle polikistik yumurtalıklı olgularda yaptığımız yumurtlatma tedavilerinde bazen isteğimiz kalitede yumurta elde edemiyoruz. Ne kadar dikkatli bir yumurtlatma tedavisi yapılırsa yapılsın arzu etmediğimiz kadar yumurta gelişmesini engelleyemiyoruz. Yumurtalıkları çok hassas olgularda, ne kadar düşük doz verirseniz verin bazen anormal yüksek hormon düzeylerine ve çok sayıda yumurta gelişimine engel olamıyorsunuz. Bu da karın içersinde sıvı toplanması, akciğerlerde bazen su toplanması, genel dolaşımda sıkıntılar çıkması, yumurtalıkların aşırı büyümesi ve bunların yarattığı kanamalar gibi bazı ciddi problemler ortaya çıkarıyor.
Ne kadar dikkatli yapılırsa yapılsın bunu engellemek her zaman elde değil. Bazen yumurtlatma tedavilerinde düşük doz verdiği zaman yumurta gelişmiyor, biraz yüksek verdiği zaman birden çok gelişiyor. Bu tür tıbbı tedavi şansı zor olan, özellikle polikistik yumurtalıklı olgularda uygulanabilecek bir yöntem. Ya da klasik yumurtlatma tedavileri sonrasında ve tüp bebek uygulamaları sonrasında gebe kalamamış olgularda daha sonra denenebilecek bir yöntem."
Yumurtalar bu ortamda olgunlaşıyor
Prof. Dr. Tavmergen, polikistik yumurtalıklarda her bir yumurtalıkta 8-10-15 bazen 20 ufak yumurta kesecikleri bulunduğunu, bu yöntemde, 8-12 milimetre arasında gelişmiş olanların iğneyle toplanıp dış ortama alındığını söyledi. Olgun olmayan bu yumurtaların laboratuar koşullarında 2-3 gün geliştirildiğini belirten Tavmergen, “Bazı özel maddeler içeren besi vasatı bu.
Yumurtalar bu ortamda olgunlaşıyor. Sonrasında mikroenjeksiyon yöntemi uygulanıyor. Bu yumurtaların olgunlaştığının görülmesiyle birlikte rahim iç tabakasının da geliştirilmesi için bazı ilaçlar dışarıdan veriliyor. Ve böylece doğa taklit edilmiş oluyor bir noktada.
Yumurta kalitesi üzerine etkisi yok
Ve fazla ilaç kullanmadan, ilacın bu tür hastalarda bazı yan etkileri ortaya çıkmadan, ilaçların yumurta kalitesi üzerine olumsuz etkileri olmadan, bunları engellemiş olarak bu yöntem uygulanıyor. Ayrıca ne kadar yüksek doz ilaç verirsek verelim bir ya da en fazla iki yumurta geliştiren hasta grubu var.
Bu tür olgularda da bu teknik gelecek vaat edebilir. Polikistik yumurtalıklı olgularda uygulanabilecek birincil bir yöntem olmasa da klasik yöntemlerle başarılı olunamadığı zaman alternatiftir" dedi.
Etiketler:
İnvitromatürasyon,
kadın kısırlığı,
telefon
Türkmenistan'ın İlk Tüp Bebekleri
Türkmenistan'da ilk kez tüp bebek yöntemiyle bir çift çocuk sahibi oldu. Ülkede ilk kez başkent Aşkabat'taki 'Ene Mehri Sağlık Merkezi'nde tüp bebek yöntemi ile ikiz çocuk dünyaya geldi.
Türkmenistan'da ilk kez tüp bebek yöntemiyle bir çift çocuk sahibi oldu. Ülkede ilk kez başkent Aşkabat'taki 'Ene Mehri Sağlık Merkezi'nde tüp bebek yöntemi ile ikiz çocuk dünyaya geldi.
Hastanenin Başhekim Yardımcısı Dr. Annataç Ulukberdiyeva, bebeklerin ikisinin de sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Bebeklerden birinin 2 kilo 100 gram, diğerinin ise 2 kilo 400 gram olduğu kaydedildi. Bebeklerin 5 dakika arayla dünyaya geldiğini ifade eden Ulukberdiyeva, yaklaşık bir yıldır sağlık merkezinde tüp bebek yöntemiyle ilgili çalışmalar yaptıklarını sözlerine ekledi.
Alman doktorların bu konuda Türkmen sağlık personelini eğittiği öğrenildi (Cihan Haber Ajansı)
Önceki Yazılar:
Türkmenistan'da ilk kez tüp bebek yöntemiyle bir çift çocuk sahibi oldu. Ülkede ilk kez başkent Aşkabat'taki 'Ene Mehri Sağlık Merkezi'nde tüp bebek yöntemi ile ikiz çocuk dünyaya geldi.
Hastanenin Başhekim Yardımcısı Dr. Annataç Ulukberdiyeva, bebeklerin ikisinin de sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Bebeklerden birinin 2 kilo 100 gram, diğerinin ise 2 kilo 400 gram olduğu kaydedildi. Bebeklerin 5 dakika arayla dünyaya geldiğini ifade eden Ulukberdiyeva, yaklaşık bir yıldır sağlık merkezinde tüp bebek yöntemiyle ilgili çalışmalar yaptıklarını sözlerine ekledi.
Alman doktorların bu konuda Türkmen sağlık personelini eğittiği öğrenildi (Cihan Haber Ajansı)
Önceki Yazılar:
- Devlet hastanesinde 1 yıl tüp bebek için kuyruk var..
- Türkiye Tüp Bebek Cenneti
- Dünyanın İlk Tüp Bebeği Anne Oldu
- Tüp Bebek Yapan Devlet Hastaneleri
- Tüp Bebek Merkezkeri (Liste)
- A'dan Z'ye Tüp Bebek Dosyası
- 12. Tüp Bebek Denemesinde Başarı!
- SSK lılar için Tüp Bebek
- Tüp Bebek İçin Rapor Şartları ve Süreç
- Tüp Bebek Semineri
- Dinen Tüp Bebek
- SSK ve Bağkur da Tüp Bebek
- Tüp Bebek Merkezlerine Dikkat!
- Türkiye'de 2 Milyon Kadın Tüp Bebek Sırasında
- Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon )
- ERKEKLERDE KISIRLIK NEDENLERİ
- KADINDA KISIRLIK NEDENLERİ
- Kısırlık ve nedenleri
Etiketler:
tüp bebek kredi
Dünyanın İlk Tüp Bebeği Anne Oldu
Doğduğunda büyük yankı uyandıran dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown (28) anne oldu. Üstelik tamamen doğal yollardan... Çocuk sahibi olamayan ailelere umut ışığı olan tüp bebek Louise Brown `un doğumu, 1978`de dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Geçtiğimiz günlerde başarılı bir doğum sonucu dünyaya getirdiği oğlunu kucağına almanın sevincini yaşayan tüp bebek Lousie Brown da, `En başta hamile kalamamaktan korkuyordum. Belki annem gibi tedaviye ihtiyaç duyabileceğimi düşünmüştüm. Ancak buna gerek kalmadı. Çok mutluyum` dedi. İngiliz Sun gazetesine konuşan eşi Wesley de, `O gerçekten mükemmel bir anne` diye konuştu.
Etiketler:
ilk tüp bebek,
louise brown,
tüb bebek,
tüp bebek doğumları
Türkiye Tüp Bebek Cenneti
Çukurova Üniversitesi (Çü) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Çetin, "Dünyanın Birçok Ülkesinde 9-10 Bin Dolar Arasında Değişen Tüp Bebek Uygulamasının Türkiye'de 3 Bin YTL Olduğunu, Başarı Şansının da Her Gecen Yıl Arttığını" Bildirdi.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Çetin, “Dünyanın birçok ülkesinde 9-10 bin dolar arasında değişen tüp bebek uygulamasının Türkiye'de 3 bin YTL olduğunu, başarı şansının da her gecen yıl arttığını” bildirdi.
Çetin, “erkekten sperm, kadından da yumurta alınıp, bu iki hücrenin dış ortamda bir tüp içinde döllendikten sonra yeniden rahim içine yerleştirilmesi işlemi” olan tüp bebek uygulamasında Türkiye'nin birçok Avrupa ülkesini geride bıraktığını belirtti.
Dünyanın birçok ülkesinde 9-10 bin dolar arasında olan tüp bebek uygulamasının Türkiye'de 3 bin YTL olduğunu, bu bedelin 1200 YTL'sinin sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılandığını ifade eden Çetin, ancak sosyal güvenlik kuruşlarının 40 yaş üstündeki anne adayları için bu katkıyı yapmadığını söyledi.
Çetin, “Tüp bebekteki başarı şansımız yüzde 50-60, mikroenjeksiyonda (Bir adet sperm alınarak, yumurtanın içine bırakılması işlemi) başarı şansı ise yüzde 98” dedi.
Geçmişte tüp bebekle ilgili kaygıların din adamlarının vaazları sayesinde aşılması ve tabuların yıkılmasının çocuk özlemi çeken,ancak tedaviden çekinen birçok aileye ışık tuttuğunu belirten Çetin, bu durumun başarıyı da olumlu etkileyen faktörler arasında yer aldığını ifade etti.
Tüp bebekte başarı şansını etkileyen bir başka faktörün ise kadının yaşı kadar yumurtalık yaşı ve yumurta kalitesi olduğuna işaret eden Çetin, “40 yaşındaki bir kadın, 30 yaşındaki bir kadından daha sağlıklı yumurtalık ve daha kaliteli yumurtaya sahip olabiliyor” dedi. 04.01.2008
Önceki Yazılar:
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Çetin, “Dünyanın birçok ülkesinde 9-10 bin dolar arasında değişen tüp bebek uygulamasının Türkiye'de 3 bin YTL olduğunu, başarı şansının da her gecen yıl arttığını” bildirdi.
Çetin, “erkekten sperm, kadından da yumurta alınıp, bu iki hücrenin dış ortamda bir tüp içinde döllendikten sonra yeniden rahim içine yerleştirilmesi işlemi” olan tüp bebek uygulamasında Türkiye'nin birçok Avrupa ülkesini geride bıraktığını belirtti.
Dünyanın birçok ülkesinde 9-10 bin dolar arasında olan tüp bebek uygulamasının Türkiye'de 3 bin YTL olduğunu, bu bedelin 1200 YTL'sinin sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılandığını ifade eden Çetin, ancak sosyal güvenlik kuruşlarının 40 yaş üstündeki anne adayları için bu katkıyı yapmadığını söyledi.
Çetin, “Tüp bebekteki başarı şansımız yüzde 50-60, mikroenjeksiyonda (Bir adet sperm alınarak, yumurtanın içine bırakılması işlemi) başarı şansı ise yüzde 98” dedi.
Geçmişte tüp bebekle ilgili kaygıların din adamlarının vaazları sayesinde aşılması ve tabuların yıkılmasının çocuk özlemi çeken,ancak tedaviden çekinen birçok aileye ışık tuttuğunu belirten Çetin, bu durumun başarıyı da olumlu etkileyen faktörler arasında yer aldığını ifade etti.
Tüp bebekte başarı şansını etkileyen bir başka faktörün ise kadının yaşı kadar yumurtalık yaşı ve yumurta kalitesi olduğuna işaret eden Çetin, “40 yaşındaki bir kadın, 30 yaşındaki bir kadından daha sağlıklı yumurtalık ve daha kaliteli yumurtaya sahip olabiliyor” dedi. 04.01.2008
Önceki Yazılar:
- Devlet hastanesinde 1 yıl tüp bebek için kuyruk var..
- Tüp Bebek Yapan Devlet Hastaneleri
- Tüp Bebek Merkezkeri (Liste)
- A'dan Z'ye Tüp Bebek Dosyası
- 12. Tüp Bebek Denemesinde Başarı!
- SSK lılar için Tüp Bebek
- Tüp Bebek İçin Rapor Şartları ve Süreç
- Tüp Bebek Semineri
- Dinen Tüp Bebek
- SSK ve Bağkur da Tüp Bebek
- Tüp Bebek Merkezlerine Dikkat!
- Türkiye'de 2 Milyon Kadın Tüp Bebek Sırasında
- Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon )
- ERKEKLERDE KISIRLIK NEDENLERİ
- KADINDA KISIRLIK NEDENLERİ
- Kısırlık ve nedenleri
Devlet hastanesinde 1 yıl tüp bebek için kuyruk var
Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Süha Sönmez; devletin SSK'lı hastalara tanıdığı tüp bebek yapma hakkıyla ilgili sorularımızı yanıtladı:
* Tüp bebek tedavisi için devlet hastanelerine çok başvuru yapılıyor mu?
Yapılıyor. Kendi hastanemiz Süleymaniye için artık biz Ağustos 2008'e randevu vermeye başladık. Kapasiteyi de arttıramıyoruz. Ayda 50 vakaya bakıyoruz, bu da yılda 600 hasta demek. Ortalama gebelik oranlarının da yüzde 35 olduğunu kabul edersek yılda 150 çift evlerine bebekle dönüyor.
İŞLEM ÇOK, ELEMAN YOK
* Size başvuran hastalar tüp bebek tedavisi için sıra beklemek zorunda kalıyorlar mı?
Özel merkezlerden yararlanma hakkı tanınana kadar eğitim ve araştırma hastanelerinde sıralar çok daha uzun oluyordu. Şimdi biraz daha azaldı. Aileler bizden heyet raporu almak için sıraya giriyor. Ancak heyet raporu için kadın ve erkeğin tüm tetkiklerin tamamlanması belirli bir zaman alıyor. Bu tetkikler için önce çiftler muayeneden geçiyor. Heyet raporunda özellikle yer alması gereken HSG filmi var. Çiftlerin bunun için ayrıca sıra beklemesi gerekebiliyor. HSG filmi; regliden iki gün sonra çekildiği için ve merkezin günlük kapasitesi 78 film olduğundan, bu filmin sonucu raporun alınmasını geciktirebiliyor. Bir de erkeğin spermiyogram sonuçları için ayrı bir sıra var. Sperm problemi yaşayanlar için 3 spermiyogram gerekli ve bu da 45 günü buluyor. Dosyaları hazır olan hastalar konseye giriyor. 2 kadın ve 1 ürologdan oluşan konsey de haftanın belli bir günü sadece rapor için toplanıyor. Cebinden hiç para ödemeden çocuk sahibi olmak isteyenler bizde sıraya yazılıyor. Özel merkezlerde bu tedavilerini sürdürmek isteyenler ise dış heyet grubundan sevk alıyor.
* Devlet hastanesinde tüp bebek tedavisine alınan hastalar, tedavi boyunca hiç katkı payı ödemiyorlar mı, yani ceplerinden hiç para çıkması gerekmiyor mu?
Şu an tedavi için hiçbir fark alınmıyor. Sadece ilaçların yüzde 20'sini çiftler ödüyor. Hastalara ilk basamakta yumurtlamayı sağlayan uyarıcı ilaç veriyoruz. Bu başarılı olamadığında aşılamaya geçiliyor. 3 kez aşılamada başarılı olunamayınca tüp bebek işlemine geçiyoruz. Tüp bebek tedavisinde işlemler laboratuvar şartlarında embriyolog tarafından gerçekleştirildiğinden, çiftlerin ceplerinden para ödemelerine gerek kalmıyor.
* Devletin özel merkezler için verdiği 1. 240 YTL'lik katkı payı çok az değil mi; siz bu kadar para ile modern şartlarda tüp bebek yapabiliyor musunuz?
Biz yapıyoruz ama bizde doktor ve diğer personelin maaşını devlet ödüyor. Özel sektörde, laboratuvar maliyetlerine personel ve mekan giderlerini eklediğinizde bu rakamın artması normal. Ancak devletin bu merkezlere ödediği para az değil, bizim laboratuvar işlemleri için talep edilen de çok değil bence.
SSK'lılara da tüp bebek yapma hakkı tanınmasının ardından Türkiye'de yaklaşık 2 milyon kadın sıraya girdi. Devlet hastaneleri ekip yetersizliğinden talebe yetişmekte zorlanıyor. Süleymaniye Doğum Hastanesi artık Ağustos 2008'e randevu vermeye başladı..
ÖZELLE BAŞARI ORANI AYNI
* Sizce özel merkezlerle devlete ait tüp bebek merkezleri arasında başarı oranı çok farklı mı?
