Antalya Tüp Bebek Merkezleri

Antalya Tüp Bebek Merkezleri konusunda, Sağlık Bakanlığından onaylı Tüp Bebek Merkezleri'nin isim, adres ve telefon numaraları aşağıdadır. Bu hastahaneler ile ilgili görüşlerinizi ve merak ettiklerinizi yorum linkine tıklayarak belirtebilirsiniz.


Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dumlupınar Bulvarı Kampüs Alanı / ANTALYA
0 (242) 227 43 43 /55130


Antalya Özel Anadolu Hastanesi ÜYTE Merkezi
Çaybaşı Mahallesi Burhanettin Onat Caddesi 1352 Sok.No:12 / ANTALYA
0 (242) 312 52 52


Özel Antalya ÜYTE Merkezi
Kanal Mah.Halide Edip Cad. No: 7 / ANTALYA
0 (242) 345 47 17

Gelecek Tüp Bebek Merkezi
Şirinyalı Mah. Özgürlük Bulvarı No:76 ANTALYA
0 (242) 316 04 05

Yeni İlaç Tedavileri

Cihan Haber Ajansının yayımladığı haberde Akay Hastanesi Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Tolga Ecemiş, tüp bebekte yeni ilaç tedavi uygulamalarının başarıyı artırdığını söyledi.

Akay Hastanesi Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Tolga Ecemiş, tüp bebek tedavisinin hastalara uygulandıkça, çifte özel, başarı oranını artıran yeni laboratuar uygulamalarının gündeme geldiğini söyledi. Tüp bebek tedavisinin kısır bir çiftin karşısına çıkan son seçenek olduğuna dikkat çeken Ecemiş, son zamanlarda yeni şeyler gibi sunulan yöntemlerin yıllardır uygulandığını belirtti. İlaçsız tüp bebek, embriyo dondurma işlemi, histeroskopi gibi yöntemleri buna örnek olarak gösteren Ecemiş, `Embriyoloji laboratuarında yapılacak uygulamalara ek olarak anne adayının yumurta gelişimini direkt etkileyen yeni ilaç tedavi uygulamaları (protokolleri) tüm dünyada kabul görmektedir.` dedi.

Kaliteli yumurtaların aynı zamanda gebelik oranlarını artırdığına da dikkat çeken Ecemiş, `Tüp bebek tedavisinin ilk aşaması olan yumurta takibinde, anne adayına bir süre belirli dozlarda hormon iğneleri yaparak yumurtaların olgunlaşmasını ve yumurta toplamaya hazır hale gelmesini sağlarız. İşte tam da bu aşamada geliştirilen yeni tedavi uygulamaları ile bu yumurtaların kalitesini yüzde 20 artırıyoruz.` diye konuştu.

İlk tüp bebeğin 1989 yılında dünyaya geldiği Türkiye`de yapılan araştırmalara göre yılda 40 bin çift tüp bebek tedavisi yaptırıyor.

Kredi Kartına Taksitle Tüp Bebek

Bursa da bir Tüp Bebek Merkezi, tedavi ücretleri için kredi kartına 12 taksit yaparak ayda 333 liradan taksitlerle hizmet vermeye başladı.

Bursa`da bir tüp bebek merkezi, çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için kredi kartına 12 ay taksit imkanı sağlıyor. Tüp bebek merkezinin yöneticisi Kadın Doğum Uzmanı Armağan Ulubaş, yaptığı açıklamada, Türkiye`de ilk kez 1998 yılında gerçekleştirilen tüp bebek uygulamasının, 11 yılda büyük bir mesafe katettiğini belirtti.

İlk dönemlerde anne ve baba adayları için yaklaşık 10 bin TL olan uygulamanın maliyetinin bugün 4 bin TL`ye kadar düştüğünü dile getiren Ulubaş, merkez olarak bu fiyata da 12 taksit imkanı sağlamak için bir kampanya düzenlediklerini bildirdi.

Dünya genelinde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle bazı çiftlerin çocuk sahibi olma isteğini ertelemek zorunda kaldıklarına işaret eden Ulubaş, ``Bazı çiftler bize gelerek kredi kartına taksit uygulayıp uygulamadığımızı soruyordu. Bunun üzerine biz de bir banka ile anlaşarak kredi kartına 12 ay taksit yapmaya başladık`` dedi.

Kampanya çerçevesinde anne ve baba adaylarının ayda 333 TL`ye tüp bebek uygulamasını yaptırabildiklerini anlatan Ulubaş, ``Kampanyamız sayesinde çiftler bebek sahibi olmak isterken fazla zorlanmıyorlar`` diye konuştu. • AA

Kısırlık Nedenleri

Kısırklık nedenleri nelerdir? Çağdaş dünya kısırlığa mı sebep oluyor ? Kısırlık tedavisi mümkün mü? 2 milyon kişinini kısır olduğu Türkiye'de kısırlık giderek artıyor. Uzmanlar, kısırlığın en önemli sebebi olarak modern yaşamı gösteriyor...

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 2 milyon kişi kısır. Aynı zamanda Türkiye'de kısırlık giderek artıyor. 150 bin çift ise çocuk sahibi olmak için tedaviyi bekliyor. Yüzyıllardır süregelen ve mutluluğun anahtarı olarak görülen çocuk sahibi olmak nasıl oluyor da bu kadar zor bir hal aldı? Modern yaşam gerçekten doğurganlık üzerinde bu kadar etkili mi? Bu soruların cevabını Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Kağan Kocatepe’den aldık.

32 yaş sonrası riskli

Modern yaşam öncelikli olarak çiftlerin çocuk sahibi olmasını nasıl etkiliyor?

Öncelikle iş yaşamı nedeniyle kadınlar hamile kalma yaşlarını geciktiriyorlar. Modern yaşamın doğurganlık üzerindeki en önemli etkisi bu. Doğurganlık 20-25 yaş arasında maksimum seviyede olur. 25 yaşından sonra özellikle de 32 yaşından sonra ise inişe geçiyor.

Nasıl fark ediliyor?

Örneğin kadın ilk çocuğuna hamile kalmak için sadece 1 ay uğraşırken ikinci çocuğuna hamile kalmak için 6 ay deniyor fakat hamile kalamıyor. Peki, ilk çocuğu kaç yaşında 10 yaşında. Aradan 10 yıl geçtiği için doğurganlık azalıyor. Bu nedenle yaş faktörü nedeniyle hamileliği geciktirmek doğurganlığı direkt olarak artırıyor. Buradan çıkan sonuç ise hamileliği geciktirmek zorunda kalanlar doğurganlık ölçümlerini yaptırmak zorundalar. Ultrasonla yumurtalıklara bakılıyor ve adet kanamasının üçüncü gününde kan alımıyla doğurganlığın ne düzeyde olduğu saptanabiliyor. Yaşına göre doğurganlık iyi seviyede ya da doğurganlık azalmış sonucu çıkabiliyor.

Obeziteye dikkat!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Kağan Kocatepe

Beslenmenin doğurganlık üzerinde direkt etkisi var mı?

Modern yaşamın beraberinde getirdiği bir diğer sorun da beslenmedir. Beslenme alışkanlıklarının getirdiği en önemli sorun obezitedir. Obezite doğurganlığı azaltma olmasa da yumurtlamayı baskılamaya neden olur. Kilo fazla oldukça yumurtlama da o kadar az olur. Yani bir kadın yılda 12 kere yumurta üretiyorsa 12 defa doğurganlıkla karşılaşıyor demektir. Eğer obezite sınırına gelmişse bu doğurganlık yüzde 50’ye kadar azalmış olur.

Cep telefonu dengeyi bozuyor

Cep telefonu, bilgisayar gibi elektronik aletlerin ne tür etkisi bulunuyor?

Modern yaşamın getirdiği diğer şeyler ise etraftaki radyasyondur. Etraftaki radyasyon ne yapar ve etrafta gerçekten çok ciddi bir radyasyon var mı buna bakmak lazım. Çok ciddi bir anlamda radyasyon yok. Radyasyon olarak tanımladığımız şey röntgen çekilirken alınan radyasyondur. X ışını vücudun dengesini kalıcı olarak bozabiliyor. Elektromanyetik dalga dediğimiz şey ise vücudun dengesini kalıcı olarak bozmuyor fakat dengeyi sarsabiliyor. Cep telefonu, uzaktan kumada, internet bağlantıları gibi yüzlerce elektronik kaynakla karşı karşıyayız. Bunların arasında en tehlikeli olanı ise cep telefonudur. Cep telefonu giderek yaygınlaşıyor. Cep telefonu kullanımında kısıtlama getirmek gerekiyor. Elektromanyetik kaynaklar arttıkça yumurtlamayı ve yumurtanın kalitesini bozabilir. Şu an için kanıtlanmış bir bilgi yok. Erkekte ise sperm şekil bozukluğu, hareket azlığı ve miktar azlığı yapabilir. Mümkün olduğu kadar klasik şeylere yönelmek lazım. Örneğin evde cep telefonu yerine normal telefonla konuşmak gerekir.