Hayır, büyük bir fark olduğunu zannetmiyorum. Teknoloji hızla geliştiği için bazı özel merkezler yeni cihazları hemen alırken, devlette bu biraz daha uzun zaman alıyor. Onun için bazı hasta gruplarına yardımcı olamayabiliyoruz. Minimum iki embriyologla çalışmamız gerektiği halde bir personelle çalışınca bu da tedavide zaman sarkmasına yol açıyor ama başarısızlığa değil!
* Hangi yöntemleri deneyebiliyorsunuz, özel merkezlerde yapıldığı halde devlet hastanelerinde yapılmayan uygulamalar var mı?
Mikro tese yapılamıyor. Mikro tese; mikroskop altında sperm arama yöntemidir. Erkek kısırlığında işe yarar. Kısırlıkta erkeklerin oranı yüzde 40 olduğu için, bu durum önemli. Bir de yumurta soyma işleminde kullanılan lazer yok. Bazı hastalarda bu lazeri kullandığınızda gebelik oranını artırabiliyoruz.
* Tüp bebek tedavisi için devlet hastanelerine çok başvuru yapılıyor mu?
Yapılıyor. Kendi hastanemiz Süleymaniye için artık biz Ağustos 2008'e randevu vermeye başladık. Kapasiteyi de arttıramıyoruz. Ayda 50 vakaya bakıyoruz, bu da yılda 600 hasta demek. Ortalama gebelik oranlarının da yüzde 35 olduğunu kabul edersek yılda 150 çift evlerine bebekle dönüyor.
İŞLEM ÇOK, ELEMAN YOK
* Size başvuran hastalar tüp bebek tedavisi için sıra beklemek zorunda kalıyorlar mı?
Özel merkezlerden yararlanma hakkı tanınana kadar eğitim ve araştırma hastanelerinde sıralar çok daha uzun oluyordu. Şimdi biraz daha azaldı. Aileler bizden heyet raporu almak için sıraya giriyor. Ancak heyet raporu için kadın ve erkeğin tüm tetkiklerin tamamlanması belirli bir zaman alıyor. Bu tetkikler için önce çiftler muayeneden geçiyor. Heyet raporunda özellikle yer alması gereken HSG filmi var. Çiftlerin bunun için ayrıca sıra beklemesi gerekebiliyor. HSG filmi; regliden iki gün sonra çekildiği için ve merkezin günlük kapasitesi 78 film olduğundan, bu filmin sonucu raporun alınmasını geciktirebiliyor. Bir de erkeğin spermiyogram sonuçları için ayrı bir sıra var. Sperm problemi yaşayanlar için 3 spermiyogram gerekli ve bu da 45 günü buluyor. Dosyaları hazır olan hastalar konseye giriyor. 2 kadın ve 1 ürologdan oluşan konsey de haftanın belli bir günü sadece rapor için toplanıyor. Cebinden hiç para ödemeden çocuk sahibi olmak isteyenler bizde sıraya yazılıyor. Özel merkezlerde bu tedavilerini sürdürmek isteyenler ise dış heyet grubundan sevk alıyor.
* Devlet hastanesinde tüp bebek tedavisine alınan hastalar, tedavi boyunca hiç katkı payı ödemiyorlar mı, yani ceplerinden hiç para çıkması gerekmiyor mu?
Şu an tedavi için hiçbir fark alınmıyor. Sadece ilaçların yüzde 20'sini çiftler ödüyor. Hastalara ilk basamakta yumurtlamayı sağlayan uyarıcı ilaç veriyoruz. Bu başarılı olamadığında aşılamaya geçiliyor. 3 kez aşılamada başarılı olunamayınca tüp bebek işlemine geçiyoruz. Tüp bebek tedavisinde işlemler laboratuvar şartlarında embriyolog tarafından gerçekleştirildiğinden, çiftlerin ceplerinden para ödemelerine gerek kalmıyor.
* Devletin özel merkezler için verdiği 1. 240 YTL'lik katkı payı çok az değil mi; siz bu kadar para ile modern şartlarda tüp bebek yapabiliyor musunuz?
Biz yapıyoruz ama bizde doktor ve diğer personelin maaşını devlet ödüyor. Özel sektörde, laboratuvar maliyetlerine personel ve mekan giderlerini eklediğinizde bu rakamın artması normal. Ancak devletin bu merkezlere ödediği para az değil, bizim laboratuvar işlemleri için talep edilen de çok değil bence.
SSK'lılara da tüp bebek yapma hakkı tanınmasının ardından Türkiye'de yaklaşık 2 milyon kadın sıraya girdi. Devlet hastaneleri ekip yetersizliğinden talebe yetişmekte zorlanıyor. Süleymaniye Doğum Hastanesi artık Ağustos 2008'e randevu vermeye başladı..
ÖZELLE BAŞARI ORANI AYNI
* Sizce özel merkezlerle devlete ait tüp bebek merkezleri arasında başarı oranı çok farklı mı?
Hayır, büyük bir fark olduğunu zannetmiyorum. Teknoloji hızla geliştiği için bazı özel merkezler yeni cihazları hemen alırken, devlette bu biraz daha uzun zaman alıyor. Onun için bazı hasta gruplarına yardımcı olamayabiliyoruz. Minimum iki embriyologla çalışmamız gerektiği halde bir personelle çalışınca bu da tedavide zaman sarkmasına yol açıyor ama başarısızlığa değil!
* Hangi yöntemleri deneyebiliyorsunuz, özel merkezlerde yapıldığı halde devlet hastanelerinde yapılmayan uygulamalar var mı?
Mikro tese yapılamıyor. Mikro tese; mikroskop altında sperm arama yöntemidir. Erkek kısırlığında işe yarar. Kısırlıkta erkeklerin oranı yüzde 40 olduğu için, bu durum önemli. Bir de yumurta soyma işleminde kullanılan lazer yok. Bazı hastalarda bu lazeri kullandığınızda gebelik oranını artırabiliyoruz.
Etiketler:
ilaç masrafları,
randevu,
tüpbebe
Tüp Bebek Yapan Devlet Hastaneleri
Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tel: 0212 520 97 35/167- 163-205 Aşılama için 2008 Ocak ayına randevu veriliyor. Tüp bebek için 2008 Ağustos ayına randevu veriliyor.
* Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tel: 0216 310 17 49 Tedavi için 2008 Şubat ayına randevu veriliyor.
* Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tel: 0312 306 57 95 Muayenenin ardından tedaviye hemen başlanıyor.
* Etlik Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tel: 0312 322 01 80 Muayenenin ardından tedaviye başlanıyor.
* Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tel: 0216 310 17 49 Tedavi için 2008 Şubat ayına randevu veriliyor.
* Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tel: 0312 306 57 95 Muayenenin ardından tedaviye hemen başlanıyor.
* Etlik Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tel: 0312 322 01 80 Muayenenin ardından tedaviye başlanıyor.
Tüp Bebek Merkezkeri (Liste)
SAĞLIK BAKANLIĞI Ruhsatlı Üremeye Yardımcı Tedavi (TÜP BEBEK) Merkezleri
SAYI İL ÜREMEYE YARDIMCI TEDAVİ MERKEZLERİ ADRES TELEFON FAKS
1 Adana B.Ü.Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi (Seyhan Hastanesi) Baraj Yolu 1. Durak Seyhan / ADANA "0 (322) 458 68 68 /1304 -
0 (322) 458 68 68 /1305" 0 (322) 327 12 74
2 Adana Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastanesi ve Doğum Ana Bilim Dalı / ADANA 0 (322) 338 60 60 /3196 0 (322) 459 71 01
3 Adana Özel Adana Tüp Bebek Merkezi Reşatbey Mah. 4. sok. Nida Apt Zemin Kat Seyhan / ADANA 0 (322) 453 35 78 0 (322) 457 05 55
4 Adana Adana Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi Güzel Yalı Mah. Süleyman Demirel Bulvarı 138. Sok.No:10 Seyhan / ADANA 0 (322) 248 94 94 0 (322) 248 30 60
5 Adana Prof.Dr. M.Turan Çetin Tüp Bebek Merkezi 100. Yıl Mah.132. Sok.No:1 Seyhan / ADANA 0 (322) 256 31 77 0 (322) 256 31 86
6 Afyonkarahisar Özel Telek Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal Hastanesi ÜYTE Merkezi Dervişpaşa Mahallesi A.Göbeloğlu Caddesi No:12 AFYON 0 (272) 212 10 50 (10 hat) 0 (272) 212 07 20
7 Ankara Anatolia Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Cinnah Cad.No:54 Çankaya / ANKARA 0 (312) 448 18 18 0 (312) 448 18 87
8 Ankara Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastanesi ve Doğum Ana Bilim Dalı Cebeci / ANKARA 0 (312) 362 30 30 /6860 0 (312) 362 60 05
9 Ankara Başkent Hastanesi Üniversitesi Tıp Fakültesi ÜYTE Merkezi Fevzi çakmak Cad. 10.sok No : 45 Bahçelievler / ANKARA 0 (312) 212 68 68 (20 Hat) 0 (312) 223 73 33
10 Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Talatpaşa Bulvarı Hamamönü / ANKARA 0 (312) 309 68 82 0 (312) 312 49 31
11 Ankara Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hast. ÜYTE Merkezi Hoşdere Cad. No:147 Çankaya / ANKARA 0 (312) 440 06 06 0 (312) 441 54 98
12 Ankara "Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı" Beşevler / ANKARA "0 (312) 202 52 82 -
0 (312) 202 52 83" 0 (312) 215 77 36
13 Ankara "Gülhane Askeri Tıp Akademisi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı " Etlik / ANKARA "0 (312) 304 58 40 -
0 (312) 304 58 46" 0 (312) 304 58 00
14 Ankara Gürgan Clinik Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Çankaya Cad. No: 20/ 2-3 Çankaya / ANKARA "0 (312) 442 74 04 -
0 (312) 442 74 05" 0 (312) 442 74 07
15 Ankara "Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı " 06100 Sıhhıye /ANKARA "0 (312) 305 19 55 -
0 (312) 310 76 32" 0 (312) 305 23 15
16 Ankara Nisan Sağlık Hizmetleri Büklüm Sok. No: 53 06660 Kavaklıdere / ANKARA 0 (312) 466 33 66 0 (312) 466 33 76
17 Ankara Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi Çetin Emeç Bulvarı 2.Cad. 2/A Öveçler / ANKARA 0 (312) 472 33 34 0 (312) 472 33 38
18 Ankara Özel Centrum Klinik ÜYTE Merkezi Nene Hatun Cad.No:59 Gaziosmanpaşa / ANKARA 0 (312) 446 66 66 0 (312) 447 18 18
19 Ankara Özel GEN-ART Kadın Sağlığı ve Üreme Biyoteknoloji Merkezi Cinnah Cad.No: 47/A Çankaya / ANKARA 0 (312) 442 63 84 0 (312) 442 63 87
20 Ankara Özel Güven Hast Şimşek Sok. No:29 Aşağı Ayrancı / ANKARA 0 (312) 426 40 40 0 (312) 426 40 40
21 Ankara Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Kaptanpaşa Sok. No: 17 Gaziosmanpaşa / ANKARA 0 (312) 448 22 21
22 Ankara Etlik Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yardımcı Üreme Teknikleri ve Tüp Bebek Merkezi Etlik Doğumevi ve Kadın Hast.Eğitim ve Araş.Hastanesi Etlik / ANKARA 0 (312) 323 80 00
23 Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dumlupınar Bulvarı Kampüs Alanı / ANTALYA 0 (242) 227 43 43 /55130 0 (242) 227 69 97
24 "
Antalya" "
Antalya Özel Anadolu Hastanesi ÜYTE Merkezi" Çaybaşı Mahallesi Burhanettin Onat Caddesi 1352 Sok.No:12 / ANTALYA 0 (242) 312 52 52 0 (242) 312 06 52
25 Antalya Özel Antalya ÜYTE Merkezi Kanal Mah.Halide Edip Cad. No: 7 / ANTALYA 0 (242) 345 47 17 0 (242) 345 47 00
26 Bursa Bahar Hastanesi Jinemed – Bursa Tüp Bebek Merkezi Bursa İli Kıbrıs Şehitleri Caddesi No:179 Osmangazi 0 (224) 224 18 92 0 (224) 224 18 93
27 Bursa Pembe Mavi Tüp Bebek Merkezi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı No:177 Nilüfer / BURSA 0 (224) 242 50 00 0 (224) 242 42 50
28 "
Bursa" "
Bursa Kadın Hastalıkları Kısırlık ve Tüp Bebek Merkezi" Uluyol Cad. Hacı İlyas Mah. Er Sok. No:1 Onur İşhanı Osmangazi / BURSA 0 (224) 251 50 00 0 (224) 251 74 64
29 Bursa Özel Ren Tıp Merkezi Fevzi Çakmak Cad. Fomora İşhanı No:79 / BURSA 0 (224) 251 04 91 0 (224) 250 24 42
30 Bursa SORANUS Kadın Hastanesi ve Doğ. Merk. Zübeyde Hanım Cad. Şeyda Apt. No: 5/16 Çekirge / BURSA 0 (224) 232 24 70 0 (224) 232 24 75
31 Bursa Acıbadem Tüp Bebek Merkezi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Sümer Sok. No:1 Nilüfer / BURSA 0 (224) 444 55 44
32 Denizli Özel Denizli Sağlık Hastanesi Saraylar Mah. 492 Sok. No: 7 / DENİZLİ 0 (258) 264 44 11 0 (258) 264 45 11
33 Diyarbakır Özel Metropol Hastanesi ÜYTE Merkezi Ali Emiri Cad. 1. sok.No:1Dağkapı / DİYARBAKIR 0 (412) 229 20 05 0 (412) 229 20 07
34 Diyarbakır Özel Jin-Fer Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal ÜYTE Merkezi Mimar Sinan Cad. İnka Apt. altı No: 9/B Yenişehir DİYARBAKIR "0 (412) 229 06 51
0 (412) 223 66 76"
35 Elazığ Özel Elazığ Ufuk Tıp Merkezi Jinofertil Tüp Bebek Merkezi Rızaiye Mah. İzzetpaşa Caddesi No:14 ELAZIĞ 0 (424) 327 40 00 0 (424) 218 98 45
36 Erzurum Özel Erzurum Şifa Hastanesi ÜYTE Merkezi Bölükbaşı Mevkii Gezköy Karşısı Dadaşkent / ERZURUM 0 (442) 329 04 10 0 (442) 329 04 26
37 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi 24680 Meşelik / ESKİŞEHİR "0 (222) 229 20 02 -
0 (222) 239 29 79 -
0 (222) 239 31 50" 0 (222) 239 84 12
38 Gaziantep Özel Konukoğlu ÜYTE Merkezi Ali Fuat Cebesoy Bul.27090 / GAZİANTEP 0 (342) 220 95 00 (10 hat) 0 (342) 220 95 50
39 Gaziantep Gazi Euro Fertil ÜYTE Merkezi Kavaklık Mahhallesi Fevzi Çakmak Bulvarı No:3 Şahinbey GAZİANTEP 0 (342) 339 43 43 0 (342) 339 43 21
40 Isparta Özel Isparta Hastanesi ÜYTE Merkezi Eski Sanayi Mahallesi İstanbul Caddesi Altın Sokak No:16 / ISPARTA "0 (246) 218 53 53
0 (246) 218 14 54 " "0 (246) 232 20 27
0 (246) 218 10 47"
41 İstanbul Eurofertil Üreme Sağlığı Merkezi Nuhkuyusu cad. No: 90 Altunizade / İSTANBUL 0 (216) 474 70 47 0 (216) 474 70 40
42 İstanbul Ferticenter İstanbul Tüp Bebek Merkezi Fahrettin Kerim Gökay Cad. No:16/B Blok Altunizade-Üsküdar / İSTANBUL 0 (216) 651 88 00 0 (216) 651 88 05
43 İstanbul Internatıonal Hospital Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi İstanbul Cad. No:82 Yeşilköy / İSTANBUL 0 (212) 633 30 00 0 (212) 662 05 59
44 İstanbul İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fak.İnfertilite Ana Bilim Dalı Çapa / İSTANBUL 0 (212) 529 99 38 0 (212) 586 15 14
45 İstanbul İstanbul Özel Kalamış Tıp Merkezi Fenerbahçe mah. Kalamış Fener cad No: 56 Fenerbahçe / İSTANBUL 0 (216) 349 05 05 0 (216) 349 57 17
46 İstanbul İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İSTANBUL 0 (212) 529 99 38 0 (212) 586 15 14
47 İstanbul J.F.Kenedy Hastanesi Talatpaşa Cad. Begonyalı Sok. No:7/9 Bahçelievler / İSTANBUL 0 (212) 441 41 42 0 (212) 441 13 00
48 "
İstanbul " Jinemed Tıp Merkezi ÜYTE Merkezi Nüshetiye Caddesi Deryadil Sok. No:1 Beşiktaş / İSTANBUL 0 (212) 260 40 40 0 (212) 327 67 67
49 İstanbul Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastanesi ve Doğum AD Tophanelioğlu cad. No:13/15 Altunizade / İSTANBUL 0 (216) 327 10 10 / 717 0 (216) 428 02 13
50 İstanbul Metropolitan Florance Nigtingale Hastanesi Gayrettepe mah. Cemil Aslan güder Sok. No: 8 Beşiktaş / İSTANBUL "0 (212) 288 34 00
0 (212) 288 41 45 " 0 (212) 272 51 93
51 İstanbul Özel 29 Mayıs Hastanesi Vatan Cad. Kanlı Çıkmazı Fatih / İSTANBUL 0 (212) 453 29 29
52 İstanbul Özel Acıbadem Hastanesi Acıbadem Cad.Tekin Sok. No:8 Kadıköy / İSTANBUL 0 (216) 544 44 00 0 (216) 326 71 67
53 İstanbul Özel Alman Hastanesi Sıraselviler Cad. No: 119 80060 / İSTANBUL "0 (212) 293 21 50 /
1511- 1417- 1323- 1651" 0 (212) 293 21 50
54 İstanbul Özel Amerikan Hastanesi Güzelbahçe Sok. No: 20 Nişantaşı 34365 / İSTANBUL 0 (212) 311 20 00 "0 (212) 311 23 39
0 (212) 311 21 90"
55 İstanbul Özel Batı Bahat Hastanesi ÜYTE Merkezi Atatürk Mah Atatürk Cad.No: 135 İkitelli / İSTANBUL 0 (212) 471 33 00 0 (212) 471 33 17
56 İstanbul Özel Fertijin ÜYTE Merkezi Nispetiye Cad. Bebek Bağı Sok.No:14 Bebek / İSTANBUL 0 (212) 287 57 75 0 (212) 2875761
57 İstanbul Özel İstanbul Cerrahi Hastanesi Ferah Sok. No: 18 Nişantaşı / İSTANBUL 0 (212) 296 94 50 0 (212) 296 94 82
58 "
İstanbul " "
Özel İstanbul Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi " Gümüşsuyu İnönü Cad. Dersan Han No:90/1 Taksim / İSTANBUL "
0 (212) 292 49 19" "
0 (212) 292 49 20"
59 İstanbul Özel Kadıköy Şifa Hastanesi Caferağa mah. Sakız sok. No:7 Kadıköy / İSTANBUL 0 (216) 347 93 00 0 (216) 414 71 96
60 İstanbul Özel Medical Park Hospital Horhor Cad. No: 8 Fatih / İSTANBUL 0 (212) 531 13 13 0 (212) 531 04 81
61 İstanbul Özel Medicana Hospitals Çamlıca ÜYTE Merkezi Alemdağ Cad.No:85 Üsküdar/ İSTANBUL 0 (216) 521 30 30 0 (216) 521 39 06
62 İstanbul Özel Medicana Hospital Eski Londra Asfaltı No:2 Bahçelievler / İSTANBUL 0 (212) 507 67 41 0 (212) 555 80 09
63 İstanbul Özel Memorial Hastanesi Piyalepaşa Bulvarı 80270 Okmaydanı/ Şişli / İSTANBUL "0 (212) 210 66 66
0 (212) 210 35 10 - 15" 0 (212) 210 71 40
64 İstanbul Özel Nisa Hastanesi ÜYTE Merkezi Bahçelievler İlçesi Fatih Caddesi Kul Sok.No:1 0 (212) 454 44 00 0 (212) 452 33 36
65 İstanbul Özel Şafak Hastanesi Küçük köy yolu Hamam Sok.No: 2 GOP / İSTANBUL "0 (212) 417 00 00
0 (212) 417 11 18 " 0 (212) 417 00 23
66 İstanbul Özel Türkiye Gazetesi Hastanesi Darülaceze Cad.no.7 Şişli / İSTANBUL 0 (212) 314 14 14 0 (212) 226 64 68
67 İstanbul Özel Yıldız Tabya Bilge Hastanesi ÜYTE Merkezi Yıldız Tabya Cad. No:77 Gaziosmanpaşa / İSTANBUL 0 (212) 417 74 74 0 (212) 564 92 84
68 İstanbul Özel Umut Tüp Bebek Merkezi Koşuyolu Caddesi No:26/28 Koşuyolu Kadıköy İST 0 (216) 545 55 55
69 İstanbul Özel Erdem Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Alemdağ Cad. Sezer Sok. No: 3-5 Ümraniye /İSTANBUL 0 (216) 634 01 02 0 (216) 634 21 99
70 İstanbul Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Merkez Mah. Çukurçeşme Cad. No:51 Gaziosmanpaşa / İSTANBUL 0 (212) 615 38 38 0 (212) 615 38 49
71 İstanbul Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hast. Şifahane Sok. No.119 Eminönü / İSTANBUL "0 (212) 520 97 35 /
167- 163- 205" 0 (212) 522 89 98
72 İstanbul Yeditepe Üniversitesi Hastanesi ÜYTE Merkezi Kadıköy İlçesi Devlet yolu Ankara Caddesi No:102/104 Kozyatağı /İSTANBUL 0 (216) 578 40 00 0 (216) 469 37 96
73 İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çoc.Hast.Eğ.ve Arşt.Hastanesi Üsküdar / İSTANBUL 0 (216) 310 17 49 0 (216) 310 17 49
74 İstanbul GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi ÜYTE Merkezi Kadıköy / İSTANBUL
75 İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnciraltı / İZMİR 0 (232) 412 31 81 0 (232) 259 97 23
76 İzmir Ege Üniversitesi Aile Planlaması Kısırlık ve Araştırma Uygulama Mrk. Bornova / İZMİR "0 (232) 342 73 04
0 (232) 339 84 84 " 0 (232) 343 05 46
77 İzmir Özel Ege Tüp Bebek Merkezi 1418 Sok. No: 10 Kahramanlar / İZMİR 0 (232) 445 31 45 0 (232) 445 42 52
78 İzmir Özel İrenbe Tıp ve Tüp Bebek Merkezi Talatpaşa Bulvarı 1436 sok. No: 6 Alsancak / İZMİR 0 (232) 464 58 88 0 (232) 464 58 89
79 İzmir Özel Kent Hastanesi 8229 Sok.No:30 Çiğli / İZMİR 0 (232) 386 70 70 0 (232) 398 11 88
80 İzmir Özel Smyrna Art Tüp Bebek Merkezi Anadolu Cad. No:34 Hitay Plaza Bayraklı/İZMİR 0 (232) 461 93 33 0 (232) 461 68 63
81 İzmir Özel Şifa Hastanesi Kazım Dirik Mah. Sanayi cad. No: 7 Bornova / İZMİR 0 (232) 343 44 45 0 (232) 344 56 56
82 Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. 38039 KAYSERİ 0 (352) 437 49 37
83 Kayseri Özel Kayseri Sevgi Hastanesi ÜYTE Merkezi Sivas Cad. No:180 Melikgazi / KAYSERİ 0 (352) 224 01 01 0 (352) 224 02 02
84 Kocaeli Özel Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi ÜYTE Merkezi Çayırova Mevkii Anodolu Cad. No:1 Gebze / KOCAELİ 0 (262) 678 50 00
85 Konya Özel Selçuklu Hastanesi Hastane Cad. İnkilap Sok.No:2-7-01 Selçuklu / KONYA "0 (332) 235 10 50 -
0 (332) 238 11 56" 0 (332) 238 11 49
86 Konya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Meram / KONYA 0 (332) 323 99 30 0 (332) 323 99 30
87 Malatya Özel Doğu Fertil Tüp Bebek Merkezi Merkez Çöşnük Uçbağlar Mah.Lale 2. Sok. No:7/10 / MALATYA 0 (442) 371 17 27 0 (422) 324 12 22
88 Sakarya Özel Adatıp hastanesi Kazımpaşa yolu Serdivan / SAKARYA 0 (264) 211 16 00 (10 hat) 0 (264) 211 16 12
89 Samsun İlk Adım Üreme Sağlığı Merkezi Kılıçdede Mah. Çetinkaya Sok.Samkent Blokları No:16 / SAMSUN 0 (362) 230 66 55 0 (362) 230 67 55
90 Şanlıurfa Harran Hospital Sağlık Hizmetleri ÜYTE Merkezi İpekyol Mah. 2.Gazi Sokak Özer Apt. Altı No:99 / ŞANLIURFA 0 (414) 315 22 00 0 (414) 315 55 11
91 Trabzon Özel Karadeniz Hastanesi ÜYTE Merkezi İnönü Mah. Yavuz Selim Bulvarı No:190 / TRABZON 0 (462) 229 70 70 0 (462) 229 70 74
SAYI İL ÜREMEYE YARDIMCI TEDAVİ MERKEZLERİ ADRES TELEFON FAKS
1 Adana B.Ü.Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi (Seyhan Hastanesi) Baraj Yolu 1. Durak Seyhan / ADANA "0 (322) 458 68 68 /1304 -
0 (322) 458 68 68 /1305" 0 (322) 327 12 74
2 Adana Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastanesi ve Doğum Ana Bilim Dalı / ADANA 0 (322) 338 60 60 /3196 0 (322) 459 71 01
3 Adana Özel Adana Tüp Bebek Merkezi Reşatbey Mah. 4. sok. Nida Apt Zemin Kat Seyhan / ADANA 0 (322) 453 35 78 0 (322) 457 05 55
4 Adana Adana Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi Güzel Yalı Mah. Süleyman Demirel Bulvarı 138. Sok.No:10 Seyhan / ADANA 0 (322) 248 94 94 0 (322) 248 30 60
5 Adana Prof.Dr. M.Turan Çetin Tüp Bebek Merkezi 100. Yıl Mah.132. Sok.No:1 Seyhan / ADANA 0 (322) 256 31 77 0 (322) 256 31 86
6 Afyonkarahisar Özel Telek Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal Hastanesi ÜYTE Merkezi Dervişpaşa Mahallesi A.Göbeloğlu Caddesi No:12 AFYON 0 (272) 212 10 50 (10 hat) 0 (272) 212 07 20
7 Ankara Anatolia Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Cinnah Cad.No:54 Çankaya / ANKARA 0 (312) 448 18 18 0 (312) 448 18 87
8 Ankara Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastanesi ve Doğum Ana Bilim Dalı Cebeci / ANKARA 0 (312) 362 30 30 /6860 0 (312) 362 60 05
9 Ankara Başkent Hastanesi Üniversitesi Tıp Fakültesi ÜYTE Merkezi Fevzi çakmak Cad. 10.sok No : 45 Bahçelievler / ANKARA 0 (312) 212 68 68 (20 Hat) 0 (312) 223 73 33
10 Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Talatpaşa Bulvarı Hamamönü / ANKARA 0 (312) 309 68 82 0 (312) 312 49 31
11 Ankara Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hast. ÜYTE Merkezi Hoşdere Cad. No:147 Çankaya / ANKARA 0 (312) 440 06 06 0 (312) 441 54 98
12 Ankara "Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı" Beşevler / ANKARA "0 (312) 202 52 82 -
0 (312) 202 52 83" 0 (312) 215 77 36
13 Ankara "Gülhane Askeri Tıp Akademisi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı " Etlik / ANKARA "0 (312) 304 58 40 -
0 (312) 304 58 46" 0 (312) 304 58 00
14 Ankara Gürgan Clinik Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Çankaya Cad. No: 20/ 2-3 Çankaya / ANKARA "0 (312) 442 74 04 -
0 (312) 442 74 05" 0 (312) 442 74 07
15 Ankara "Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı " 06100 Sıhhıye /ANKARA "0 (312) 305 19 55 -
0 (312) 310 76 32" 0 (312) 305 23 15
16 Ankara Nisan Sağlık Hizmetleri Büklüm Sok. No: 53 06660 Kavaklıdere / ANKARA 0 (312) 466 33 66 0 (312) 466 33 76
17 Ankara Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi Çetin Emeç Bulvarı 2.Cad. 2/A Öveçler / ANKARA 0 (312) 472 33 34 0 (312) 472 33 38
18 Ankara Özel Centrum Klinik ÜYTE Merkezi Nene Hatun Cad.No:59 Gaziosmanpaşa / ANKARA 0 (312) 446 66 66 0 (312) 447 18 18
19 Ankara Özel GEN-ART Kadın Sağlığı ve Üreme Biyoteknoloji Merkezi Cinnah Cad.No: 47/A Çankaya / ANKARA 0 (312) 442 63 84 0 (312) 442 63 87
20 Ankara Özel Güven Hast Şimşek Sok. No:29 Aşağı Ayrancı / ANKARA 0 (312) 426 40 40 0 (312) 426 40 40
21 Ankara Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Kaptanpaşa Sok. No: 17 Gaziosmanpaşa / ANKARA 0 (312) 448 22 21
22 Ankara Etlik Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yardımcı Üreme Teknikleri ve Tüp Bebek Merkezi Etlik Doğumevi ve Kadın Hast.Eğitim ve Araş.Hastanesi Etlik / ANKARA 0 (312) 323 80 00
23 Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dumlupınar Bulvarı Kampüs Alanı / ANTALYA 0 (242) 227 43 43 /55130 0 (242) 227 69 97
24 "
Antalya" "
Antalya Özel Anadolu Hastanesi ÜYTE Merkezi" Çaybaşı Mahallesi Burhanettin Onat Caddesi 1352 Sok.No:12 / ANTALYA 0 (242) 312 52 52 0 (242) 312 06 52
25 Antalya Özel Antalya ÜYTE Merkezi Kanal Mah.Halide Edip Cad. No: 7 / ANTALYA 0 (242) 345 47 17 0 (242) 345 47 00
26 Bursa Bahar Hastanesi Jinemed – Bursa Tüp Bebek Merkezi Bursa İli Kıbrıs Şehitleri Caddesi No:179 Osmangazi 0 (224) 224 18 92 0 (224) 224 18 93
27 Bursa Pembe Mavi Tüp Bebek Merkezi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı No:177 Nilüfer / BURSA 0 (224) 242 50 00 0 (224) 242 42 50
28 "
Bursa" "
Bursa Kadın Hastalıkları Kısırlık ve Tüp Bebek Merkezi" Uluyol Cad. Hacı İlyas Mah. Er Sok. No:1 Onur İşhanı Osmangazi / BURSA 0 (224) 251 50 00 0 (224) 251 74 64
29 Bursa Özel Ren Tıp Merkezi Fevzi Çakmak Cad. Fomora İşhanı No:79 / BURSA 0 (224) 251 04 91 0 (224) 250 24 42
30 Bursa SORANUS Kadın Hastanesi ve Doğ. Merk. Zübeyde Hanım Cad. Şeyda Apt. No: 5/16 Çekirge / BURSA 0 (224) 232 24 70 0 (224) 232 24 75
31 Bursa Acıbadem Tüp Bebek Merkezi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Sümer Sok. No:1 Nilüfer / BURSA 0 (224) 444 55 44
32 Denizli Özel Denizli Sağlık Hastanesi Saraylar Mah. 492 Sok. No: 7 / DENİZLİ 0 (258) 264 44 11 0 (258) 264 45 11
33 Diyarbakır Özel Metropol Hastanesi ÜYTE Merkezi Ali Emiri Cad. 1. sok.No:1Dağkapı / DİYARBAKIR 0 (412) 229 20 05 0 (412) 229 20 07