Hazır gıdaların doğurganlığı azalttığı doğru mu?

Gıdalar dördüncü nedendir. Özellikle hormonlu gıdalar. Hormonlu gıdalardan özellikle östrojen yani kadınlık hormonu alıyorsunuz. Bu hormon erkeklerde göğüs büyümesine neden olabilir, kadınlarda da yumurtlamayı kesebilir. Mümkün olduğu kadar doğal ürünlerle, mevsim sebzeleriyle beslenme gerekir. Kışın domates yemenin bir anlamı yok.

Düşük oranlarının artmasının nedeni teknoloji olabilir mi?

Düşük oranlarının artması, tüp bebek oranlarının artmasının en önemli nedeni teknoloji değil de insanların geç yaşta hamile kalmasıdır. 35 yaşında hamilelik başladığı zaman bunun düşükle sonuçlanması yüzde 20-25 arasındadır. 35 yaşında çocuk doğurmak için çabalayan bir çiftin başarıya ulaşması bir yıl sonunda yüzde 50’lilerde, 25 yaşında bir çiftin yüzde 85’lerdedir. Teknolojinin tabii ki etkileri oluyor fakat tamamen bu sebepten oluyor demek de çok doğru değil.

Stresin ne tür bir etkisi bulunuyor?

Çalışma saatlerinin uzaması, trafik stresinin yaşanması gibi koşullar yorgunluk olarak geri dönüyor. Yorgunluk da cinsel arzuyu azaltıyor ve cinselliğe ayrılan süreyi azaltıyor. Vücudu yorduğu için yumurtlama fonksiyonlarını da azaltıyor. Erkekte ereksiyon kaybına nende oluyor.

Doğum kontrol hapları aklandı

Doğum kontrol hapları kısır yapıyor mu?

Doğum kontrol hapları kısır yapmaz sadece 5 yıl boyunca doğum kontrol hapı kullanan bir kadın hemen hamile kalamazsa bunu doğum kontrol hapına bağlar oysa ki 5 yıl içerisinde doğurganlık azalmıştır.

Amerika’daki en önemli sorun

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kısır yapabilir mi?

Cinsel yolla bulaşan Klamidya ve Gonore bakterisi tüplerde tıkanıklığa neden olabiliyor. Erkeklerde de kanallarda tıkanıklık yapabiliyor. Tüplerde tıkanıklık olunca yumurta hücresini rahim içine aktaran döllenmenin gerçekleştiği yollarda tıkanıklık olduğu için sperm ve yumurta hücresi karşılaşamadığı için gebelik oluşamıyor. Amerika’da bu sorun birinci sıradaki kısırlık nedeni oluyor.

(Bugün Gazetesi)

İlgili Başlıklar:

Tüp Bebekte 3 Deneme

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Tolga Ecemiş, Türkiye’de her yıl 40 bin çiftin tüp bebek yöntemini denediğini açıkladı.

Her 100 çiftten 15’inde kısırlık sorunu olduğunu belirten Ecemiş şunları söyledi: “10 yıldan bu yana yaklaşık iki yüz bin çiftin tüp bebek denemesi başarısız oldu. Bu rakam tüp bebek denemesinde yüzde 50’lik bir başarı sağlandığını gösteriyor. Bu bilgisizlikten kaynaklanıyor. Bir kez deneme yapan ancak başarısız olduktan sonra vazgeçen çok çift var. Bu kişilere en az üç deneme öneriyorum.

Hürriyet

Kısırlık Aşısı Yerine Mikro IVF Yöntemi

Tüp Bebek Tedavisinde Kısırlık Aşısı Yerine MikroIVF Yöntemi

Maya Tüp Bebek Merkezi Tıbbi Direktörü Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, infertilite tedavisinde klasik tedavi yöntemlerine alternatif olabilecek, yeni tedavi yöntemi MikroIVF ile başarı oranının iki katı olduğunu söyledi. Türkiye'de infertil çiftlerin neredeyse tamamına tüp bebek tedavisi uygulanmadan önce ortalama 2 kez aşılama tedavisi uygulanıyor. Hafif ve orta şiddetli erkek infertilitesi ve açıklanamayan infertilite problemlerinde yoğun olarak kullanılan aşılama tedavisi, çoğu zaman yüzde 10 - 15 oranlarında başarı sağlıyor. Birkaç aşılama denemesi ardından çiftler sonuç alamayınca Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon işlemine yönlendiriliyor.

Aşılama yerine uygulanabilecek yeni MikroIVF yöntemi ile gebelik başarı oranı iki katına çıkarılabiliyor. Üstelik infertil çiftler MikroIVF yöntemi ile Mikroenjeksiyon işlemine göre daha az ilaç kullanarak ve daha az maliyet ödeyerek tedavi olabiliyor. İnfertil çiftlerin tüp bebek merkezlerine başvuru oranı Türkiye'de % 15'lerde. Bu oran % 45 olan dünya ortalamasının oldukça gerisinde yer alıyor.

PEKİ NASIL UYGULANIYOR

Yaklaşık 2 hafta süre ile tüp bebek tedavisine göre ciddi oranda daha az ilaç kullanılarak, yumurtaların geliştirilmesinin ardından, yumurta toplama işleminden elde edilen birkaç yumurta ile babadan alınan spermlerin yan yana getirilerek doğal olarak döllenmenin sağlanması bekleniyor. Döllenen yumurtalar 2. veya 3. gün transfer ediliyor.

Şanlıurfa OSM Ortadoğu Hastanesi Tüp Merkezi

Şanlıurfa'da hizmet veren Ortadoğu Sağlık Merkezi artık tüp bebek hizmeti de verecek. OSM Ortadoğu Hastanesi`nin ikinci katında hizmet verecek olan merkezin, bölgenin önemli bir ihtiyacı karşılayacağını söyleyen Özel OSM Ortadoğu Hastanesi Genel Direktörü Uzm. Dr. İ.Halil Baysal, `Kadın ve erkek infertilite (kısırlık) tedavisi, tüp bebek uygulaması, sperm analizi, mikroenjeksiyon, embiryo dondurma gibi birçok konuda hizmet vereceğiz. Merkezimiz sadece kısırlık konusunda tanı ve tedavi hizmeti vermek üzere kurulmuştur.` dedi. ZAMAN

Tüp Bebek Merkezleri Yönetmeliği

Aşağıda Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan Tüp Bebek Merkezleri Yönetmeliğini bulabilirsiniz.

T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması
Genel Müdürlüğü






ÜREMEYE YARDIMCI TEDAVİ
MERKEZLERİ
YÖNETMELİĞİ



Bu kitapçığın hazırlanmasına esas olan Yönetmelik, 21 Ağustos 1987 tarih ve 19551 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış; 19 Kasım 1996 tarih ve 22822 sayılı Resmi Gazete’de, 11 Ocak 1998 tarih ve 23227 sayılı Resmi Gazete’de, 28 Ocak 1998 tarih ve 23244 sayılı Resmi Gazete’de, 31 Mart 2001 tarih ve 24359 sayılı Resmi Gazete’de ve 08 Temmuz 2005 tarih ve 25869 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan şekliyle değiştirilmiştir.




2005







ÜREMEYE YARDIMCI TEDAVİ (ÜYTE)
MERKEZLERİ YÖNETMELİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Amaç
MADDE 1- (19 Kasım 1996 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Bu Yönetmeliğin amacı; çocuk sahibi olamayan evli çiftlerden tıbben uygun görülenlerin üremeye yardımcı tedavi metodları vasıtasıyla çocuk sahibi olmalarının sağlanması için, bu uygulamanın esaslarını, bu uygulamayı yapacak merkezlerin açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları, bunların bağlı olduğu kamu kurum ve kuruluşlarının, gerçek kişilerin, özel hukuk tüzel kişilerin uymakla mükellef olduğu
hususları düzenlemektir.

Kapsam
MADDE 2- (19 Kasım 1996 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Bu yönetmelik, üremeye yardımcı tedavi metodlarını uygulayan kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri, özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların üremeye yardımcı tedavi yöntemleri ile ilgili faaliyetlerini kapsar.