34 Diyarbakır Özel Jin-Fer Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal ÜYTE Merkezi Mimar Sinan Cad. İnka Apt. altı No: 9/B Yenişehir DİYARBAKIR "0 (412) 229 06 51
0 (412) 223 66 76"
35 Elazığ Özel Elazığ Ufuk Tıp Merkezi Jinofertil Tüp Bebek Merkezi Rızaiye Mah. İzzetpaşa Caddesi No:14 ELAZIĞ 0 (424) 327 40 00 0 (424) 218 98 45
36 Erzurum Özel Erzurum Şifa Hastanesi ÜYTE Merkezi Bölükbaşı Mevkii Gezköy Karşısı Dadaşkent / ERZURUM 0 (442) 329 04 10 0 (442) 329 04 26
37 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi 24680 Meşelik / ESKİŞEHİR "0 (222) 229 20 02 -
0 (222) 239 29 79 -
0 (222) 239 31 50" 0 (222) 239 84 12
38 Gaziantep Özel Konukoğlu ÜYTE Merkezi Ali Fuat Cebesoy Bul.27090 / GAZİANTEP 0 (342) 220 95 00 (10 hat) 0 (342) 220 95 50
39 Gaziantep Gazi Euro Fertil ÜYTE Merkezi Kavaklık Mahhallesi Fevzi Çakmak Bulvarı No:3 Şahinbey GAZİANTEP 0 (342) 339 43 43 0 (342) 339 43 21
40 Isparta Özel Isparta Hastanesi ÜYTE Merkezi Eski Sanayi Mahallesi İstanbul Caddesi Altın Sokak No:16 / ISPARTA "0 (246) 218 53 53
0 (246) 218 14 54 " "0 (246) 232 20 27
0 (246) 218 10 47"
41 İstanbul Eurofertil Üreme Sağlığı Merkezi Nuhkuyusu cad. No: 90 Altunizade / İSTANBUL 0 (216) 474 70 47 0 (216) 474 70 40
42 İstanbul Ferticenter İstanbul Tüp Bebek Merkezi Fahrettin Kerim Gökay Cad. No:16/B Blok Altunizade-Üsküdar / İSTANBUL 0 (216) 651 88 00 0 (216) 651 88 05
43 İstanbul Internatıonal Hospital Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi İstanbul Cad. No:82 Yeşilköy / İSTANBUL 0 (212) 633 30 00 0 (212) 662 05 59
44 İstanbul İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fak.İnfertilite Ana Bilim Dalı Çapa / İSTANBUL 0 (212) 529 99 38 0 (212) 586 15 14
45 İstanbul İstanbul Özel Kalamış Tıp Merkezi Fenerbahçe mah. Kalamış Fener cad No: 56 Fenerbahçe / İSTANBUL 0 (216) 349 05 05 0 (216) 349 57 17
46 İstanbul İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İSTANBUL 0 (212) 529 99 38 0 (212) 586 15 14
47 İstanbul J.F.Kenedy Hastanesi Talatpaşa Cad. Begonyalı Sok. No:7/9 Bahçelievler / İSTANBUL 0 (212) 441 41 42 0 (212) 441 13 00
48 "
İstanbul " Jinemed Tıp Merkezi ÜYTE Merkezi Nüshetiye Caddesi Deryadil Sok. No:1 Beşiktaş / İSTANBUL 0 (212) 260 40 40 0 (212) 327 67 67
49 İstanbul Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastanesi ve Doğum AD Tophanelioğlu cad. No:13/15 Altunizade / İSTANBUL 0 (216) 327 10 10 / 717 0 (216) 428 02 13
50 İstanbul Metropolitan Florance Nigtingale Hastanesi Gayrettepe mah. Cemil Aslan güder Sok. No: 8 Beşiktaş / İSTANBUL "0 (212) 288 34 00
0 (212) 288 41 45 " 0 (212) 272 51 93
51 İstanbul Özel 29 Mayıs Hastanesi Vatan Cad. Kanlı Çıkmazı Fatih / İSTANBUL 0 (212) 453 29 29
52 İstanbul Özel Acıbadem Hastanesi Acıbadem Cad.Tekin Sok. No:8 Kadıköy / İSTANBUL 0 (216) 544 44 00 0 (216) 326 71 67
53 İstanbul Özel Alman Hastanesi Sıraselviler Cad. No: 119 80060 / İSTANBUL "0 (212) 293 21 50 /
1511- 1417- 1323- 1651" 0 (212) 293 21 50
54 İstanbul Özel Amerikan Hastanesi Güzelbahçe Sok. No: 20 Nişantaşı 34365 / İSTANBUL 0 (212) 311 20 00 "0 (212) 311 23 39
0 (212) 311 21 90"
55 İstanbul Özel Batı Bahat Hastanesi ÜYTE Merkezi Atatürk Mah Atatürk Cad.No: 135 İkitelli / İSTANBUL 0 (212) 471 33 00 0 (212) 471 33 17
56 İstanbul Özel Fertijin ÜYTE Merkezi Nispetiye Cad. Bebek Bağı Sok.No:14 Bebek / İSTANBUL 0 (212) 287 57 75 0 (212) 2875761
57 İstanbul Özel İstanbul Cerrahi Hastanesi Ferah Sok. No: 18 Nişantaşı / İSTANBUL 0 (212) 296 94 50 0 (212) 296 94 82
58 "
İstanbul " "
Özel İstanbul Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi " Gümüşsuyu İnönü Cad. Dersan Han No:90/1 Taksim / İSTANBUL "
0 (212) 292 49 19" "
0 (212) 292 49 20"
59 İstanbul Özel Kadıköy Şifa Hastanesi Caferağa mah. Sakız sok. No:7 Kadıköy / İSTANBUL 0 (216) 347 93 00 0 (216) 414 71 96
60 İstanbul Özel Medical Park Hospital Horhor Cad. No: 8 Fatih / İSTANBUL 0 (212) 531 13 13 0 (212) 531 04 81
61 İstanbul Özel Medicana Hospitals Çamlıca ÜYTE Merkezi Alemdağ Cad.No:85 Üsküdar/ İSTANBUL 0 (216) 521 30 30 0 (216) 521 39 06
62 İstanbul Özel Medicana Hospital Eski Londra Asfaltı No:2 Bahçelievler / İSTANBUL 0 (212) 507 67 41 0 (212) 555 80 09
63 İstanbul Özel Memorial Hastanesi Piyalepaşa Bulvarı 80270 Okmaydanı/ Şişli / İSTANBUL "0 (212) 210 66 66
0 (212) 210 35 10 - 15" 0 (212) 210 71 40
64 İstanbul Özel Nisa Hastanesi ÜYTE Merkezi Bahçelievler İlçesi Fatih Caddesi Kul Sok.No:1 0 (212) 454 44 00 0 (212) 452 33 36
65 İstanbul Özel Şafak Hastanesi Küçük köy yolu Hamam Sok.No: 2 GOP / İSTANBUL "0 (212) 417 00 00
0 (212) 417 11 18 " 0 (212) 417 00 23
66 İstanbul Özel Türkiye Gazetesi Hastanesi Darülaceze Cad.no.7 Şişli / İSTANBUL 0 (212) 314 14 14 0 (212) 226 64 68
67 İstanbul Özel Yıldız Tabya Bilge Hastanesi ÜYTE Merkezi Yıldız Tabya Cad. No:77 Gaziosmanpaşa / İSTANBUL 0 (212) 417 74 74 0 (212) 564 92 84
68 İstanbul Özel Umut Tüp Bebek Merkezi Koşuyolu Caddesi No:26/28 Koşuyolu Kadıköy İST 0 (216) 545 55 55
69 İstanbul Özel Erdem Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Alemdağ Cad. Sezer Sok. No: 3-5 Ümraniye /İSTANBUL 0 (216) 634 01 02 0 (216) 634 21 99
70 İstanbul Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Merkez Mah. Çukurçeşme Cad. No:51 Gaziosmanpaşa / İSTANBUL 0 (212) 615 38 38 0 (212) 615 38 49
71 İstanbul Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hast. Şifahane Sok. No.119 Eminönü / İSTANBUL "0 (212) 520 97 35 /
167- 163- 205" 0 (212) 522 89 98
72 İstanbul Yeditepe Üniversitesi Hastanesi ÜYTE Merkezi Kadıköy İlçesi Devlet yolu Ankara Caddesi No:102/104 Kozyatağı /İSTANBUL 0 (216) 578 40 00 0 (216) 469 37 96
73 İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çoc.Hast.Eğ.ve Arşt.Hastanesi Üsküdar / İSTANBUL 0 (216) 310 17 49 0 (216) 310 17 49
74 İstanbul GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi ÜYTE Merkezi Kadıköy / İSTANBUL
75 İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnciraltı / İZMİR 0 (232) 412 31 81 0 (232) 259 97 23
76 İzmir Ege Üniversitesi Aile Planlaması Kısırlık ve Araştırma Uygulama Mrk. Bornova / İZMİR "0 (232) 342 73 04
0 (232) 339 84 84 " 0 (232) 343 05 46
77 İzmir Özel Ege Tüp Bebek Merkezi 1418 Sok. No: 10 Kahramanlar / İZMİR 0 (232) 445 31 45 0 (232) 445 42 52
78 İzmir Özel İrenbe Tıp ve Tüp Bebek Merkezi Talatpaşa Bulvarı 1436 sok. No: 6 Alsancak / İZMİR 0 (232) 464 58 88 0 (232) 464 58 89
79 İzmir Özel Kent Hastanesi 8229 Sok.No:30 Çiğli / İZMİR 0 (232) 386 70 70 0 (232) 398 11 88
80 İzmir Özel Smyrna Art Tüp Bebek Merkezi Anadolu Cad. No:34 Hitay Plaza Bayraklı/İZMİR 0 (232) 461 93 33 0 (232) 461 68 63
81 İzmir Özel Şifa Hastanesi Kazım Dirik Mah. Sanayi cad. No: 7 Bornova / İZMİR 0 (232) 343 44 45 0 (232) 344 56 56
82 Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. 38039 KAYSERİ 0 (352) 437 49 37
83 Kayseri Özel Kayseri Sevgi Hastanesi ÜYTE Merkezi Sivas Cad. No:180 Melikgazi / KAYSERİ 0 (352) 224 01 01 0 (352) 224 02 02
84 Kocaeli Özel Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi ÜYTE Merkezi Çayırova Mevkii Anodolu Cad. No:1 Gebze / KOCAELİ 0 (262) 678 50 00
85 Konya Özel Selçuklu Hastanesi Hastane Cad. İnkilap Sok.No:2-7-01 Selçuklu / KONYA "0 (332) 235 10 50 -
0 (332) 238 11 56" 0 (332) 238 11 49
86 Konya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Meram / KONYA 0 (332) 323 99 30 0 (332) 323 99 30
87 Malatya Özel Doğu Fertil Tüp Bebek Merkezi Merkez Çöşnük Uçbağlar Mah.Lale 2. Sok. No:7/10 / MALATYA 0 (442) 371 17 27 0 (422) 324 12 22
88 Sakarya Özel Adatıp hastanesi Kazımpaşa yolu Serdivan / SAKARYA 0 (264) 211 16 00 (10 hat) 0 (264) 211 16 12
89 Samsun İlk Adım Üreme Sağlığı Merkezi Kılıçdede Mah. Çetinkaya Sok.Samkent Blokları No:16 / SAMSUN 0 (362) 230 66 55 0 (362) 230 67 55
90 Şanlıurfa Harran Hospital Sağlık Hizmetleri ÜYTE Merkezi İpekyol Mah. 2.Gazi Sokak Özer Apt. Altı No:99 / ŞANLIURFA 0 (414) 315 22 00 0 (414) 315 55 11
91 Trabzon Özel Karadeniz Hastanesi ÜYTE Merkezi İnönü Mah. Yavuz Selim Bulvarı No:190 / TRABZON 0 (462) 229 70 70 0 (462) 229 70 74
Etiketler:
tüp bebek merkezleri
A'dan Z'ye Tüp Bebek Dosyası
"Daha yaşım genç, bebek bekleyebilir" diye düşünen, "Önce kariyer sonra bebek" fikrini benimseyenlerdenseniz uzmanların söylediklerine kulak verin. Çünkü ileride bebek yapmaya karar verdiğinizde bazı güçlüklerle karşılaşabilirsiniz. Kadınsanız bu güçlük, yaşınızın ilerlemesinden dolayı yumurta rezervinizin azalması, rahim ve yumurtalıklara dair sorunlar olabilir. Erkekseniz spermlerinizin sayısı, hacmi ve hareketliliği döllenme için yeterli olmayabilir. Düşünmek istemeseniz de hiç sperminizin olmaması ihtimali de var. Bütün bunlar bebek sahibi olmaya karar verdiğinizde önünüze engel olarak çıkabilecekler.
Buna karşı yapılabilecekler yok mu? Elbette ki var. İster kadın ister erkek olun mutlaka bazı testleri yaptırın. En azından bu testlerle durumunuzu öğrenebilir, çocuk için erken mi yoksa geç mi anlayabilirsiniz. Eğer bir sorununuz varsa bu testler sayesinde daha erken önlem alma şansınız var. Aşılama, tüp bebek veya mikroenjeksiyon yöntemlerinden biriyle çocuk sahibi olmanız mümkün. Bunun hangisi olacağına ise doktorunuz karar verecek.
Günümüzde gebeliğin ertelenmesi yardımcı üreme tekniklerine olan ilgiyi de artırıyor.
Çünkü artık pek çok kadın ilk bebeğini 30, hatta 35'inden sonra kucağına alıyor. Gebelikte kadın yaşı kritik öneme sahip olduğundan kimi zaman güçlüklerle karşılaşılıyor ve çiftler kerelerce tüp bebek denemek durumunda kalıyor. Kimileri hayalini kurduğu bebeği kucaklarken kimileri de tüm yollara karşın bu özlemi gideremiyor. Bu yazı dizisinde bebek sahibi olmada güçlük yaşayan çiftlerin deneyebileceği yöntemleri, bu alandaki gelişmeleri, gebelik şansını nelerin artırabileceğini, tüp bebek için başvuracağınız merkezleri seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini okuyabileceksiniz.
Türkiye'deki çiftlerin yüzde 15'i kısırlık sorunu yaşıyor. Bu çiftlerden bir bölümü sadece takiple bebek özlemlerini giderebilirken bir bölümünü de uzun ve yorucu bir süreç bekliyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi ve International Hospital Tüp Bebek Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Engin Oral, "Bir çift haftada bir ilişkiye girmesine rağmen gebelik oluşmuyorsa durum mutlaka araştırılmalı. Eğer çift, risk faktörlerine sahipse ve özellikle kadının yaşı 35'in üzerindeyse bu süre dört-altı ayla sınırlandırılmalı" diyerek uyarıda bulunuyor.
Üreme nasıl olur?
Üreme için öncelikle kadının yumurtasının erkeğin ise sperminin olması gerekir. Üçüncüsü bunların birleşmesini sağlayacak bir yol bulunmasıdır. Burada yol, kadının rahmi, rahim ağzı ve tüpleridir. Eğer tüm bu koşullar uygunsa üremeden söz edebiliriz.
Bir kız çocuğu anne karnındayken 7 milyon yumurtası vardır. Doğumda 2 milyona, ergenlik civarında 400 bin, menopozda ise binlere iner. Her ay en iyi yumurta seçilir ve bu yumurta folikül içinde gelişir. Âdetin yaklaşık 13-14. gününde de çatlar. Çatladığı zaman periton boşluğuna folikül sıvısı dökülür. Bunun içinde yumurta vardır. O yumurta tüplerin saçakları tarafından alınır ve böylece tüp içinde ilerleme başlar. Yumurta karşı taraftan gelen spermle yaklaşık tüpün ortasında karşılaşır ve döllenme olur. Oluşan döllenmiş yumurta (zigot) yaklaşık dört-beş gününü burada geçirir. Beşinci gün civarında zigot rahime düşer ve rahim duvarına yapışır.
Bir ayda gebelik şansı nedir?
Bir çiftin bir ay boyunca düzenli olarak beraber olurlarsa gebe kalma şansı yüzde 25 civarındadır. Bir çift ayın herhangi bir günü beraber olursa bu şans yüzde 8'dir. Hormonal bozukluk, kadının yumurtlayamaması, tüplerde hasar olması, çikolata kisti, rahimde şekil bozukluğu, rahim ağzında sıkıntı olması vb. durumlarla erkeğin sperminin olmaması veya yumurtanın bozuk olması kısırlık sebebidir. Türkiye'de 1-2.5 milyon kısır çift olduğu sanılıyor. Kısırlığın görülme oranı yüzde 8-17 dolayındadır.
En önemlisi kadının yaşıdır. 22 yaşında bir kadının kısır olma riski yüzde 10 iken, 37 yaşında risk yüzde 30 civarındadır. Yani yaşla birlikte infertilite riski artıyor. Erkeğin yaşla ilgili bir riski yok.
Şişmanlık gebe kalmayı güçleştirir mi?
Kesinlikle güçleştirir. Şişmanlık hem insülin direnci hem de polikistik over sendromundan dolayı riskli. Ayrıca gösterilmiştir ki beden kitle indeksinin (BKİ) 26'dan 27'ye çıkması gebe kalmayı güçleştiriyor. Avustralya ve Yeni Zelanda'da bir kadının BKİ'si 35'in üzerindeyse (morbit obez) devlet infrtilite masraflarını karşılamıyor.
Zayıflık da kısırlık yapar mı?
Evet, çok zayıflık da böyle bir riske neden oluyor. Çok zayıf olmak da hormonları bozduğu için (anoreksia nervoza hastaları ve uzun maraton koşan atletler vs..) yumurtlama bozukluğu görülür.
Bir kadın hamile kalıp kalamayacağını önceden öğrenebilir mi?
En önemli şey kadının âdet düzenidir. Âdetleri düzenliyse, ultrasonda baktığınızda polikistik overleri yoksa, yumurtalık rezervi iyiyse, hormonlarında sorun yoksa, tüylenme sorunu, ciddi âdet ağrısı veya cinsel ilişki sırasında ağrısı yoksa, rahmi iyi görünüyorsa büyük ihtimalle bu kadın gebe kalabilir.
Peki ya erkekler?
Erkeğin geçmişinde herhangi bir testis travması, testis enfeksiyonu, belsoğukluğu yoksa, geçmişte işkenceye, travmaya maruz kalmamışsa, daha evvel kemoterapi, radyoterapi görmemişse, çocukluğunda sperm yollarını bozacak herhangi bir operasyon geçirmemişse büyük ihtimalle normaldir ve çocuk sahibi olabilir diyebiliriz. Ama erkekte çocuk sahibi olamamayı anlamak yine de zordur. Çünkü erkek kısırlığının yüzde 60-70'inde sebep bulunamıyor. Her şey normal görünüyor ama çocuğu olmuyor. Bu nedeni bilinmeyen kısırlıktır.
Erkekler için yapılan testler var mı?
Üç-dört günlük cinsel perhiz sonrası yapılan sperm analizi testi var. Spermlerin hacmi, hareketi, şekli ve enfeksiyon olup olmadığına bakıyoruz.
Kanser tedavisi gören bir kadının çocuğunun olması imkânsız mı?
Bu, kadının hangi kansere yakalandığı ve kullandığı ilaçlara bağlı. Çok güçlü kanser ilaçları yumurtalık rezervini azaltıyor ve kadını erken menopoza sokuyor. Çocukluk çağındaki kanserlerde risk biraz daha az. Eğer yumurtalık geri dönüşü olmayan şekilde zarar görmüşse kısırlık kaçınılmaz.
Ailede erken menopoz varsa, tüylenme, saç dökülmesi, obezite, âdetlerde ve ilişki sırasında ağrı varsa, evre 3 endometriozis, bir veya birden fazla yumurtalık kisti operasyonu geçirmişse, yumurtalıkları ve rahmi kaplayan bir enfeksiyon geçirmişse, çok sigara içiyorsa, yaşı 35'in üstündeyse kısırlık açısından risk altındadır. Kadınının sigara içmesi erken menopoza zemin hazırlıyor. Alkolün kadınlarda üreme sistemi üzerine kanıtlanmış herhangi bir etkisi yok. Erkekte sperm anomalisi yapma riski var ama sigaranın yarattığı risk daha fazla. Erkeğin dar giysiler giymesi, sıcağa maruz kalması (maden, fırın, sauna, hamam vb. yerlerde çalışanlar) risk yaratır. Uzun yol şoförlüğü yapanlar da bu anlamda risk altındadır.
Bir çiftin bebek sahibi olamadığını söylemek için ne kadar süre denemiş olmaları gerekir?
Haftada bir ilişkiye giriyorsa bir yıl deneyip çocuk sahibi olamamışsa bu durum araştırılmalı. Eğer çift risk faktörlerine sahipse ve kadının yaşı 35'in üzerindeyse bu süre dört-altı ayla sınırlandırılmalı.
Bir çift çocuk sahibi olamıyorsa önce kim doktora başvurmalı? Kadın mı erkek mi?
Önce erkeğin spermine bakılmalı. Erkeğin spermi normalse onu atlayıp kadına bakıyoruz. Erkeğin sperminde bir anormallik varsa mutlaka altı-sekiz hafta sonra bir daha bakıyoruz. Erkekte sorun yoksa kadına geçiyoruz.
Rahim içi tabakasının rahim dışında yerleşmesidir. Normalde rahim iç tabakası her ay âdetle birlikte atılır.
Bu tabaka en çok yumurtalıkları sever. Yumurtalıklara yerleştidiğinde buna endometrioma (çikolata kisti) deniyor. Gebeliği olumsuz etkiliyor. Son yıllarda gösterildi ki bunlar yumurtayla spermin birleşmesini engelliyor. Endometriozis kısırlığa yol açıyor.
Endometriozis tedavi edilebiliyor mu?
Dört evre endometriozis var. Evre 3 ve 4'te çare, çikolata kistinin cerrahi yöntemle alınmasıdır.
Evre 1-2 ise tüm dünyada tartışma konusu. Kısırlık yapıp yapmadığı tartışılıyor. Ama pek çok bilim adamı kısırlık yapabilir diye nitelendiriyor. Endometriozis olgularında cerrahi tedaviye rağmen çocuk olmuyorsa çare aşılama veya tüp bebek denemektir.
Polikistik over sendromu nedir?
Yumurtalıkların şeklinin bozuk, yani yumurtalıkların küçük küçük foliküller halinde olmasıdır. Polikistik over toplumda yüzde 20 oranında görülür. Ultrasonda bu görüntüyü görmek illa polikistik over veya illa kısırlık anlamına gelmez. Ama polikistik over görüntüsü yanında klinik bulgular, laboratuvar bulguları varsa buna sendrom denir. Polikistik over başka, polikistik over sendromu başka bir şeydir. Polikistik over sadece ultrason görüntüsüdür, sendrom ise ultrason, klinik ve laboratuvar bulgularının tümüdür.
Sendromun belirtileri var mı?
Bu kadınlarda yumurtlama bozukluğu vardır. Kadın yumurtlayamaz, âdet göremez veya geç yumurtlar ve geç âdet görür. Bu kadınlarda tüylenme, ciltte yağlanma, akne daha fazladır. Göbek çevresi yağlanması denilen erkek tipi şişmanlık bu kadınlarda daha sık görülür.
Nasıl tedavi ediliyor?
İlk başta hastanın fazla kilosunu vermesi gerekir. Sonra yumurtlatıcı ilaçlar verilir. Eğer bu başarılı olmazsa tüp bebeğe geçilir
Bebek sahibi olamayan çiftlerin umudu tüp bebek. Ancak 1978 yılından beri uygulanan ve pek çok çiftin bebek özlemini gideren tüp bebek yöntemine gelene kadar yapılabilecekler var. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve International Hospital Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Engin Oral, kimi zaman hormon den- gesizliklerinin bebek sahibi olmayı güçleştirdiğini belirterek, "Özellikle prolaktin hormonunun yüksekliği kadında yumurtlama bozukluğu, tüylenme ve baş ağrısı yapabilir. Prolaktin dışında guatr, hipertiroidi veya hipotiroidi varsa bu hormonları düzelterek gebeliği kolaylaştırabiliriz" diyor.
Kısırlık şüphesiyle başvuran bir çifte neler yapılıyor?
Erkeğe sperm analizi yaptıktan sonra kadına geçiyoruz. Önce kadının üçüncü gün hormonlarına, ardından da yumurta rezervine bakıyoruz. Rezerv iyi mi değil mi? Rahim içinde bir sorun var mı? Eğer bir sorun varsa rahim filmi istiyoruz; buna HSG deniyor. Bu, bize kadının rahminin iç yapısı ve tüplerinin açık olup olmadığı hakkında fikir verir. Yumurtlama var mı yok mu diye yumurtlama takibi yapıyoruz veya âdetin ikinci yarısında progesteron hormonuna bakıyoruz. Bunlar temel testler. Çiftlerin yaklaşık yüzde 10'unda bir sorun tespit edemiyoruz ama buna rağmen gebelik oluşmuyor. Buna 'açıklanamayan infertilite' deniyor.
Sorun varsa nasıl bir yol izliyorsunuz?
Eğer yumurtlama bozukluğu varsa yumurtlama ilaçlarıyla tedaviye başlıyoruz. Kadının hormon bozukluğu varsa bunları düzeltiyoruz. Bazen sadece bunlar bile kısırlık nedeni olabiliyor. Özellikle prolaktin hormonunun yüksekliği kadında yumurtlama bozukluğu, tüylenme ve baş ağrısı yapabilir. Eğer prolaktin yüksekse düşürücü ilaç vererek gebeliği sağlamaya çalışıyoruz. Guatr, hipertiroidi veya hipotiroidi varsa bu hormonları düzelterek gebeliği kolaylaştırabiliriz.
Kadında eğer rahim içinde şekil bozukluğu, yapışıklık, polip, miyom varsa bunları operasyonla gidererek gebeliği sağlayabiliriz. En zor olgular yumurtalık rezervi azalmış olanlardır. Erken yumurtalık yaşlanması da gebelikte sıkıntı yaratır. Bunlarda yumurtalık sayısı az üstelik kalitesi de iyi olmuyor. Bu olgulara hemen beklemeden tüp bebek yapılması gerekir. Ama Türkiye'de sorun şu: Bazı çiftler takiple, aşılamayla bebek sahibi olabilecekken hemen tüp bebeğe geçiliyor. Bazı olgular ise gereksiz yere bekletiliyor, hastanın yaşı ilerliyor ve şansı azalıyor.
Aşılama nasıl yapılıyor?
Aşılama yumurtalıkların uyarılması demek değildir. Bazı olgularda hiç ilaç vermeden sadece takiple bile gebelik elde edilebiliyor. Yani yumurta gelişiyor mu ve çatlıyor mu? Eğer bu varsa hastaya "Şu günlerde eşinle beraber ol" diyoruz. Bu en kolay olan işlemdir. Buna 'doğal siklus takibi' deniyor. Bazılarına hap veya enjeksiyon şeklinde yumurtlama ilaçları veriyoruz. Bu olgularda ilaçlarla yumurtlamayı artırıyoruz. Eğer sperm faktörü varsa spermi alıp laboratuvar ortamında yıkayıp rahim içine veriyoruz. Bu aşılamadır.
Bu yöntemlerin başarı oranları nedir?
Sadece yumurtlama takibi yapmak ve yumurtlama ilaçları vermek aylık yüzde 5-6 oranında gebeliği elde etmede başarı sağlıyor. İğneyle yumurtalık takibinin başarısı yüzde 8-9 civarındadır. Bunlara aşılama eklemek yüzde 12-13 civarında başarı sağlar. Ancak bu yöntemler, spermi olan tüpleri açık bulunan çiftler için geçerlidir.
Yine de sonuç alamazsanız...
O zaman tüp bebeğe geçiyoruz.
Tüp bebek aşamasında çiftleri neler bekliyor?
Bazı olgularda direk tüp bebeğe geçeriz. Bu olgular, ağır erkek faktörü varsa, üç kez aşılama yapılmış ve başarısız olunmuşsa, kadının yaşı 35 üstüyse ve yumurtalık rezervi azsa, kadındaki ağır evre 3-4 endometriozis tedavi yapmamıza rağmen başarılı olunmazsa, 7 veya 10 yıl üzeri infertilite varsa, bu gibi olgularda direkt tüp bebeğe geçiyoruz. Tüp bebek ve mikroenjeksiyon birbirine sürekli karıştırılıyor. Tüp bebek daha doğal bir yöntemdir. Kadından aldığınız yumurta ve erkeğin spermini laboratuvar ortamında bir sıvı içinde yan yana koyuyor ve döllenmesini bekliyorsunuz. Mikroenjeksiyonda ise spermi alıp yumurtanın içine sokuyorsunuz. Bu daha garantili bir yöntem ve özellikle ağır erkek faktörünün olduğu durumlarda (spermi az veya testisinden sperm çıkarılan olgular) kullanıyoruz.
Tüp bebeğin aşamaları neler?
Danışmanlık hizmetleri: Tüp bebek yapmaya karar veren veya yapan bir çifte mutlaka danışmanlık hizmetleri verilmeli. Bu, Türkiye'de en çok ihmal edilen konudur. Neden gebe kalmadığı, tedaviyle gebe kalma şansı ve oluşabilecek riskler anlatılmalı ve mutlaka psikolojik destek verilmeli.
Yumurtalık uyarma: Tüp bebekte çok yumurta istiyoruz ve bunun için hastaya günlük iğneler veriyoruz. Artık iğneler insülin gibi hasta tarafından yapılıyor. 10 gün kadar takip ediliyor. Günü geldiğinde yumurtaları olgunlaştırmak için 'çatlatma iğnesi' yapıyoruz. 36-38 saat sonra hastayı uyutarak, steril koşullarda yumurtayı toplama işlemini yapıyoruz. Anne adayının yarım saatlik bir operasyonla vajinal yoldan ve ultrasonografi yardımıyla yumurtalarını alıyoruz. İdeal bir siklusta 10-15 yumurta normaldir. Yumurtaları aldıktan sonra ertesi gün tüp bebek veya mikroeenjeksiyon yapıyoruz. Sonrasında ise döllenme olup olmadığına bakılıyor. Ardından transfer yapıyoruz. Ülkemizde üç embriyoyu rahime transfer etmeye izin var. Eğer bir fazla embriyo vereceksiniz bunu mutlaka açıklamanız ve belgelemeniz gerekiyor. 30 yaşın altında iki, 30 yaş üstüne ise üç embriyo transfer ediyoruz. Transfer sonrası iki hafta hastaya oluşan embriyoların rahime iyi yapışması için destekleyici ilaçlar veriyoruz. İki hafta sonra da gebelik testi yapıyoruz. Negatif ise "Olmadı" diyoruz. Pozitif ise emin olmak için iki gün sonra tekrar test yapıyoruz. Pozitif çıkarsa kesin gebelik olduğunu söyleyebiliyoruz.
Başarısızlık neden olur?
Yapışma kusuru, yumurta kalitesi, döllenme bozukluğu veya genetik kusur olabiliyor.
Genetik tarama yapılmıyor mu embriyolara?
Eğer ailede genetik bir bozukluk varsa, anne yaşı ileriyse (38 üstü) daha önce genetik bozukluğu olan bir çocuk dünya getirilmişse 'preimplantasyon genetik tanı' (PGT) yapıyoruz. Her vakaya yapılmıyor.
Tüp bebek kaç kez denenebilir?
Yılda üç veya dört defa. Yedi-sekiz defa başarısız olunmuşsa tek çare donörden yumurta alınmasıdır. Ancak bu da ülkemizde yasak.
Tüp bebek deneme aralıkları ne olmalı?
İki-üç ay olmalı.
Tedavi ne kadar sürüyor?
20-25 gün devam ediyor.
Tüp bebeğin maliyeti nedir?
İlaçlar dahil beş-altı bin YTL. Bunu yediye de 3-4 bine de yapan var.
* * * * *
'Yüzde 80 başarı diye bir şey yok'
Tüp bebekte başarı oranı nedir ve başarıyı artıran yöntemler var mı?
Lazerli yuvalama: İyi bir tüp bebek merkezinde 100 kişiden ortalama 40 gebelik elde edilmeli, 30-32 bebek eve götürülmeli. Yüzde 60-80 başarı oranı diye bir şey yok. Yuvalama yöntemi yaşlı kadınlarda işe yarayabiliyor. Lazerle, oluşan embriyoda delik açılıyor ve rahime yapışmasını kolaylaştırıyoruz. Kadının yaşı 37 üstündeyse, daha önce başarısız tüp bebek denemesi olunmuşsa yöntem denenebilir.