Kanuni Dayanak
MADDE 3- (11 Ocak 1998 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Bu yönetmelik, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3 üncü ve 9 uncu maddeleri ile 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar
MADDE 4- (11 Ocak 1998 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Aksi belirtilmedikçe bu yönetmelikte geçen;
a) Bakanlık : Sağlık Bakanlığı’nı,
b) Bakan : Sağlık Bakanı’nı,
c) Komisyon :Üremeye Yardımcı Tedavi Yöntemleri Bilim Komisyonu’nu,
d) Genel Müdürlük : Bakanlığın Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü’nü,
e) Genel Müdür : Bakanlığın Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürü’nü,
f) Üremeye yardımcı tedavi yöntemleri: Anne adayının yumurtası ile kocanın spermini çeşitli yöntemlerle döllenmeye daha elverişli hale getirerek, gerektiğinde vücut dışında döllenmesini sağlayıp, gametlerin veya embriyonun anne adayının genital organlarına transferini ifade eden ve modern tıpta bir tıbbi tedavi yöntemi olarak kabul edilen uygulamaları,



g) Merkez: Genel olarak üremeye yardımcı tedavi yöntemleri uygulanan merkezleri,
h) Özel Merkez :Üremeye yardımcı tedavi yöntemlerinin uygulandığı ve gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine ait olan merkezleri,
ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM
Üremeye Yardımcı Tedavi Yöntemleri
Bilim Komisyonu

Bilim Komisyonu ve Alt Komisyonların Kuruluşu
MADDE 5- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Merkezlerin açılması, denetlenmesi, değerlendirilmesi ve kapatılması ile ilgili tavsiye kararları almak üzere Bakanlıkça Üremeye Yardımcı Tedavi Yöntemleri Bilim Komisyonu ve alt komisyonlar oluşturulur.
Komisyon, ilgili Müsteşar Yardımcısının Başkanlığında;
a) Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürü, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü ve Sağlık Eğitimi Genel Müdürü ile Bakanlık Birinci Hukuk Müşaviri,
b) Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşlarında çalışan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarından ikisi ÜYTE Ünitesi Sorumlusu olabilme niteliklerine sahip üç uzman tabip,
c) Tıp fakülteleri kadın hastalıkları ve doğum bölümü öğretim üyelerinden ÜYTE Ünitesi Sorumlusu olabilme niteliklerine sahip bir kişi, tıbbi histoloji ve embriyoloji bölümü öğretim üyelerinden bir kişi ve tıbbi genetik bölümü öğretim üyelerinden bir kişi olmak üzere toplam üç uzman tabip,
d) Özel Hastanelerden ÜYTE Ünitesi Sorumlusu olabilme niteliklerine sahip bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı,
e) Türk Tabibleri Birliği Merkez Konseyi tarafından belirlenecek bir uzman tabip,
f) Tıp Fakülteleri veya Bakanlığa bağlı eğitim hastanelerinde çalışan bir üroloji uzmanı,
olmak üzere toplam 15 kişiden teşekkül eder.
(b), (c), (d) ve (f) bendlerinde belirtilen üyeler ve yedekleri, Genel Müdürün üye sayısının iki katı kadar teklif ettiği kişiler arasından Bakan tarafından seçilir.
Bakan tarafından seçilen üyeler bir yıl süre ile görev yaparlar. Üyeliğe tekrar seçilmek mümkündür.
Komisyondan ayrılan ya da üyeliği düşen üyenin yerine, yedek üye Bakan tarafından asil üye olarak görevlendirilir ve Bakan tarafından aynı usulle yeni yedek üye seçilir.
Seçilmiş üyelerden mazeretsiz olarak üst üste iki toplantıya veya bir yıl içinde toplam dört toplantıya katılmayanların üyelikleri düşer. Mazeret bildiren üyelerin yerine yedek üyeler toplantıya katılır.
Bakanlık, ihtiyaca göre değerlendirme ve izleme görevlerini yapmak üzere uygun gördüğü illerde alt komisyonlar oluşturabilir.
Alt Komisyon, kurulduğu ilin Sağlık Müdürü veya ilgili müdür yardımcısının başkanlığında;


İl Sağlık Müdürlüğünden, Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması ve Yataklı Tedavi Kurumları Şube Müdürü,
Tıp fakülteleri veya Bakanlığa bağlı eğitim hastanelerinde çalışmakta olan kadın hastalıkları ve doğum bölümü öğretim üyelerinden ÜYTE ünitesi sorumlusu olabilme niteliklerine sahip üç uzman tabip,
Özel hastanelerden ÜYTE Ünitesi Sorumlusu olabilme niteliklerine sahip bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı,
Tıp Fakülteleri veya Bakanlığa bağlı eğitim hastanelerinde çalışan bir üroloji uzmanı,
Kamu veya özel ÜYTE Merkezlerinden embriyoloji laboratuvarı sorumlusu olma özelliklerine sahip bir kişi,
olmak üzere toplam (9) kişiden oluşur.
Alt komisyon üyelerinin seçilme şekli ve görev süreleri bilim komisyonunda olduğu gibidir.

Komisyonun ve Alt Komisyonların Çalışma Şekli ve Görevleri
MADDE 6- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Komisyon, her üç ayda bir Bakanlığın daveti üzerine toplanır. Gerek görüldüğünde Başkanın önerisi üzerine de toplanabilir.
Komisyon gündemi Genel Müdür tarafından, Komisyon Başkanı veya Komisyon üyelerinin tekliflerine göre tespit edilir ve toplantı daveti ile birlikte en az 7 gün önceden üyelere bildirilir.
Komisyon üye tam sayısının 2/3 çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alır. Oylarda eşitlik halinde Başkanın belirtmiş olduğu görüş kabul edilmiş sayılır.
Komisyonun sekreterya hizmetlerini Genel Müdürlük yürütür. Komisyon, gündem maddelerini inceler ve raporunu hazırlar. Komisyon’un tavsiye kararları, yazılı metin haline getirilerek üyelerce imzalanır ve Bakanlık Müsteşarı’nın onayından sonra uygulanır.
Komisyon, gerektiğinde ilgili kişi ve kuruluşlardan bilimsel görüş isteyebilir.
Komisyon, çalışma izni isteyen Merkezlerin incelenmesini dosya üzerinde ve alt komisyonlarda incelenmemişse mahallinde yaparak görüşünü Bakanlığa bildirir.
Bakanlık, merkezlerin uygulama sonuçlarını değerlendirir ve gerekli görür ise ayrıca Komisyondan inceleme ve değerlendirme yapılmasını ister.
Alt komisyonlar, kendilerine gönderilen ve çalışma izni isteyen merkezlerin incelenmesini dosya üzerinde ve mahallinde yaparak görüşünü Bakanlığa bildirir.
Bakanlık tarafından gönderilen program çerçevesinde daha önce açılmış ÜYTE merkezlerinin izleme ve değerlendirilme çalışmaları alt komisyonlar tarafından yapılır.
Alt komisyonların çalışma şekli ve karar sayısı Bilim Komisyonunda olduğu gibidir.




ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Üremeye Yardımcı Tedavi Yöntemlerinin Uygulandığı
Merkezlerin Kurulması ve Açılma İzni ve
Ruhsatname Verilmesi
Kurulma
MADDE 7- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Merkezler; kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından bunlara ait genel ve özel hastaneler bünyesinde bir ünite şeklinde veya sadece (ÜYTE) uygulamak maksadıyla müstakil olarak kurulabilir.
Bütün merkezlerin çalışma yapabilmesi için Bakanlıktan izin alınması zorunludur. Bünyesinde birden fazla kadın hastalıkları ve doğum kliniği bulunan hastanelerde bile, tek bir merkez açılmasına izin verilir. Merkez sahibi değişik illerde ve bir ilde birden fazla merkez açabilir. Ancak, bu takdirde merkezde görev alacak mes’ul müdür ve diğer personelin farklı kişiler olması ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak izin alınması şarttır.
Bu merkezlerde farklılıklar belirtilmek kaydıyla (Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi 1, 2 veya Mamak Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi, Bursa Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi gibi) aynı ad kullanılabilir. Merkez sahibi kişi veya kuruluş veya üçüncü şahıslar tarafından; şube, irtibat bürosu ve benzeri isimler altında veya belirli merkez veya merkezlere hasta temini amacıyla bir yer açılamaz. Merkezler ile diğer tabip veya kuruluşlar arasında hastanın tabibini seçme hakkını sınırlandıracak şekilde sözleşme ve işbirliği yapılamaz.
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait hastaneler bünyesinde ya da bu kurum ve kuruluşlar tarafından müstakil olarak kurulacak merkezlerin açılabilmesi için yazılı izin belgesinin; özel hastane bünyesinde ya da müstakil olarak gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından açılacak merkezler için de Ruhsatnamenin, Bakanlık’tan alınması zorunludur.
Üremeye yardımcı tedavi yöntemleri konusunda eğitim verecek merkezlerin nitelikleri, çalışma usul ve esasları Komisyon’un da görüşü alınmak suretiyle hazırlanan tebliğ ile düzenlenir. Eğitim merkezleri, bu Yönetmelik’te ve tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kurulur ve faaliyet gösterirler.

Başvurma ve Gerekli Belgeler
MADDE 8- (19 Kasım 1996 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Merkez açacakların, bir dilekçe ile mahallin en büyük mülki amirliğine başvurmaları gereklidir. Bu dilekçede: merkezin açılacağı yerin adresi, binanın özellikleri ve ne kadar hasta yatağının bulunacağı belirtilir.
Ayrıca;
a) Ölçekli vaziyet planı(1/500 ölçekli, arsa üzerindeki bütün binaları gösterir plan),
b) Planlar (En az 1/100 ölçekli, binanın tümüne ait kat planları),

c) Kesitler ve cepheler (1/100 ölçekli)
(a,b,c bendlerinde istenilen proje ve kesitler, proje müellifi ve mahalli Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce tasdik edilerek,ikişer takım ozalit kopya halinde hazırlanır.)
d) ÜYTE Merkezinde kullanılacak cihazları gösterir etraflı bir liste (Ek 1),
e) Merkezlerde görevlendirilecek Mes’ul Müdür, Merkez sorumlusu ve diğer personelin isimleri ve çalıştıkları alanlar ve bu alanlarla ilgili uzmanlık belgeleri, sertifikaları veya resmi belgeler,
f) Kurucu gerçek kişi ise nüfus cüzdanının, özel hukuk tüzel kişi ise tüzel kişiliğin kurulmasına ilişkin sözleşme, senet veya tüzüğün noterden tasdikli örneği, bu merkezlerdeki mes’ul müdürün iki adet fotoğrafı,
dilekçeye eklenir.

Bina Durumu
MADDE 9-(11 Ocak 1998 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) ÜYTE Merkezleri, bu Yönetmelikte belirtilen şartları haiz hastanelerde ve binalarda kurulur.
Ancak; müstakil merkezler, İmar Kanunu ile Tüzük ve Yönetmelikleri hükümlerine göre yapılmış ve kullanma izni alınmış binalarda kurulur. Başka amaçla yapılmış olup da merkez açılacağı belirtilerek umumi binaya çevrilme ile ilgili olarak mahalli belediyeden izin alınmamış olan ve yangına karşı güvenlik önlemleri bulunmayan binalarda merkez açılamaz.
Merkezlerde tek yataklı hasta ve muayene odaları en az 9 m2 olacak; birden çok yataklı odalarda hasta başına en az 7 m2 alan düşecektir. Hasta odalarının bulunduğu koridorların genişliği en az 2 m olacaktır. Buralara, ancak sedye taşınmasına engel olmamak koşulu ile hemşire istasyonu bankosu konabilir.
Katlar arası sedyeli hasta taşınmasında gerekli olduğu hallerde kullanılacak olan merdiven ve sahanlık en az net 1.3 m. genişlikte, basamak yüksekliği 16-18 cm., basamak genişliği 30-33 cm. arasında olmalıdır.
Merdiven rıhtları özürlülerin çıkışını zorlaştırmayacak şekilde düz bir satıhla bitirilmeli, merkez girişine özürlüler için uygun eğimli rampa yapılmalıdır.
Zemin dışında iki kattan yüksek merkezlerde, yeteri kadar asansör bulunması zorunludur. Asansörün sedye ve onu kullanacak personeli alacak büyüklükte olması gerekir. Asansör birden çok ise birinin bu nitelikte olması yeterlidir.
Merkezler, mutlaka kaloriferle ısıtılır ve bütün bina uygun sıcaklıkta tutulur.

Açılma İzni, İzin Belgesi ve Ruhsatname
MADDE 10- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) 8 inci maddeye uygun olarak düzenlenen dilekçe ve ekleri üzerine İl Sağlık Müdürü veya görevlendireceği Müdür Yardımcısı başkanlığında, bir hekim ve İl Sağlık Müdürlüğü veya İl Bayındırlık Müdürlüğünden bir Mühendis olmak üzere üç kişilik bir heyetin mahallen inceleme yapmasından ve rapor düzenleyerek, açılması istenen merkezi kontrol ederek eksiklikleri var ise tamamlattırmasından sonra, ilgili belgeler aynı ilde alt komisyon varsa alt komisyona, yoksa Valilik görüşleri ile birlikte Bakanlığa gönderilir.
Başvuru dosyası,15 gün içinde Alt Komisyon tarafından incelenerek sonucu Bakanlığa bildirilir. Bakanlık yapılacak ilk Bilim Komisyonu toplantısında dosyayı Komisyona sunar, uygun

bulunması halinde ruhsat veya izin belgesi verilir.
Müracaatın yapıldığı ilde alt komisyon yoksa İl Sağlık Müdürlüğü dosyayı doğrudan Bakanlığa gönderir. Genel Müdürlük tarafından dosya içeriği Yönetmeliğe uygun bulunursa Komisyona gönderilir. Bilim Komisyonu ilk toplantısında dosyayı görüşür ve en geç 30 gün içinde mahallinde inceleme yapar veya yaptırır. Dosya muhteviyatı ve fiziki yapı uygun görüldüğü takdirde Bakanlıkça izin belgesi veya ruhsatname düzenlenerek mahalline gönderilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Üremeye Yardımcı Tedavi Yöntemlerinin Uygulandığı
Merkezlerde Bulunması Gerekli Bölümler, Araçlar,
Gereçler ve Personel
Bölümler
MADDE 11- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Merkezlerde uygulama yapılabilmesi için aşağıda belirtilen şartları ve nitelikleri haiz bölümlerin bulunması zorunludur.
a) Hasta kabul bölümü: Yeterli genişlikte ve rahat şekilde döşenmiş bir hasta kabul yeri (en az 25 m2.),
b) Hasta muayene bölümü: Hastaların muayene edilebilecekleri en az iki muayene odası,
c) Ameliyathane: Sadece üremeye yardımcı tedavi yöntemleri uygulanmak üzere; genel anestezi ile laparoskopi yapılmasına müsait şartları taşıyan, oosit elde edilmesi için ultrason cihazı da bulunan ve uygulama esnasında doğabilecek komplikasyonlara da müdahale edilmesine uygun diğer teçhizatı haiz olan standart bir ameliyathane (en az 20 m2.),
d)Embriyoloji Laboratuvarı: Oositlerin alınmasını takiben en kısa sürede oositlerin değerlendirilmesine elverişli, gerekli araç ve gereçlerle donatılmış en az 25 metrekare büyüklüğünde, ısısı ayarlanabilen ve ameliyathaneye bitişik ve pencere veya açılıp kapanan cam bölme veyahut kapı ile ameliyathane ile irtibatlı özel bir laboratuvar,
e) Endokrin ve Androloji Laboratuvarı: Merkezde veya aynı ilde merkezle bağlantısı olan, hasta takibi için gerekli hormon çalışmalarının yapılabildiği ve gerekli araç, gereçle donatılmış bir endokrin laboratuvarı ile merkez içinde androloji laboratuvarı (en az 10 m2.),
f) Sperm odası: Sperm alınması için, laboratuvara yakın içinde lavabo ve duş bulunan özel bir oda,
g) Hasta odası: Hastaların oosit toplanması öncesinde hazırlanması, sonrasında ise ayılması için ameliyathaneye yakın ve standartlara uygun en az iki oda,
h) Görevlilerin soyunma-giyinme ve çalışma odaları: Binanın durumuna ve kadroya göre, hekimlere ve diğer görevlilere gerektiği kadar soyunma-giyinme ve çalışma odaları,
ı) Çalışan personel sayısına göre yeterli dinlenme yerleri,
j) Hemşire ofisi,
k) Danışmanlık/toplantı odası,
I) Yıkanma ve sterilizasyon bölümü,
m) Büro, arşiv ve sekreter odası,
n) Malzeme deposu,

o) Personel ve hastalar ile kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı olmak üzere yeterince tuvalet ve lavabolar ile sıcak sulu duş veya banyolar,
p) Gereğinde kullanılmak üzere tam donanımlı bir ambulans bulundurulması veya ambulans hizmetleri veren bir kurumla ameliyathanede yapılacak her müdahale süresince ambulans bulundurulmasına dair anlaşma yapılması,
r) Kan alma odası,
s) Ultrason odası.
Merkezler genel ve özel hastanelerin bir ünitesi olarak kurulacak ise, (e), (h), (ı), (m), (n), (o), (p), (r), (s) bentlerinde sayılan bölümler olmayabilir.
Ameliyathane, laboratuvar, endokrin ve androloji laboratuvarının zemini antibakteriyel-antistatik malzeme ile kaplanacaktır.
Müstakil Merkezler ayrıca, Bakanlıktan ruhsat almış genel dal hizmeti veren bir hastane (kamu ya da özel) ile sevk protokolü yaparak yoğun bakım hizmetleri vereceklerdir.