Blastokist transferi: Örneğin daha önce başarısız denemesi olmuş bir çift var. Yumurta ve sperme döllenip embriyoyu oluşturmuş olsun. Üçüncü günde diyelim ki sekiz embriyo var. Bunları hemen rahime transfer etmiyoruz ve beşinci günü bekliyoruz. Çünkü kalanlar dayanıklı embriyolardır. Laboratuvar ortamında daha uzun süre dayananlar en fazla gebelik şansı olanlardır.
Yumurta, sperm dondurma: Yumurta dondurma ülkemizde yasal değil. Evli çiftler için beş yıllığına dondurabiliyor embriyo. Sperm dondurma ancak tıbbi koşullarda yasal. Yumurta dondurma dünyada belli merkezlerde yapılıyor. Çünkü dondurup çözdüğünüz zaman başarı oranı düşüyor. Bu teknik henüz gelişmedi. Özellikle Kuzey Avrupa ülkeleri hastalara çok embriyo transferi yapmıyor. Bir embriyo transfer ediliyor kalanları donduruluyor ve sonra teker teker transfer ediliyor. Böylece çoğul gebelik riski azaltılıyor. Dondurma-çözme sonrası eğer bir laboratuvar yüzde 30 gebelik elde ediyorsa bu iyi bir sonuçtur ve laboratuvar iyidir.
Çok sayıda embriyomuz varsa mutlaka donduruluyor ama bunu her merkez başaramıyor. Embriyonun genetik yapısına bakabiliyoruz.
Sadece en sık görülen hastalıklara bakıyoruz, down sendromu gibi. Genelde 5 kromozoma bakılıyor veya preimplantasyon genetik tanıda annenin genetik bozukluktan kaynaklı bir hastalığı varsa PGT yapılıyor.
Invitro maturasyon: Polikistik over sendromu olan hastalarda yumurtayı ilaçla uyarmak yerine yumurtaları daha küçükken alıp laboratuvar ortamında büyütüp dölledikten sonra anneye verme işlemidir. Bu yöntemde de başarılı olan çok az yer var. Sperm mıknatısı, embriyo glu, akupunktur, yabay rahim dediğimiz yöntemler bir işe yaramıyor.
Doğurganlık, bilim insanlarının üzerinde en fazla çalıştığı alanlardan. Son yıllarda bu alanda kaydedilen en büyük yeniliklerden biri, laboratuvar ortamında döllenerek oluşan embriyonun genetik özelliklerinin incelenmesi ve böylece iyi embriyonların rahme transfer edilebilmesiyle ilgili. Amerikan Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, üreme sağlığı ünitesi sorumlusu Doç. Dr. Bülent Urman, son yıllarda gebeliği geciktirmek isteyen kadınlara yönelik gündeme gelen yumurta dondurma üzerinde de çalışıldığını ve ileride başarılı sonuçlar alınabileceğini söylüyor.
Tüp bebekte yenilikler neler?
Devrim niteliğinde bir yenilik yok, ancak gelecek vaat eden şeyler var. Tüp bebekta amaç herkesi gebe bırakabilmek. Amerika'da tüp bebekle tedavi edilen her üç kişiden biri, Avrupa'da ise her dört kişiden biri canlı doğumla sonuçlanan gebelik elde edebiliyor. Tüp bebeğin geçmişine baktığımızda yavaş da olsa artan bir başarı var. Ama bu çok yavaş. Mesela beş yıl öncesiyle beş yıl sonrasını kıyasladığınızda, eve çocuk götürme oranlarında yüzde 5 civarında bir artış olmuş.
Son yıllardaki en büyük yeniliklerden biri embriyonun genetik özelliklerini daha iyi inceleyip en iyi embriyonu bulmak. İkincisi embriyonun metabolik özelliklerini inceleyerek en iyi embriyonu bulmak. Embriyonun metabolik özellikleri derken, embriyon vücut dışındaki kültür ortamında gelişirken ortamdan bir şeyler alıyor ve ortama bir şeyler bırakıyor. Bunları inceleyip hangi embriyon aktif bulabiliyoruz. Ayrıca genetik olarak da tarıyoruz embriyonu. Bugünkü yöntemlerle embriyondaki tüm genleri inceleyemiyoruz. Şimdi yeni birtakım yöntemler çıkıyor. Bunlar embriyonun üzerindeki tüm kromozomları incelemeye yönelik. Hatta gelecekte 'micro arrey' yöntemiyle embriyonun rahim içine yerleşmesinde harekete geçen veya geçmeyen genleri de birebir saptama imkânı olacak belki. Böylece en doğru embriyonu rahim içine koyabileceğiz. Bunlar çok büyük olasılıkla ileride gebelik şansını artırabilecek.
Yüzde 100 olmayacak. Çünkü devreye giren pek çok faktör var. Kadının çok iyi bir rahmi vardır, embriyonu vardır ama anatomik sorunlar vardır ve gebelik elde edilemez. İleride bugünden daha iyi bir yere gelebileceğimizi söyleyebilirim.
Diğer gelişmeler neler?
İkinci en büyük gelişme dondurulmuş embriyonların transferindeki başarıdır. Yeni birtakım dondurma teknikleri var ki bunlar sayesinde taze embriyolarla eşdeğer gebelik oranları elde etmeye başladık. Bu, şu avantajı sağlıyor; donmuş embriyonlarınızı eğer tazeler kadar başarılı bir şekilde transfer edebiliyorsanız taze sayısını daha az tutup dondurulmuş olanların sayısını artırabilirsiniz. Dolayısıyla bu şekilde çoğul gebelikleri de nispeten engelleyebilirsiniz. Genelde iki embriyon transfer ediyoruz, çoğul gebelik istemeyen hastalar var onlara tek embriyon verme şansımız var. Tek embriyonla hamile kalamazsa dondurulmuşlardan transfer ediyoruz.
Hamileliği erteleyenlerin ne gibi seçenekleri var?
Evli ve doğurganlığını ertelemek niyetinde olan kadınların özellikle 37 yaşın üzerindekilerin tüp bebek tedavisi yaptırıp döllenmiş yumurtlarını (embriyon) dondurarak saklama seçeneğini ciddi olarak düşünmeleri gerekir. Bunun bir seçenek olmadığı veya istenmediği durumlarda ise elimizdeki olasılıklar şunlardır:
Yumurta dondurulması: Yumurtaların dondurulması için iki yöntem mevcut. Bunlarda ilki yumurtalıkların tüp bebek yönteminde olduğu gibi ilaçlarla uyarılmasını takiben yumurtaların toplanması ve döllenmeden dondurulması. Diğeri ise ilaçla uyarılma yapılmadan olgunlaşmamış yumurtaların toplanması ve dondurulmasıdır. Özellikle son yıllardaki gelişmeler sonrasında yumurta dondurulması daha başarılı hale gelmiş ve gebelikler bildirilmeye başlanmıştır. Ancak yumurtanın bölünmeyle ilgili yapılarının dondurulma ve çözülmeye karşı olan hassasiyeti bu yöntemin taze yumurtalar ile yapılan tüp bebek uygulamalarıyla kıyaslandığında daha başarısız olmasına neden oluyor. Yumurta dondurulmasında artan başarıyla bu yöntem, doğurganlığını korumak isteyen kadınlarda daha fazla kullanılacak.
Yumurtalık uyarılmadan toplanan olgunlaşmamış yumurtaların dondurulması diğer bir yöntemdir ve az sayıda gebelik bildirilmiştir. Bu yöntem henüz deneysel olarak kabul edilmektedir.
Yumurtalık dokusu dondurulması: Son zamanlarda gündeme gelmiş bir uygulama ve henüz bu yöntemle doğum yapan iki kadın mevcut. Cerrahi yöntemlerle alınan yumurtalık dokusu veya yumurtalığın tamamı dondurulur. Dondurmadan önce doku ince şeritler şeklinde kesilir. Gerektiğinde bu doku ortotopik (yumurtalığın anatomik olarak bulunduğu yere) veya heterotopik (vücutta başka bir yere, örneğin önkola) olarak nakledilir. Ortotopik transplantasyon sonrası bir gebelik bildirilmiş ise de bu konuda tartışmalar var.
Neden dondurulmuş yumurta embriyon kadar başarılı değil?
Son zamanlarda yumurta dondurulması üzerinde fazla duruluyor. Kadınlar daha fazla iş yaşamına önem veriyor artık ve kariyer kaygıları var. Bize doğurganlığını korumak amacıyla başvuranlar var. Bu gibi kadınlarda elimizde çok fazla yöntem yok ve başarılı da değil. Yumurta dondurulması yeni tekniklerle daha başarılı olacak. Özellikle ani dondurma yöntemleri var ki bunlar başarıyı artıracak. Eğer bu gerçekleşirse bir kadının evli olmasına gerek kalmayacak. Hayatının erkeğiyle henüz karşılaşmamış bir kadın yumurtalarını dondurarak evlendiğinde bunu yapabilecek.
* * * * *
40 yaşından sonra gebelik mümkün mü?
Bir kadın yumurta ürettiği sürece kendi yumurtasıyla gebe kalabilir. Ancak bu mümkün değilse bir başka kadının yumurtasını alarak gebelik elde edebilir. Bu da aslında yapısal herhangi bir sorun olmadığı sürece gebeliğin ileri yaşlarda da mümkün olduğunu gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı ve Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, gebeliği ertelemeyi düşünenlere yumurta takibi yapmayı öneriyor.
İleri yaş gebeliğinin sakıncaları neler?
İleri yaşlarda yumurta rezervi azalacağından zaman sınırlıdır ve daha aktif davranmak gerekir. Bunun için hastanın yumurtlamasını takip etmek, gerektiğinde yumurta sayısını artırıcı tedaviler ve tüp bebek yöntemi uygulanabilir. Bu arada kadının sigara kullanmamasını şiddetle tavsiye etmek gerekir. İleri yaş gebeliğin anneye getirdiği birtakım problemler tabii ki olacaktır. Öncelikle yaş ilerledikçe, şeker ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları daha da sık görülür. 35 yaş üzerinde kronik hipertansiyon, genç yaşa göre iki-üç kat artış gösteriyor. Yüksek tansiyona bağlı bebek gelişim problemleri ve gebeliğin etkisiyle tansiyonda majör artışlar ve preeklemsi dediğimiz hayatı tehlikeye atabilecek problemler meydana gelebilir. İkinci büyük sağlık sorunu ise diyabettir. Yaşla beraber özellikle tip 2 diyabet sıklığı, iki-üç kat artar. Bu durum kontrolsüz şeker yükselmesiyle seyrederek hem anne hayatını olumsuz etkiler hem de gelişen fetüs üzerinde yapısal anomali riski oluşturur. Kromozomal anomaliler, örneğin down sendromu bu yaşla beraber artış gösteren durumlardan. Yaşla beraber düşük, derin ven trombozu, dış gebelik, erken doğum ve anne karnında gelişim geriliği gibi önemli sorunlar görülebilir. İleri yaşta anne-bebek ölümleri, genç yaşa göre daha fazla.
40'ından sonra annelik herkes için mümkün mü?
Her kadın için geçerli olmamakla birlikte, biyolojik açıdan geç menopozun gözlendiği durumlarda olabilir. Her kadının genetik yapısındaki farklılıklar, erken yaşlardan itibaren yumurta yetersizliği ve buna bağlı rezerv düşüklüğü çocuk sahibi olabilme potansiyelini azaltıyor.
İleri yaş anneleri hangi testleri yaptırmalı?
Âdetin iki-üçüncü günü yapılacak olan FSH, LH, E2 ölçümü bize yumurtalık rezervi hakkında bilgi verir. Çok yüksek değerler ise menopozal dönemin başladığının göstergesi olabilir. Ek olarak istenen TSH ve serbest T3-T4 testleri, tiroid hastalığıyla ilgili var olan bir yetersizliği ya da aşırı tiroid hormon üretimini ortaya çıkararak, bu durumların gebelik ve gebelik oluşumu üzerine istenmeyen etkilerini önlememizi sağlar. Rahmin iç yapısının özelliği, yapılabilecek hidrosonografi ya da histerosalpingografi fikir verici olabilir. Tanısal laparoskopi gebeliği engelleyen bir pelvik bozukluğun tanınması açısından yapılabilir. Yapılacak tetkikler gereksiz ve yok yere hastanın gebelik oluşumu açısından geç kalınmasına yol açmamalıdır. Eş faktörünün de değerlendirilmesi artan eş yaşı nedeniyle akılda tutulması gereken bir testtir.
* * * * *
Ülkemizde tıbbi zorunluluklar dışında yumurta dondurulması yasal değil. Onun dışında özellikle son birkaç yıl içinde acaba yumurtalıklar içinde kök hücre var mı ve bunlar üreme için kullanılabilir mi sorusu gündeme geldi. Bu tartışmaları ilk başlatan 2004 yılında fareler üzerinde yapılan bir çalışmaydı. Faralerde yumurtalıklar bitince de yumurta yapımının devam ettiğini söylüyordu ki bu bizim klasik bilgimizi yalanlıyordu. Çünkü klasik bilgi, kadın ömür boyu harcayacağı yumurtalarla doğup menopoza girdiğinde bittiği şeklindedir. Gerçekte kadında yumurta yapımı devam eder ve bunlar ileride kullanılabilir mi yoksa menopozda tamemen biter mi tartışmalı.
Gebelik komplikasyonlarına yönelik bir yenilik var mı?
Genetik kusurları önceden tanımlama mümkün. Ama butün genlere bakamıyoruz. Hepsini incelediğimizde embriyonun ileride yatkın olabileceği hastalıkları görebileceğiz. Ancak seçim yapılması etik mi tartışmalı.
* * * * *
Tıpkı genç annelerde olduğu gibi burada da önemlidir. Ancak annede örneğin kalp hastalığı gibi bazı tıbbi problemler varsa kısıtlamalar getirilip egzersiz düzeni değiştirilmeli. Bizim önerimiz, günde yaklaşık 30 dakika yorulmadan yapılan yürüyüşlerdir. Gebelik öncesi yapılan egzersizler anneyi yormuyorsa ve aşırı enerji tüketmesine yol açmıyorsa devamı önerilebilir. Yüzme çok aşırı olmamak kaydıyla uygun olabilir.
Yumurta bağışıyla da olsa bir kadının hamile kalması
Buna karşı yapılabilecekler yok mu? Elbette ki var. İster kadın ister erkek olun mutlaka bazı testleri yaptırın. En azından bu testlerle durumunuzu öğrenebilir, çocuk için erken mi yoksa geç mi anlayabilirsiniz. Eğer bir sorununuz varsa bu testler sayesinde daha erken önlem alma şansınız var. Aşılama, tüp bebek veya mikroenjeksiyon yöntemlerinden biriyle çocuk sahibi olmanız mümkün. Bunun hangisi olacağına ise doktorunuz karar verecek.
Günümüzde gebeliğin ertelenmesi yardımcı üreme tekniklerine olan ilgiyi de artırıyor.
Çünkü artık pek çok kadın ilk bebeğini 30, hatta 35'inden sonra kucağına alıyor. Gebelikte kadın yaşı kritik öneme sahip olduğundan kimi zaman güçlüklerle karşılaşılıyor ve çiftler kerelerce tüp bebek denemek durumunda kalıyor. Kimileri hayalini kurduğu bebeği kucaklarken kimileri de tüm yollara karşın bu özlemi gideremiyor. Bu yazı dizisinde bebek sahibi olmada güçlük yaşayan çiftlerin deneyebileceği yöntemleri, bu alandaki gelişmeleri, gebelik şansını nelerin artırabileceğini, tüp bebek için başvuracağınız merkezleri seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini okuyabileceksiniz.
Türkiye'deki çiftlerin yüzde 15'i kısırlık sorunu yaşıyor. Bu çiftlerden bir bölümü sadece takiple bebek özlemlerini giderebilirken bir bölümünü de uzun ve yorucu bir süreç bekliyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi ve International Hospital Tüp Bebek Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Engin Oral, "Bir çift haftada bir ilişkiye girmesine rağmen gebelik oluşmuyorsa durum mutlaka araştırılmalı. Eğer çift, risk faktörlerine sahipse ve özellikle kadının yaşı 35'in üzerindeyse bu süre dört-altı ayla sınırlandırılmalı" diyerek uyarıda bulunuyor.
Üreme nasıl olur?
Üreme için öncelikle kadının yumurtasının erkeğin ise sperminin olması gerekir. Üçüncüsü bunların birleşmesini sağlayacak bir yol bulunmasıdır. Burada yol, kadının rahmi, rahim ağzı ve tüpleridir. Eğer tüm bu koşullar uygunsa üremeden söz edebiliriz.