Araç ve Gereçler
MADDE 12- (11 Ocak 1998 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Merkezlere açılış izni veya ruhsat verilebilmesi için Ek-1’ de belirtilen araç ve gerecin bulunması zorunludur. Bu liste her yıl Komisyonun yapacağı ilk toplantıda yeni tıbbi gelişmeler gözönünde bulundurularak değerlendirilir. Değişiklik yapılması gerektiğinde, yapılan değişiklikler Bakanlıkça Resmi Gazete’de yayımlanarak duyurulur. Değişikliğin Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte faaliyette olan merkezler yayımlanma tarihinden itibaren 6 ay içinde araç-gereç durumlarını yapılan değişikliğe uygun hale getirmek zorundadırlar.

Elektrik Jeneratörü, Klima ve Gaz Sistemleri
MADDE 13- (11 Ocak 1998 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Merkezlerde elektrik kesintilerinde otomatik olarak devreye girebilecek ve yeterli enerji üretebilecek kapasitede bir jeneratör veya devamlı güç kaynağı bulunması zorunludur.
Ameliyathane, yoğun bakım odasında ve laboratuvarlarda, mikroorganizma geçirmeyecek filtreli bir klima sistemi olmalıdır.
Ayrıca ameliyathane, yoğun bakım ve hasta odalarında merkezi gaz sistemi kurulmalıdır.

Personel Durumu
MADDE 14- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Merkezlerde, aşağıda sayılan ve niteliği belirtilen personelin bulunması zorunludur.
a) Mes’ul müdür: Tam gün süreli çalışan uzman ya da pratisyen hekim,
b) ÜYTE ünitesi sorumlusu; Yurt içinde Bakanlık tarafından belirlenen eğitim merkezlerinde veya yurt dışında üreme tıbbı, infertilite ve yardımcı üreme teknikleri konusunda en az altı aylık uygulamalı bir eğitim programını tamamlamış, belgeleri Bilim Komisyonunca onaylanmış ve Bakanlıkça sertifikalandırılmış kadın hastalıkları ve doğum uzmanı,

c) Bir üroloji uzmanı,
d) Bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı,
e) Embriyoloji laboratuarı sorumlusu; Üremeye yardımcı tedavi konusunda yurt içinde Bakanlık tarafından belirlenen eğitim merkezlerinde veya yurt dışındaki merkezlerde en az altı aylık uygulamalı eğitim görmüş ve belgeleri Bilim Komisyonunca onaylanmış ve Bakanlıkça sertifikalandırılmış tabip, histoloji-embriyoloji uzmanı veya histoloji-embriyoloji alanında üremeye yardımcı tedavi yöntemleri konusunda master veya doktora yapmış veteriner, biyolog, eczacı ve hemşire gibi bir sağlık personeli,
f) Yeterli sayıda sağlık personeli ve idarî personel,
g) Müstakil merkezlerde tam süreli çalışan en az bir anestezi uzmanı ve yeterli sayıda ameliyathane personeli.
Yukarıdaki sağlık personelinin Türkiye’de mesleğini icra etmeye yetkili olması ve bütün personelin yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlardan dolayı hapis cezasına mahkum olmaması şarttır.
Personelin üremeye yardımcı tedavi yöntemleri konusundaki sertifika ve belgeleri, üremeye yardımcı tedavi yöntemleri eğitimine ilişkin tebliğe uygun olacaktır.
Merkez personelinde istifa, yer değişikliği, ölüm ve benzeri sebeplerle yapılan değişiklikler iki ay içinde Bakanlığa bildirilir.
Ancak, ÜYTE ünitesi sorumlusu ve Embriyoloji laboratuarı sorumlusu Bakanlığın onayı olmadan değiştirilemez.
Yukarıdaki fıkralara göre Bakanlığa bildirimde bulunulmadan veya Bakanlık onayı alınmadan personel değişikliği yapıldığının tespit edilmesi hâlinde Komisyonun teklifi üzerine Merkezin, izin belgesi veya ruhsatnamesi Bakanlıkça iptal edilir.

Mes’ul Müdür ve ÜYTE Ünitesi Sorumlusu
MADDE 15- (28 Ocak 1998 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Müstakilen kurulan merkezlerin bir mes’ul müdürü ve ÜYTE ünitesi sorumlusu; hastanelerin kadın hastalıkları ve doğum bölümüne bağlı olarak kurulan merkezlerin de hastane baştabibine veya mes’ul müdürüne bağlı bir ÜYTE ünitesi sorumlusu bulunur.
Mes’ul müdürün 14 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen nitelikleri haiz tam süreli çalışan bir hekim olması gerekir.
ÜYTE ünitesi sorumlusunun 14 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen nitelikleri haiz kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olması gereklidir.
Kamu kurum ve Kuruluşlarınca açılan merkezlerin mes’ul müdürlük görevi, bağlı bulunduğu klinik şefi veya ilgili bilim dalı başkanı veyahut sorumlu uzmanı tarafından "ÜYTE Ünitesi Sorumlusu" sıfatıyla yürütülür.
Merkez mes’ul müdürü 14 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki şart ve nitelikleri haiz, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ise, ayrıca ÜYTE ünitesi sorumlusu olmayabilir. Bu takdirde mes’ul müdür her iki görevi birlikte yürütür.


MADDE 16- 11 Ocak 1998 tarih ve 23227 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır.

BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Yasaklar
MADDE 17- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Bu yönetmelik ile gösterilen vasıf ve şartlarda olmayarak izin belgesi veya ruhsatname alınmadan tabipler ve diğer şahıslar tarafından ÜYTE uygulamak için özel yerler açılması veya oturdukları yerlerin bir bölümünün bu uygulamaya tahsis edilmesi; kendilerine ÜYTE uygulanacak adaylardan alınan yumurta ve spermler ile elde edilen embriyoların bir başka maksatla veya başka adaylarda, aday olmayanlardan alınanların da adaylarda kullanılması ve uygulanması ve bu yönetmelikte belirtilenlerin dışında her ne maksatla olursa olsun bulundurulması, kullanılması, nakledilmesi, satılması yasaktır. Bu yasağa ve bu yönetmelik hükümlerine uymadığı tespit edilenlerin faaliyetleri Bakanlıkça durdurulur.
Yardımcı üreme tekniklerinin uygulandığı merkezlerde üçten fazla embriyo transfer edilmemesi esastır. Yaş faktörü, embriyo kalitesi ve benzeri tıbbî zorunluluk hallerinde üçten fazla embriyo transfer edilmesi durumunda uygulamayı yapan tabip gerekçesini belgelendirmek zorundadır.
Üreme hücreleri ve gonad dokularının saklanması yasaktır. Ancak tıbbî zorunluluk hallerinde üreme hücreleri ve gonad dokuları saklanabilir. Saklanan üreme hücreleri ve gonad dokuları evlilik dışında ve başka şahıslar için kullanılamaz. Dondurulan üreme hücreleri ve gonad dokuları alınan kişinin isteğine göre imha edilebilir.
Üreme hücreleri ve gonad dokularının saklanmasını gerektiren tıbbî zorunluluk hallerinin nelerden ibaret olduğu, üreme hücreleri ve gonad dokuları saklanmasına ilişkin diğer usül ve esaslar Bakanlıkça yayımlanacak tebliğle belirlenir.
Adaylardan fazla embriyo alınması durumunda eşlerden her ikisinin rızası alınarak embriyolar dondurulmak suretiyle saklanabilir. Beş yılı geçmemek şartıyla, merkez tarafından tespit edilecek süre içinde her iki eşin rızası alınarak aynı adayda kullanılabilir. Bu süre sonunda veya eşlerden birinin ölümü veya eşlerin birlikte talebi veya boşanmanın hükmen sabit olması halinde, bu süreden önce saklanan embriyolar derhal imha edilir. Saklama, kullanma ve imha bilgileri Komisyon tarafından belirlenen sürelerde Bakanlığa bildirilir. Saklama ve imha işlemlerinin yapılmasında Ek 3’deki Embriyo Saklama Bilgi Fişi ve Embriyo İmha Bilgi Fişi ile ÜYTE Uygulanacak Çiftlere Ait İzin Belgesi doldurulur.



Açılma Ruhsatnamesi ve İzin Belgesinin İptali
MADDE 18- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Bu Yönetmelikte belirtilen esaslara uymayan merkezler ile uygulamaları ve uygulama sonuçları Komisyon tarafından yeterli bulunmayan merkezlerin faaliyetleri, Komisyon’un görüşü de alınarak, Bakanlıkça üç aydan altı aya kadar durdurulur. Bu süre içerisinde yeniden başvurulduğu takdirde, merkezlerin durumu tekrar değerlendirilerek çalışmasına izin verilir veya faaliyetinin durdurulmasına devam edilir. Sürenin sonuna kadar yeniden değerlendirme talebinde bulunmayan ve durumunda değişiklik olmayan merkezlerin ruhsatı ve çalışma izni iptal edilir. Çalışmaları durdurulan merkezin elindeki vak’alar, en geç on gün içinde Bakanlığa bildirilir.
Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin ihlâl edilmesi halinde, ilk tespitte üç ay süre ile ikinci tespitte ise altı ay süre ile merkez faaliyeti durdurulur. Üçüncü tespitte ise ruhsat ve çalışma izni iptal edilir.

Bilgi formu ve Reklam
MADDE 19- (11 Ocak 1998 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Üremeye yardımcı tedavi metodu uygulaması yaptırmak üzere başvuran evli çiftlerin EK-2’de belirtilen nitelikleri haiz olması şarttır.
Uygulamanın takibinin sağlanabilmesi için, merkezlerin, Komisyon tarafından belirlenmiş standart formlar ile her yılın Ocak ayında, bir önceki yılın çalışma verilerini ve ayrıca her altı ayda bir olmak üzere oluşmuş gebelik bilgilerini Bakanlığa göndermeleri şarttır.
Embriyo saklama ve imha işlemlerinde EK-3’ deki form doldurularak merkezde muhafaza edilir.
Uygulamalara ilişkin olarak merkezlerden toplanan bilgiler, Bakanlık tarafından her yıl rapor haline getirilir ve yayınlanır. Yayınlanan rapor ÜYTE uygulamalarında bulunan ilgili bütün kuruluşlara gönderilir.
İstatistiksel sonuç ve bilgiler merkezler tarafından bilimsel yayın organları haricinde Bakanlık izni olmadan yayınlanamaz. Abartılı sonuç ve başarı oranları bildirimi ile görsel veya yazılı basın kullanılarak hastaların ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açan her tür faaliyet Bakanlıkça izlenir ve uyarılır, tekrarı halinde kapatılması için Bakanlık gerekli işlemleri yapar.
Bu Yönetmeliğin öngördüğü form ve dokümanlar merkezlerde en az beş yıl saklanır ve Komisyon veya Bakanlıkça istenildiğinde ibraz edilir.
İzin Belgesi
Madde 20- (19 Kasım 1996 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Üremeye yardımcı tedavi metodu uygulanacak evli çiftlerin Ek -4’deki izin belgesini doldurmaları şarttır.
Geçici Madde 1- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce faaliyetine izin verilen merkezlerin, durumlarını en geç iki yıl içinde Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirmesi şarttır. Bu süre sonunda eksikliklerini tamamlamayan merkezlerin faaliyetleri durdurulur.

Geçici Madde 2- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce, eğitime başlayanlar ile eğitim için Bakanlık merkez veya taşra teşkilatına veya görevli oldukları kuruma müracaat eden personelin hakları saklıdır. Bu durumda olanlar hakkında merkez personelinin nitelik ve eğitim şartları bakımından eğitime başladıkları veya müracaat ettikleri tarihte yürürlükte olan Yönetmelik uygulanır.

Geçici Madde 3- (08 Temmuz 2005 yayım tarihli Yönetmelik ile değişik) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce bir ÜYTE Merkezinde çalışmış olan personel ile halen faaliyette bulunan merkezlerde çalışan ve bu Yönetmeliğin yayım tarihinden itibaren altı ay içerisinde yapmış oldukları çalışmalara ilişkin belgeleri ile birlikte Bakanlık merkez veya taşra teşkilatına müracaat eden personelin belgeleri Bilim Komisyonunca değerlendirilir, çalışmaları yeterli görülenlere Bakanlıkça sertifika verilir. Yaptıkları çalışmalar Bilim Komisyonunca yeterli bulunmayanların, bu Yönetmelik hükümlerine göre yeniden eğitim görmek talebinde bulunmak hakları saklıdır.

ALTINCI BÖLÜM
Son Hükümler
Bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.
EK:1
ÜYTE MERKEZLERİNDE BULUNMASI GEREKEN ARAÇ VE
GEREÇ LİSTESİ

1-Laminar Flow Hood
2-lnkübator (2 adet ve %5 CO2, %5 O2 ve havayı sağlayacak özelliklerde olmalı.)
3-Mikroskoplar
a)Standart Laboratuvar Mikroskobu
b)Stereoskopic (dissecting) Mikroskop
c) İnvert Mikroskop
4-Multi-blok heater
5-Buzdolabı (dondurucusu ile birlikte)
6-Osmometre
7-Mikrobalans
8-PH Meter
9-Klinik tipi Santrifüj
10-Sperm sayımı için gerekli standart ölçüm aletleri
11-Kültür için gerekli ve yeterli miktarda cam ve disposible malzeme
12-Oosit alınması için Laparoskop ve gerekli ekipman


13-Embriyo Replasmanı için gerekli alet ve disposible malzeme
14-Vaginal problu ve oosit aspirasyonu için gerekli üniteleriyle birlikte ultrason
15-Mikromaniplasyon yapılıyorsa, gerekli standart aletler. (Mikromaniplasyon uygulaması yapacak merkezler, uygulamaya başlıyacaklarını Bakanlığa bildirecekler ve uygulamayı yapacak personelin yurt içinden veya yurtdışından sertifikası olacaktır.)

EK: 2
HASTA SEÇİM KRİTERLERİ
ÜYTE uygulanacak olanların;
1- Evli çift olması,
2- Sadece kendilerine ait üreme hücrelerinin kullanılması,
3- Evli çiftlerin bu Yönetmelik’te öngörülen tedavi yöntemleri dışındaki mevcut tedavi yöntemleri ile çocuk sahibi olamadıklarının belgelenmiş bulunması.

EK-3
EMBRİYO SAKLAMA BİLGİ FİŞİ

Anne adayının adı ve soyadı :
Baba adayının adı ve soyadı :
Uygulanan Yöntem :
İşlem tarihi :
Saklama tarihi :
Dondurma için kullanılan yöntem :
Tekrar kullanma tarihi :
Sonuç :

EMBRİYO İMHA BİLGİ FİŞİ
Anne adayının adı ve soyadı :
Baba adayının adı ve soyadı :
İşlem tarihi :



EK: 4
ÜYTE UYGULANACAK ÇİFTLERE AİT İZİN BELGESİ
KİMLİK KADIN ERKEK
SOYADI :
ADI :
BABASININ ADI :
DOĞUM YERİ :
DOĞUM YILI :

NÜFUSA KAYITLI OLDUĞU
İL :
İLÇE :
KÖY veya MAHALLE :
CİLT :
HANE :
SAYFA :
Uygulamadan önce görevli tabibin açıklaması:
________________________________________

ÜYTE işleminin tıbbi sonuçları, muhtemel komplikasyonları, ağırlığı ve önemi embriyonun nasıl saklanacağı ve sadece kendilerinde kullanılacağı, rıza ve izin olmaksızın her iki işlemin yapılamıyacağı, rıza ve iznin kapsamı ve konusu ÜYTE uygulanacak kişiye ve eşine anlatıldı.
TARİH: GÖREVLİ TABİB
(Adı, soyadı ve imzası):








Rıza Beyanı:
Uygulamadan önce, görevli tabibin bütün açıklamalarını dinledik. ÜYTE işlemine rıza ve iznimiz olmadan girişilmeyeceği, bu işlemin tıbbi sonuçları ve muhtemel komplikasyonları, bize etraflıca anlatıldı.
1- 1-İşlemin başarı garantisinin olmadığını,
2- Oosit alınması esnasında uygulanacak laparaskopik ve diğer işlemlerin risklerinin olduğunu,
3- Muhtemel fötal anomali riskinin olduğunu ve gebelik oluştuğunda, gerektiğinde anomalileri araştırmak için uygulanacak testlerin risklerini özellikle anladık. Bu konuda sorumlulukların bize ait olduğunun bilincinde olduğumuzu, hiç bir şiddet, tehdit, telkin ve maddi veya manevi baskı altında kalmaksızın ÜYTE işlemini kabul ettiğimizi ve kendimize ait embriyoların dondurularak müteakip aylarda kullanılmak üzere üç yılı geçmemek şartıyla klinikte saklanmasına, saklama süresinin sonunda veya ikimizden birinin ölümü veya boşanmamızın hükmen sabit olması halinde veya talebimiz halinde bu süreden önce saklanan embriyoların derhal imha edileceğine izin verdiğimizi, doğacak sonuçları gerek birbirimiz ve gerek tabib ve hastane aleyhine kullanmayacağımızı, sonucuna katlanacağımızı ve bu işlemle ilgili uygulamalara izin verdiğimizi, beyan ederiz.

TARİH KADIN KOCA


ÜYTE işlemiyle ilgili iş bu izin belgesi huzurumda düzenlendi.

TARİH:
GÖREVLİ TABİB:

NOT: Okur-yazarlar imza edecekler, okur-yazar olmayanlar sol elin baş parmağını basacaklar.


Kars'ta Tüp Bebek Merkezine Baskın

Kars`ta ruhsatsız tüp bebek danışma merkezine yönelik yapılan operasyonda, aralarında 2 doktorunda bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Kars Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yapmış olduğu çalışmalarda, `tüp bebek danışma merkezi` adı altında faaliyet gösteren ruhsatsız bir iş yerinde, yetkisiz kişilerce bebek sahibi olmak isteyenlere muayene ve ilaç tedavisi yapıldığı tespit edildi.