Bir kız çocuğu anne karnındayken 7 milyon yumurtası vardır. Doğumda 2 milyona, ergenlik civarında 400 bin, menopozda ise binlere iner. Her ay en iyi yumurta seçilir ve bu yumurta folikül içinde gelişir. Âdetin yaklaşık 13-14. gününde de çatlar. Çatladığı zaman periton boşluğuna folikül sıvısı dökülür. Bunun içinde yumurta vardır. O yumurta tüplerin saçakları tarafından alınır ve böylece tüp içinde ilerleme başlar. Yumurta karşı taraftan gelen spermle yaklaşık tüpün ortasında karşılaşır ve döllenme olur. Oluşan döllenmiş yumurta (zigot) yaklaşık dört-beş gününü burada geçirir. Beşinci gün civarında zigot rahime düşer ve rahim duvarına yapışır.
Bir ayda gebelik şansı nedir?
Bir çiftin bir ay boyunca düzenli olarak beraber olurlarsa gebe kalma şansı yüzde 25 civarındadır. Bir çift ayın herhangi bir günü beraber olursa bu şans yüzde 8'dir. Hormonal bozukluk, kadının yumurtlayamaması, tüplerde hasar olması, çikolata kisti, rahimde şekil bozukluğu, rahim ağzında sıkıntı olması vb. durumlarla erkeğin sperminin olmaması veya yumurtanın bozuk olması kısırlık sebebidir. Türkiye'de 1-2.5 milyon kısır çift olduğu sanılıyor. Kısırlığın görülme oranı yüzde 8-17 dolayındadır.
Şişmanlık da zayıflık da risk
Kısırlıkta en önemli faktör nedir?En önemlisi kadının yaşıdır. 22 yaşında bir kadının kısır olma riski yüzde 10 iken, 37 yaşında risk yüzde 30 civarındadır. Yani yaşla birlikte infertilite riski artıyor. Erkeğin yaşla ilgili bir riski yok.
Şişmanlık gebe kalmayı güçleştirir mi?
Kesinlikle güçleştirir. Şişmanlık hem insülin direnci hem de polikistik over sendromundan dolayı riskli. Ayrıca gösterilmiştir ki beden kitle indeksinin (BKİ) 26'dan 27'ye çıkması gebe kalmayı güçleştiriyor. Avustralya ve Yeni Zelanda'da bir kadının BKİ'si 35'in üzerindeyse (morbit obez) devlet infrtilite masraflarını karşılamıyor.
Zayıflık da kısırlık yapar mı?
Evet, çok zayıflık da böyle bir riske neden oluyor. Çok zayıf olmak da hormonları bozduğu için (anoreksia nervoza hastaları ve uzun maraton koşan atletler vs..) yumurtlama bozukluğu görülür.
Bir kadın hamile kalıp kalamayacağını önceden öğrenebilir mi?
En önemli şey kadının âdet düzenidir. Âdetleri düzenliyse, ultrasonda baktığınızda polikistik overleri yoksa, yumurtalık rezervi iyiyse, hormonlarında sorun yoksa, tüylenme sorunu, ciddi âdet ağrısı veya cinsel ilişki sırasında ağrısı yoksa, rahmi iyi görünüyorsa büyük ihtimalle bu kadın gebe kalabilir.
Peki ya erkekler?
Erkeğin geçmişinde herhangi bir testis travması, testis enfeksiyonu, belsoğukluğu yoksa, geçmişte işkenceye, travmaya maruz kalmamışsa, daha evvel kemoterapi, radyoterapi görmemişse, çocukluğunda sperm yollarını bozacak herhangi bir operasyon geçirmemişse büyük ihtimalle normaldir ve çocuk sahibi olabilir diyebiliriz. Ama erkekte çocuk sahibi olamamayı anlamak yine de zordur. Çünkü erkek kısırlığının yüzde 60-70'inde sebep bulunamıyor. Her şey normal görünüyor ama çocuğu olmuyor. Bu nedeni bilinmeyen kısırlıktır.
Erkekler için yapılan testler var mı?
Üç-dört günlük cinsel perhiz sonrası yapılan sperm analizi testi var. Spermlerin hacmi, hareketi, şekli ve enfeksiyon olup olmadığına bakıyoruz.
Kanser tedavisi gören bir kadının çocuğunun olması imkânsız mı?
Bu, kadının hangi kansere yakalandığı ve kullandığı ilaçlara bağlı. Çok güçlü kanser ilaçları yumurtalık rezervini azaltıyor ve kadını erken menopoza sokuyor. Çocukluk çağındaki kanserlerde risk biraz daha az. Eğer yumurtalık geri dönüşü olmayan şekilde zarar görmüşse kısırlık kaçınılmaz.
Sigara erken menopoz nedeni
Kadınlarda risk faktörleri neler?Ailede erken menopoz varsa, tüylenme, saç dökülmesi, obezite, âdetlerde ve ilişki sırasında ağrı varsa, evre 3 endometriozis, bir veya birden fazla yumurtalık kisti operasyonu geçirmişse, yumurtalıkları ve rahmi kaplayan bir enfeksiyon geçirmişse, çok sigara içiyorsa, yaşı 35'in üstündeyse kısırlık açısından risk altındadır. Kadınının sigara içmesi erken menopoza zemin hazırlıyor. Alkolün kadınlarda üreme sistemi üzerine kanıtlanmış herhangi bir etkisi yok. Erkekte sperm anomalisi yapma riski var ama sigaranın yarattığı risk daha fazla. Erkeğin dar giysiler giymesi, sıcağa maruz kalması (maden, fırın, sauna, hamam vb. yerlerde çalışanlar) risk yaratır. Uzun yol şoförlüğü yapanlar da bu anlamda risk altındadır.
Bir çiftin bebek sahibi olamadığını söylemek için ne kadar süre denemiş olmaları gerekir?
Haftada bir ilişkiye giriyorsa bir yıl deneyip çocuk sahibi olamamışsa bu durum araştırılmalı. Eğer çift risk faktörlerine sahipse ve kadının yaşı 35'in üzerindeyse bu süre dört-altı ayla sınırlandırılmalı.
Bir çift çocuk sahibi olamıyorsa önce kim doktora başvurmalı? Kadın mı erkek mi?
Önce erkeğin spermine bakılmalı. Erkeğin spermi normalse onu atlayıp kadına bakıyoruz. Erkeğin sperminde bir anormallik varsa mutlaka altı-sekiz hafta sonra bir daha bakıyoruz. Erkekte sorun yoksa kadına geçiyoruz.
Gebeliği güçleştiren sorunlar
Endometriozis nedir ve kısırlık yapar mı?Rahim içi tabakasının rahim dışında yerleşmesidir. Normalde rahim iç tabakası her ay âdetle birlikte atılır.
Bu tabaka en çok yumurtalıkları sever. Yumurtalıklara yerleştidiğinde buna endometrioma (çikolata kisti) deniyor. Gebeliği olumsuz etkiliyor. Son yıllarda gösterildi ki bunlar yumurtayla spermin birleşmesini engelliyor. Endometriozis kısırlığa yol açıyor.
Endometriozis tedavi edilebiliyor mu?
Dört evre endometriozis var. Evre 3 ve 4'te çare, çikolata kistinin cerrahi yöntemle alınmasıdır.
Evre 1-2 ise tüm dünyada tartışma konusu. Kısırlık yapıp yapmadığı tartışılıyor. Ama pek çok bilim adamı kısırlık yapabilir diye nitelendiriyor. Endometriozis olgularında cerrahi tedaviye rağmen çocuk olmuyorsa çare aşılama veya tüp bebek denemektir.
Polikistik over sendromu nedir?
Yumurtalıkların şeklinin bozuk, yani yumurtalıkların küçük küçük foliküller halinde olmasıdır. Polikistik over toplumda yüzde 20 oranında görülür. Ultrasonda bu görüntüyü görmek illa polikistik over veya illa kısırlık anlamına gelmez. Ama polikistik over görüntüsü yanında klinik bulgular, laboratuvar bulguları varsa buna sendrom denir. Polikistik over başka, polikistik over sendromu başka bir şeydir. Polikistik over sadece ultrason görüntüsüdür, sendrom ise ultrason, klinik ve laboratuvar bulgularının tümüdür.
Sendromun belirtileri var mı?
Bu kadınlarda yumurtlama bozukluğu vardır. Kadın yumurtlayamaz, âdet göremez veya geç yumurtlar ve geç âdet görür. Bu kadınlarda tüylenme, ciltte yağlanma, akne daha fazladır. Göbek çevresi yağlanması denilen erkek tipi şişmanlık bu kadınlarda daha sık görülür.
Nasıl tedavi ediliyor?
İlk başta hastanın fazla kilosunu vermesi gerekir. Sonra yumurtlatıcı ilaçlar verilir. Eğer bu başarılı olmazsa tüp bebeğe geçilir
Bebek sahibi olamayan çiftlerin umudu tüp bebek. Ancak 1978 yılından beri uygulanan ve pek çok çiftin bebek özlemini gideren tüp bebek yöntemine gelene kadar yapılabilecekler var. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve International Hospital Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Engin Oral, kimi zaman hormon den- gesizliklerinin bebek sahibi olmayı güçleştirdiğini belirterek, "Özellikle prolaktin hormonunun yüksekliği kadında yumurtlama bozukluğu, tüylenme ve baş ağrısı yapabilir. Prolaktin dışında guatr, hipertiroidi veya hipotiroidi varsa bu hormonları düzelterek gebeliği kolaylaştırabiliriz" diyor.
Kısırlık şüphesiyle başvuran bir çifte neler yapılıyor?
Erkeğe sperm analizi yaptıktan sonra kadına geçiyoruz. Önce kadının üçüncü gün hormonlarına, ardından da yumurta rezervine bakıyoruz. Rezerv iyi mi değil mi? Rahim içinde bir sorun var mı? Eğer bir sorun varsa rahim filmi istiyoruz; buna HSG deniyor. Bu, bize kadının rahminin iç yapısı ve tüplerinin açık olup olmadığı hakkında fikir verir. Yumurtlama var mı yok mu diye yumurtlama takibi yapıyoruz veya âdetin ikinci yarısında progesteron hormonuna bakıyoruz. Bunlar temel testler. Çiftlerin yaklaşık yüzde 10'unda bir sorun tespit edemiyoruz ama buna rağmen gebelik oluşmuyor. Buna 'açıklanamayan infertilite' deniyor.
Sorun varsa nasıl bir yol izliyorsunuz?
Eğer yumurtlama bozukluğu varsa yumurtlama ilaçlarıyla tedaviye başlıyoruz. Kadının hormon bozukluğu varsa bunları düzeltiyoruz. Bazen sadece bunlar bile kısırlık nedeni olabiliyor. Özellikle prolaktin hormonunun yüksekliği kadında yumurtlama bozukluğu, tüylenme ve baş ağrısı yapabilir. Eğer prolaktin yüksekse düşürücü ilaç vererek gebeliği sağlamaya çalışıyoruz. Guatr, hipertiroidi veya hipotiroidi varsa bu hormonları düzelterek gebeliği kolaylaştırabiliriz.
Kadında eğer rahim içinde şekil bozukluğu, yapışıklık, polip, miyom varsa bunları operasyonla gidererek gebeliği sağlayabiliriz. En zor olgular yumurtalık rezervi azalmış olanlardır. Erken yumurtalık yaşlanması da gebelikte sıkıntı yaratır. Bunlarda yumurtalık sayısı az üstelik kalitesi de iyi olmuyor. Bu olgulara hemen beklemeden tüp bebek yapılması gerekir. Ama Türkiye'de sorun şu: Bazı çiftler takiple, aşılamayla bebek sahibi olabilecekken hemen tüp bebeğe geçiliyor. Bazı olgular ise gereksiz yere bekletiliyor, hastanın yaşı ilerliyor ve şansı azalıyor.
Aşılama nasıl yapılıyor?
Aşılama yumurtalıkların uyarılması demek değildir. Bazı olgularda hiç ilaç vermeden sadece takiple bile gebelik elde edilebiliyor. Yani yumurta gelişiyor mu ve çatlıyor mu? Eğer bu varsa hastaya "Şu günlerde eşinle beraber ol" diyoruz. Bu en kolay olan işlemdir. Buna 'doğal siklus takibi' deniyor. Bazılarına hap veya enjeksiyon şeklinde yumurtlama ilaçları veriyoruz. Bu olgularda ilaçlarla yumurtlamayı artırıyoruz. Eğer sperm faktörü varsa spermi alıp laboratuvar ortamında yıkayıp rahim içine veriyoruz. Bu aşılamadır.
Bu yöntemlerin başarı oranları nedir?
Sadece yumurtlama takibi yapmak ve yumurtlama ilaçları vermek aylık yüzde 5-6 oranında gebeliği elde etmede başarı sağlıyor. İğneyle yumurtalık takibinin başarısı yüzde 8-9 civarındadır. Bunlara aşılama eklemek yüzde 12-13 civarında başarı sağlar. Ancak bu yöntemler, spermi olan tüpleri açık bulunan çiftler için geçerlidir.
Yine de sonuç alamazsanız...
O zaman tüp bebeğe geçiyoruz.
Tüp bebek aşamasında çiftleri neler bekliyor?
Bazı olgularda direk tüp bebeğe geçeriz. Bu olgular, ağır erkek faktörü varsa, üç kez aşılama yapılmış ve başarısız olunmuşsa, kadının yaşı 35 üstüyse ve yumurtalık rezervi azsa, kadındaki ağır evre 3-4 endometriozis tedavi yapmamıza rağmen başarılı olunmazsa, 7 veya 10 yıl üzeri infertilite varsa, bu gibi olgularda direkt tüp bebeğe geçiyoruz. Tüp bebek ve mikroenjeksiyon birbirine sürekli karıştırılıyor. Tüp bebek daha doğal bir yöntemdir. Kadından aldığınız yumurta ve erkeğin spermini laboratuvar ortamında bir sıvı içinde yan yana koyuyor ve döllenmesini bekliyorsunuz. Mikroenjeksiyonda ise spermi alıp yumurtanın içine sokuyorsunuz. Bu daha garantili bir yöntem ve özellikle ağır erkek faktörünün olduğu durumlarda (spermi az veya testisinden sperm çıkarılan olgular) kullanıyoruz.
Tüp bebeğin aşamaları neler?
Danışmanlık hizmetleri: Tüp bebek yapmaya karar veren veya yapan bir çifte mutlaka danışmanlık hizmetleri verilmeli. Bu, Türkiye'de en çok ihmal edilen konudur. Neden gebe kalmadığı, tedaviyle gebe kalma şansı ve oluşabilecek riskler anlatılmalı ve mutlaka psikolojik destek verilmeli.
Yumurtalık uyarma: Tüp bebekte çok yumurta istiyoruz ve bunun için hastaya günlük iğneler veriyoruz. Artık iğneler insülin gibi hasta tarafından yapılıyor. 10 gün kadar takip ediliyor. Günü geldiğinde yumurtaları olgunlaştırmak için 'çatlatma iğnesi' yapıyoruz. 36-38 saat sonra hastayı uyutarak, steril koşullarda yumurtayı toplama işlemini yapıyoruz. Anne adayının yarım saatlik bir operasyonla vajinal yoldan ve ultrasonografi yardımıyla yumurtalarını alıyoruz. İdeal bir siklusta 10-15 yumurta normaldir. Yumurtaları aldıktan sonra ertesi gün tüp bebek veya mikroeenjeksiyon yapıyoruz. Sonrasında ise döllenme olup olmadığına bakılıyor. Ardından transfer yapıyoruz. Ülkemizde üç embriyoyu rahime transfer etmeye izin var. Eğer bir fazla embriyo vereceksiniz bunu mutlaka açıklamanız ve belgelemeniz gerekiyor. 30 yaşın altında iki, 30 yaş üstüne ise üç embriyo transfer ediyoruz. Transfer sonrası iki hafta hastaya oluşan embriyoların rahime iyi yapışması için destekleyici ilaçlar veriyoruz. İki hafta sonra da gebelik testi yapıyoruz. Negatif ise "Olmadı" diyoruz. Pozitif ise emin olmak için iki gün sonra tekrar test yapıyoruz. Pozitif çıkarsa kesin gebelik olduğunu söyleyebiliyoruz.