Yapılan çalışmalar sonucu, Cumhuriyet Başsavcılığı`nın talimatıyla, söz konusu yerde görevli Ş.D ve E.Y ile birlikte, buraya hasta yönlendirdikleri belirlenen doktorlar T.O. ve Ç.Ş. gözaltına alındı.

Gözaltına alınan 4 kişi, Cumhuriyet Savcılığı`ndaki ifadelerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

KARS (A.A)

Bk. Sağlık Bakanlığından Onaylı Tüp Bebek Merkezleri

Üreme Tıbbı Derneği Kongresi

Tüp Bebek Tedavisi Günah Keçisi mi İlan Ediliyor?

Tüp Bebek Katkı Payı'nın ve Tüp Bebek Fiyatları'nın düşmesi sonucu tüp bebek tedavisinin Türkiye'de hızla artmaya başlaması bir dizi sorunu da beraberinde getiriyor.

Geçtiğimiz hafta Antalya`da düzenlenen ve bin 300`ü aşkın yerli ve yabancı hekimin katıldığı II. Üreme Tıbbı Derneği Kongresi`nde konuşan uzmanlar; yenidoğan ölümleriyle tekrar gündeme gelen tüp bebek tedavisinin günah keçisi ilan edildiğini söyledi.

Düzenlenen basın toplantısında söz alan Derneğin İkinci Başkanı Prof. Dr. Recai Pabuççu, `Tüp bebek nedeniyle yenidoğan ünitelerine giden bebek oranı yüzde 25. Bebek ölümlerinin hepsi tüp bebek uygulamasına mal edildi. Ama öyle değil. Çoğul gebeliğin önüne geçmek için tüp bebek kliniklerinin de donmuş embriyo kullanması gerekli ama bunu yapanların oranı da yüzde 10`u geçmiyor. Gerçekten tüp bebek ihtiyacı olanları tedaviye almak şart. Bugün 1 milyon çiftin tüp bebeğe ihtiyacı var ` diye konuştu.

ROBOTİK CERRAHİ DEVRİ

Üreme Tıbbı Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan ise jinekolojide robotik cerrahinin öne çıktığına değinerek,` Yöntem, jinekolojik operasyonların sezeryan hariç hemen hepsine müdahil olacak. Klasik olarak 1- 1.5 saat süren bir işlem, 20-25 dakikada bitecek` dedi.

Tüp Bebekte Katkı Payı

Tüp bebekte ilk denemede yüzde 30 katılım payı alınacak. Anne baba adayları ikinci denemede yüzde 25, embriyo dondurma için de yüzde 30 ödeyecek.

Tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmak isteyenlere kötü haber var! 1 Ekim`de uygulanmaya başlanacak olan yeni düzenlemelerle tüp bebek tedavisinde de ilk denemede yüzde 30 katılım payı alınacak. Anne baba adayları ikinci denemede yüzde 25, embriyo dondurma işlemi için yüzde 30 ödeyecekler. (Takvim Gazetesi)

Tüp Bebek Nedir, Nasıl Yapılır ?

Tüp Bebek Nedir ve Tüp Bebek Nasıl Yapılır? sorularına dair gayet bilgilendirici bir site olan tupbebek.com'dan bir yazıyı okuyacaksınız.

Hayatımıza son 20 yılda giren ve bizim için hızla sıradan bir yöntem haline gelen tüp bebek uygulaması nedir ve nasıl yapılır? Sorularınızın cevabını burada bulabilirsiniz.
Tüp bebek uygulamasını kısaca özetlemek gerekirse, kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin vücut dışı koşullarda döllenme işlemi diyebiliriz.

Bu yöntemde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki, uygun bir ortamda 48 saat bekletilir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşur. Bu döllenmiş yumurtalar embriyo (cenin) olarak adlandırılır ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilir.

Embriyolar rahim içerisine rahim ağzından ince bir katater ile yerleştirilir. Bu işlemler sonucu kadınların yaklaşık %50'sinde gebelik oluşur. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanır. Tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık % 40'ında çocukları olur. Bu oran birçok uygulama sonucu % 70 - 80'lere çıkabilir. Geri kalan % 20 - 30'luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen günümüzde çocuk sahibi olamaz.

Tüp bebek yöntemlerinde çeşitli ilaçlarla (Gonal-F, Puregon, Menogon) kadının yumurtalıklarının uyarılması sağlanır. Yumurtalıkların uyarılmasının amacı, embriyo oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmek. Çok sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesinin (embriyo transferi) gebelik şansını artırdığı görüldü (gebelik oranları, bir embriyo yerleştirildiğinde yaklaşık %10, üç embriyo yerleştirildiğinde ise %40 -50 civarında).

Merkezimizde özel durumlar dışında rahim içine üç embriyo yerleştirilir.

Tüp bebek hakkında genel bilgiler
Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şekli. Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahime transferi ilkesine dayanır. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.

Tüp bebek, önceleri enfeksiyon veya cerrahi işlem sonucunda tüplerinde kalıcı hasar oluşan kadınlarda uygulanmaya başlanmış, kısa bir süre sonra ise, kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılır hale gelmiş. Bugün, endometriozis, nedeni açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta, tüp bebek yöntemleri ile başarılı sonuçlar alınır.

Özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına karşın, testisinde sperm bulunan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendiriliyor.

Tüp Bebek Yaş

Tüp Bebek'te yaş sınırı nedir? Kaç yaşına kadar tüp bebek sahibi olunabilir? Tüp bebek ile ilgili yaş faktörünü dair cevapları bu makalede bulacaksınız.

Günümüz kadını artık geç doğum yapıyor. Önce kariyer sahibi olmak, sağlıklı bir ilişki oluşturmak, gelecek için ekonomik güvence sağlamak gibi nedenlerden dolayı gebelik geciktiriliyor.

Çocuk doğurmak için 30’lu hatta 40’lı yaşlara kadar bekleniyor. Ancak bu bekleyiş gebelik şansını belirgin olarak azaltıyor. Öyle ki 35 yaşındaki kadınlarda tüp bebek tedavisi bile yaşla kaybedilen gebelik şansının ancak yarısını telafi edebiliyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Özkan Öztürk ve Kadın Hastalıkları-Doğum Uzmanı Dr. Canan Genim, günümüzde kadınların en sık sorduğu soruları şöyle sıraladı:

• Bebek yapmak için ne kadar vaktim kaldı?
• Yumurtalık rezervimi bilebilir miyim?
• Yumurtalık yaşlanmasını yavaşlatabilir miyim?

Bebekken 2 Milyon Olan Yumurta Sayısı, 37 Yaşında 25 Bine İniyor

Yumurtalıklar yaşam boyu değişim gösteren dinamik organlardır. Kadınların ömür boyunca sahip olacağı yumurta sayısı, doğduğu günde hatta daha anne karnında iken çoktan kodlanmıştır. Anne karnında kız bebeklerde dördüncü ayda yumurta sayısı en yüksek sayıya ulaşmaktadır. 6-7 milyon olan bu yumurta sayısı doğumda 1-2 milyona kadar azalmakta, ergenlikte 300.000, 37 yaşında ise 25 bine kadar inmektedir. Menopoza girmiş bir kadında ise bu rakam 1000 kadardır. Yumurta yaşlanması genetik ve çevresel faktörlerin birbiriyle ilişkisinin bir yansımasıdır. Yumurta yaşlanmasının iki doğal sonucu azalmış gebelik şansı ve menopozdur.

Doğurganlık Hangi Yaşta, Hangi Oranda Azalıyor?

• Kadınlarda yumurta sayısının azalmasıyla birlikte 30-33 yaşlarında doğurganlık oranı da düşmektedir.
• Bu azalmanın 35-38 yaşında hızlandığı gösterilmiştir.
• 30 yaşındaki bir kadında her ay gebe kalma olasılığı %20 oranındadır.
• 38 yaşında canlı doğum oranı %50 oranında azalmaktadır.
• 40 yaşında bu azalma % 75’e çıkmaktadır.

Her 100 Kadından 10’unda Yumurtalık Erken Yaşlanıyor

Doğal yaşlanma sürecinin ötesinde yaklaşık her 100 kadından 10’unda beklenenden daha erken yumurtalık yaşlanması ve kaybı olmaktadır. Her 100 kadından birinde ise erken menopoz gelişmektedir. Ülkemizde ortalama menopoz yaşı 46-48’dir. Menopoz yaşında genetik çok önemlidir. Bir kadının menopoz yaşı genellikle annesininkine yakındır. Sigara içimi menopoz yaşını ortalama iki yıl öne alır. Menopoz yaşı öne geldikçe 8 ila 10 yıl öncesinden başlamak üzere gebelik şansı azalarak kısırlık oranı da artar.