Başarısızlık neden olur?
Yapışma kusuru, yumurta kalitesi, döllenme bozukluğu veya genetik kusur olabiliyor.
Genetik tarama yapılmıyor mu embriyolara?
Eğer ailede genetik bir bozukluk varsa, anne yaşı ileriyse (38 üstü) daha önce genetik bozukluğu olan bir çocuk dünya getirilmişse 'preimplantasyon genetik tanı' (PGT) yapıyoruz. Her vakaya yapılmıyor.
Tüp bebek kaç kez denenebilir?
Yılda üç veya dört defa. Yedi-sekiz defa başarısız olunmuşsa tek çare donörden yumurta alınmasıdır. Ancak bu da ülkemizde yasak.
Tüp bebek deneme aralıkları ne olmalı?
İki-üç ay olmalı.
Tedavi ne kadar sürüyor?
20-25 gün devam ediyor.
Tüp bebeğin maliyeti nedir?
İlaçlar dahil beş-altı bin YTL. Bunu yediye de 3-4 bine de yapan var.
* * * * *
'Yüzde 80 başarı diye bir şey yok'
Tüp bebekte başarı oranı nedir ve başarıyı artıran yöntemler var mı?
Lazerli yuvalama: İyi bir tüp bebek merkezinde 100 kişiden ortalama 40 gebelik elde edilmeli, 30-32 bebek eve götürülmeli. Yüzde 60-80 başarı oranı diye bir şey yok. Yuvalama yöntemi yaşlı kadınlarda işe yarayabiliyor. Lazerle, oluşan embriyoda delik açılıyor ve rahime yapışmasını kolaylaştırıyoruz. Kadının yaşı 37 üstündeyse, daha önce başarısız tüp bebek denemesi olunmuşsa yöntem denenebilir.
Blastokist transferi: Örneğin daha önce başarısız denemesi olmuş bir çift var. Yumurta ve sperme döllenip embriyoyu oluşturmuş olsun. Üçüncü günde diyelim ki sekiz embriyo var. Bunları hemen rahime transfer etmiyoruz ve beşinci günü bekliyoruz. Çünkü kalanlar dayanıklı embriyolardır. Laboratuvar ortamında daha uzun süre dayananlar en fazla gebelik şansı olanlardır.
Yumurta, sperm dondurma: Yumurta dondurma ülkemizde yasal değil. Evli çiftler için beş yıllığına dondurabiliyor embriyo. Sperm dondurma ancak tıbbi koşullarda yasal. Yumurta dondurma dünyada belli merkezlerde yapılıyor. Çünkü dondurup çözdüğünüz zaman başarı oranı düşüyor. Bu teknik henüz gelişmedi. Özellikle Kuzey Avrupa ülkeleri hastalara çok embriyo transferi yapmıyor. Bir embriyo transfer ediliyor kalanları donduruluyor ve sonra teker teker transfer ediliyor. Böylece çoğul gebelik riski azaltılıyor. Dondurma-çözme sonrası eğer bir laboratuvar yüzde 30 gebelik elde ediyorsa bu iyi bir sonuçtur ve laboratuvar iyidir.
Çok sayıda embriyomuz varsa mutlaka donduruluyor ama bunu her merkez başaramıyor. Embriyonun genetik yapısına bakabiliyoruz.
Sadece en sık görülen hastalıklara bakıyoruz, down sendromu gibi. Genelde 5 kromozoma bakılıyor veya preimplantasyon genetik tanıda annenin genetik bozukluktan kaynaklı bir hastalığı varsa PGT yapılıyor.
Invitro maturasyon: Polikistik over sendromu olan hastalarda yumurtayı ilaçla uyarmak yerine yumurtaları daha küçükken alıp laboratuvar ortamında büyütüp dölledikten sonra anneye verme işlemidir. Bu yöntemde de başarılı olan çok az yer var. Sperm mıknatısı, embriyo glu, akupunktur, yabay rahim dediğimiz yöntemler bir işe yaramıyor.
Doğurganlık, bilim insanlarının üzerinde en fazla çalıştığı alanlardan. Son yıllarda bu alanda kaydedilen en büyük yeniliklerden biri, laboratuvar ortamında döllenerek oluşan embriyonun genetik özelliklerinin incelenmesi ve böylece iyi embriyonların rahme transfer edilebilmesiyle ilgili. Amerikan Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, üreme sağlığı ünitesi sorumlusu Doç. Dr. Bülent Urman, son yıllarda gebeliği geciktirmek isteyen kadınlara yönelik gündeme gelen yumurta dondurma üzerinde de çalışıldığını ve ileride başarılı sonuçlar alınabileceğini söylüyor.
Tüp bebekte yenilikler neler?
Devrim niteliğinde bir yenilik yok, ancak gelecek vaat eden şeyler var. Tüp bebekta amaç herkesi gebe bırakabilmek. Amerika'da tüp bebekle tedavi edilen her üç kişiden biri, Avrupa'da ise her dört kişiden biri canlı doğumla sonuçlanan gebelik elde edebiliyor. Tüp bebeğin geçmişine baktığımızda yavaş da olsa artan bir başarı var. Ama bu çok yavaş. Mesela beş yıl öncesiyle beş yıl sonrasını kıyasladığınızda, eve çocuk götürme oranlarında yüzde 5 civarında bir artış olmuş.
Son yıllardaki en büyük yeniliklerden biri embriyonun genetik özelliklerini daha iyi inceleyip en iyi embriyonu bulmak. İkincisi embriyonun metabolik özelliklerini inceleyerek en iyi embriyonu bulmak. Embriyonun metabolik özellikleri derken, embriyon vücut dışındaki kültür ortamında gelişirken ortamdan bir şeyler alıyor ve ortama bir şeyler bırakıyor. Bunları inceleyip hangi embriyon aktif bulabiliyoruz. Ayrıca genetik olarak da tarıyoruz embriyonu. Bugünkü yöntemlerle embriyondaki tüm genleri inceleyemiyoruz. Şimdi yeni birtakım yöntemler çıkıyor. Bunlar embriyonun üzerindeki tüm kromozomları incelemeye yönelik. Hatta gelecekte 'micro arrey' yöntemiyle embriyonun rahim içine yerleşmesinde harekete geçen veya geçmeyen genleri de birebir saptama imkânı olacak belki. Böylece en doğru embriyonu rahim içine koyabileceğiz. Bunlar çok büyük olasılıkla ileride gebelik şansını artırabilecek.
Çoğul gebeliğe karşı dondurma
Ne kadar artıracak?Yüzde 100 olmayacak. Çünkü devreye giren pek çok faktör var. Kadının çok iyi bir rahmi vardır, embriyonu vardır ama anatomik sorunlar vardır ve gebelik elde edilemez. İleride bugünden daha iyi bir yere gelebileceğimizi söyleyebilirim.
Diğer gelişmeler neler?
İkinci en büyük gelişme dondurulmuş embriyonların transferindeki başarıdır. Yeni birtakım dondurma teknikleri var ki bunlar sayesinde taze embriyolarla eşdeğer gebelik oranları elde etmeye başladık. Bu, şu avantajı sağlıyor; donmuş embriyonlarınızı eğer tazeler kadar başarılı bir şekilde transfer edebiliyorsanız taze sayısını daha az tutup dondurulmuş olanların sayısını artırabilirsiniz. Dolayısıyla bu şekilde çoğul gebelikleri de nispeten engelleyebilirsiniz. Genelde iki embriyon transfer ediyoruz, çoğul gebelik istemeyen hastalar var onlara tek embriyon verme şansımız var. Tek embriyonla hamile kalamazsa dondurulmuşlardan transfer ediyoruz.
Hamileliği erteleyenlerin ne gibi seçenekleri var?
Evli ve doğurganlığını ertelemek niyetinde olan kadınların özellikle 37 yaşın üzerindekilerin tüp bebek tedavisi yaptırıp döllenmiş yumurtlarını (embriyon) dondurarak saklama seçeneğini ciddi olarak düşünmeleri gerekir. Bunun bir seçenek olmadığı veya istenmediği durumlarda ise elimizdeki olasılıklar şunlardır:
Yumurta dondurulması: Yumurtaların dondurulması için iki yöntem mevcut. Bunlarda ilki yumurtalıkların tüp bebek yönteminde olduğu gibi ilaçlarla uyarılmasını takiben yumurtaların toplanması ve döllenmeden dondurulması. Diğeri ise ilaçla uyarılma yapılmadan olgunlaşmamış yumurtaların toplanması ve dondurulmasıdır. Özellikle son yıllardaki gelişmeler sonrasında yumurta dondurulması daha başarılı hale gelmiş ve gebelikler bildirilmeye başlanmıştır. Ancak yumurtanın bölünmeyle ilgili yapılarının dondurulma ve çözülmeye karşı olan hassasiyeti bu yöntemin taze yumurtalar ile yapılan tüp bebek uygulamalarıyla kıyaslandığında daha başarısız olmasına neden oluyor. Yumurta dondurulmasında artan başarıyla bu yöntem, doğurganlığını korumak isteyen kadınlarda daha fazla kullanılacak.
Yumurtalık uyarılmadan toplanan olgunlaşmamış yumurtaların dondurulması diğer bir yöntemdir ve az sayıda gebelik bildirilmiştir. Bu yöntem henüz deneysel olarak kabul edilmektedir.
Yumurtalık dokusu dondurulması: Son zamanlarda gündeme gelmiş bir uygulama ve henüz bu yöntemle doğum yapan iki kadın mevcut. Cerrahi yöntemlerle alınan yumurtalık dokusu veya yumurtalığın tamamı dondurulur. Dondurmadan önce doku ince şeritler şeklinde kesilir. Gerektiğinde bu doku ortotopik (yumurtalığın anatomik olarak bulunduğu yere) veya heterotopik (vücutta başka bir yere, örneğin önkola) olarak nakledilir. Ortotopik transplantasyon sonrası bir gebelik bildirilmiş ise de bu konuda tartışmalar var.
Neden dondurulmuş yumurta embriyon kadar başarılı değil?
Son zamanlarda yumurta dondurulması üzerinde fazla duruluyor. Kadınlar daha fazla iş yaşamına önem veriyor artık ve kariyer kaygıları var. Bize doğurganlığını korumak amacıyla başvuranlar var. Bu gibi kadınlarda elimizde çok fazla yöntem yok ve başarılı da değil. Yumurta dondurulması yeni tekniklerle daha başarılı olacak. Özellikle ani dondurma yöntemleri var ki bunlar başarıyı artıracak. Eğer bu gerçekleşirse bir kadının evli olmasına gerek kalmayacak. Hayatının erkeğiyle henüz karşılaşmamış bir kadın yumurtalarını dondurarak evlendiğinde bunu yapabilecek.
* * * * *
40 yaşından sonra gebelik mümkün mü?
Bir kadın yumurta ürettiği sürece kendi yumurtasıyla gebe kalabilir. Ancak bu mümkün değilse bir başka kadının yumurtasını alarak gebelik elde edebilir. Bu da aslında yapısal herhangi bir sorun olmadığı sürece gebeliğin ileri yaşlarda da mümkün olduğunu gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı ve Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, gebeliği ertelemeyi düşünenlere yumurta takibi yapmayı öneriyor.
İleri yaş gebeliğinin sakıncaları neler?
İleri yaşlarda yumurta rezervi azalacağından zaman sınırlıdır ve daha aktif davranmak gerekir. Bunun için hastanın yumurtlamasını takip etmek, gerektiğinde yumurta sayısını artırıcı tedaviler ve tüp bebek yöntemi uygulanabilir. Bu arada kadının sigara kullanmamasını şiddetle tavsiye etmek gerekir. İleri yaş gebeliğin anneye getirdiği birtakım problemler tabii ki olacaktır. Öncelikle yaş ilerledikçe, şeker ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları daha da sık görülür. 35 yaş üzerinde kronik hipertansiyon, genç yaşa göre iki-üç kat artış gösteriyor. Yüksek tansiyona bağlı bebek gelişim problemleri ve gebeliğin etkisiyle tansiyonda majör artışlar ve preeklemsi dediğimiz hayatı tehlikeye atabilecek problemler meydana gelebilir. İkinci büyük sağlık sorunu ise diyabettir. Yaşla beraber özellikle tip 2 diyabet sıklığı, iki-üç kat artar. Bu durum kontrolsüz şeker yükselmesiyle seyrederek hem anne hayatını olumsuz etkiler hem de gelişen fetüs üzerinde yapısal anomali riski oluşturur. Kromozomal anomaliler, örneğin down sendromu bu yaşla beraber artış gösteren durumlardan. Yaşla beraber düşük, derin ven trombozu, dış gebelik, erken doğum ve anne karnında gelişim geriliği gibi önemli sorunlar görülebilir. İleri yaşta anne-bebek ölümleri, genç yaşa göre daha fazla.
40'ından sonra annelik herkes için mümkün mü?
Her kadın için geçerli olmamakla birlikte, biyolojik açıdan geç menopozun gözlendiği durumlarda olabilir. Her kadının genetik yapısındaki farklılıklar, erken yaşlardan itibaren yumurta yetersizliği ve buna bağlı rezerv düşüklüğü çocuk sahibi olabilme potansiyelini azaltıyor.
İleri yaş anneleri hangi testleri yaptırmalı?
Âdetin iki-üçüncü günü yapılacak olan FSH, LH, E2 ölçümü bize yumurtalık rezervi hakkında bilgi verir. Çok yüksek değerler ise menopozal dönemin başladığının göstergesi olabilir. Ek olarak istenen TSH ve serbest T3-T4 testleri, tiroid hastalığıyla ilgili var olan bir yetersizliği ya da aşırı tiroid hormon üretimini ortaya çıkararak, bu durumların gebelik ve gebelik oluşumu üzerine istenmeyen etkilerini önlememizi sağlar. Rahmin iç yapısının özelliği, yapılabilecek hidrosonografi ya da histerosalpingografi fikir verici olabilir. Tanısal laparoskopi gebeliği engelleyen bir pelvik bozukluğun tanınması açısından yapılabilir. Yapılacak tetkikler gereksiz ve yok yere hastanın gebelik oluşumu açısından geç kalınmasına yol açmamalıdır. Eş faktörünün de değerlendirilmesi artan eş yaşı nedeniyle akılda tutulması gereken bir testtir.
* * * * *
Genetik kusurlar önceden görülebilir
Ülkemizde yumurta dondurma yasak değil mi?Ülkemizde tıbbi zorunluluklar dışında yumurta dondurulması yasal değil. Onun dışında özellikle son birkaç yıl içinde acaba yumurtalıklar içinde kök hücre var mı ve bunlar üreme için kullanılabilir mi sorusu gündeme geldi. Bu tartışmaları ilk başlatan 2004 yılında fareler üzerinde yapılan bir çalışmaydı. Faralerde yumurtalıklar bitince de yumurta yapımının devam ettiğini söylüyordu ki bu bizim klasik bilgimizi yalanlıyordu. Çünkü klasik bilgi, kadın ömür boyu harcayacağı yumurtalarla doğup menopoza girdiğinde bittiği şeklindedir. Gerçekte kadında yumurta yapımı devam eder ve bunlar ileride kullanılabilir mi yoksa menopozda tamemen biter mi tartışmalı.
Gebelik komplikasyonlarına yönelik bir yenilik var mı?
Genetik kusurları önceden tanımlama mümkün. Ama butün genlere bakamıyoruz. Hepsini incelediğimizde embriyonun ileride yatkın olabileceği hastalıkları görebileceğiz. Ancak seçim yapılması etik mi tartışmalı.
* * * * *
En son seçenek yumurta bağışıyla annelik
Beslenme ve spor gebelik şansını artırır mı?Tıpkı genç annelerde olduğu gibi burada da önemlidir. Ancak annede örneğin kalp hastalığı gibi bazı tıbbi problemler varsa kısıtlamalar getirilip egzersiz düzeni değiştirilmeli. Bizim önerimiz, günde yaklaşık 30 dakika yorulmadan yapılan yürüyüşlerdir. Gebelik öncesi yapılan egzersizler anneyi yormuyorsa ve aşırı enerji tüketmesine yol açmıyorsa devamı önerilebilir. Yüzme çok aşırı olmamak kaydıyla uygun olabilir.
Yumurta bağışıyla da olsa bir kadının hamile kalması