Yumurtalık Yaşı, Takvim Yaşından Farklıdır

İleri yaşlarda bile bazı kadınlarda yumurtalık fonksiyonları gençliklerindeki gibidir ya da bunun tam tersi olabilir. Yani genç yaşlarda yumurta sayısı ve kalitesi beklenenden çok hızlı azalabilir. Bu durum yumurtalık rezervi ya da yumurtalık yaşı terimini ortaya çıkarmıştır. Yumurtalık yaşı her zaman takvim yaşı ile uyumlu olmayabilir. Yumurtalık rezervi herhangi bir yaşta azalabilir. Bu durumda kişi düzenli adet görmeye devam etse bile gebe kalma olasılığı çok azalmıştır. Bu kadınlarda artan gebelik kayıplarına daha sık rastlanır.

Yumurtalıkların Yaşlanmasını Gösteren Testler Var Mı?

Bazı testler yardımı ile yumurtalık rezervini ve gebe kalabilme olasılığının anlaşılabilmesi mümkündür.

• Yumurtalıklarda bulunan yumurta sayısını ultrasonografi ile sayılabilir ve adetin üçüncü günü alınan hormon testlerine bakılır.
• Bu testlerin adı, FSH, E2, AMH, İNHİBİN-B’dir.
• Yumurtalıkların tek doz ilaç kürüne verdiği cevap ölçülür.

Yaşa Bağlı Kısırlıkta, Tedavi Seçenekleri Kısıtlı

Yaşa bağlı kısırlığın tedavisinde tıbbi seçenekler kısıtlıdır. Özellikle 30 yaş üzeri olup da daha ileri bir yaşta gebe kalmak isteyen kadınlara, üreme sağlığı merkezlerinde mutlaka over yaşını ölçtürmelerini tavsiye ettiklerini belirten Doç. Dr. Özkan Öztürk, “Hatta 30 yaşının altında olan, sigara içen, ailesinde erken menopoz hikayesi olan, 21-24 günde bir adet gören veya endometriozisi (çikolata kisti) olan kadınların bu araştırmaları daha genç yaşlarda yapmalarının önemini vurguluyor.

Kadının Yaşı İlerledikçe Neler Olur?

• Yumurta sayısı ve kalitesi azalır.
• Yumurtalık kalitesindeki azalmaya bağlı gebelik şansı azalırken düşük riski artar.
• Rahmin embriyo tutma yeteneği azalabilir ama rahmin yaşlanması yumurtalık yaşlanması gibi dramatik değildir.
• Rahimde myom benzeri yapısal sorunlar daha sık gözlenir ve rahme giden kan akımı azalır.
• Hipertansiyon, diyabet gibi gebeliği riske sokabilecek hastalıkların oranı artar.

Tüp Bebek Maliyeti

Tüp bebek maliyetli bir tedavidir çünkü bu konuda uzman doktorların yetişmesi çok zordur ve uzundur, uzman sayımız nispeten azdır. Aynı şekilde yumurta döllenme ve embriyo üzerine çalışan embriyologlarımızın da sayısı kısıtlıdır ve çok uzun ve zor bir eğitim sonrasında bu noktaya gelebilmişlerdir. Bir tüp bebekte yaklaşık 10 - 12 civarında kişinin uyumlu bir şekilde çalıştığını hatırlatmak isterim.

Dolayısıyla baştaki ekip liderleri, doktorlar, embriyologlar, hemşireler, anestezistler, yardımcı personel gibi iş elemanlarının bu konuda katkısı vardır ve dolayısıyla tüp bebek tedavileri maliyetli olmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu iki kereye kadar tüp bebek ilaçlarını ödemekte ve doktor ücretleri olarak da 850 TL vermektedir. Dolayısıyla SGK`sı olan ve eğitim ve araştırma hastanelerinden veya üniversite hastanelerinden tüp bebek yaptırılmalıdır.

Raporu alan kişilerin bu olanaktan faydalanmasını öneririm. Türkiye`de ortalama tüp bebek fiyatları 5000- 6000 TL civarındadır. (Bu fiyata ilaçlar dâhildir.) Değişik zamanlarda bu fiyatlarda indirimler söz konusudur. Özellikle ilaç fiyatlarında düşme oluşmuştur. Tüp bebek merkezi sayısı artmasından dolayı da rekabet sonucu fiyatlar düşme eğilimindedir. Bir süredir yaşadığımız ekonomik zorluklar nedeniyle de tüp bebek yapılan hasta sayısı azalmış ve maliyetler daha da ağır bir hale gelmiştir.

ÇARPICI BiR iDDiA

SORU: Bir arkadaşım, bazı tüp bebek merkezlerinde spermi olmayan erkeklere başka erkeklerin sperminden nakil yapıldığını ve bu durumun da tedavi için gelen çiftlere söylenmediğini duymuş. Bunun doğruluk payı nedir? Ben tüp bebek yapmak istiyorum ama açıkcası bu iddiayı duyunca çekindim.

CEVAP: Sevgili okuyucumuzun sorusu enteresan. Ancak böyle bir söylemin doğruluk payı bana sorarsanız son derece düşüktür. Kısa sürede bir DNA testiyle zaten sperm sahibi anında kanıtlanır. Ayrıca ciddi anlamda tehlikeli ve üzücü bir durumdur. Gerekçesi ne olursa olsun böyle bir işlemin ülkemizde yapılabileceğine asla ihtimal vermiyorum. Gönül rahatlığıyla tüp bebek merkezine başvurabilirsiniz.

Tüp Bebek Uzmanı Teksen ÇAMLIBEL

14 Yıl Sonra Tüp Bebek ile Üçüz

Sadık Genç, baba olmak için 20 yaşında tedaviye başladı, 34`ünde çocuk sahibi oldu. Ancak o bir bebek sahibi olmayı beklerken, tüp bebek sayesinde üç bebek sahibi olan Genç, nasıl baba olduğunu Sabah Gazetesi'ne anlattı...

Bebek sahibi olamayınca eşinizle birbirinizi suçladınız mı hiç?

Çok üzüldük. Moralimizi düzeltmek için ikimiz de deli gibi çalıştık. Üç aşılama, üç kez de tüp bebek tedavisi denedik. Bizimkine açıklanamayan kısırlık deniyor. Sonuç hep negatif çıkıyordu. Her denemede yıkıldık ama kavgamız olmadı. Bu dönemde çiftlerin yıprandığını biliyorduk, direndik.

Vazgeçmeyi düşündünüz mü?

Her şeyi askıya alıp, Hacca gitmeyi planladığımız dönemde bir polikliniğe gittik. Ferti-Jin`de doktorumuz tahlillerimize bakıp `Lenfosit aşısını deneyelim` dedi. Hadi yine internetten falan araştırdık, tekrar savaşa başladık. İlk kez pozitif sonuç çıktığında inanamadım, hayatımın en mutlu günüydü.

Üçüzünüz olduğunu öğrenince şaşırdınız mı?

Tüp bebek denemesinden sonra on üç gün nasıl bir merakla bekledik anlatamam. Sonuçla havalara uçtuk. Sonra sonuçlar yüksek çıktı, doktorumuz Seval Taşdemir ikizimiz ya da üçüzümüz olacağını söyleyince hayal gibi geldi. O anı işte anlatamam.


Tüp bebek babası olmak nasıl bir duygu?

Hayatınıza bir anda başka bir jargon giriyor... Embriyo, sperm ve yumurta şeklinde konuşmaya başlamıştık. Defalarca Beta HCG testi yaptırdık, defalarca pozitif sonucu alabilmek için bekledik... Şimdi tüp bebek merkezlerine geldiğimizde tedavinin tüm aşamalarını biliyorum. Diğer bayan hastalara aşılama olsun, tedavi olsun tüm bilgileri rahatlıkla anlatabiliyorum. Zaten bu durumu yaşayan ailelerle aynı kaderi paylaştığımız için hemen kaynaşıyorsunuz.

Tüp bebek yöntemiyle baba olduğunuzu sakladınız mı peki?

Hayır hiç kimseden gizlemedik, etrafımızda bizi seven insanlarla tedavinin her aşamasını paylaştık. Çünkü insanın o dönemde zaten paylaşmaya çok ihtiyacı oluyor. Eşim bir anda üç bebek taşımak zorunda kaldı. Bir süre iğne olması gerekiyordu, iğnelerini annem yaptı. Hepimiz onların sağlığı için dua ettik.

Çocuklarınıza ileride `Siz aslında tüp bebeksiniz` diyecek misiniz?

Evet yaşadığımız sıkıntıları onlara anlatmayı düşünüyoruz çünkü onları çok istedik. Onları beklerken yaşadığımız her şeyi görsünler istiyorum. Herkesin çocuğu değerlidir ama biz onlara sahip olmak için çok büyük üzüntü yaşadık. Ama Allah üç tane birden verdi.

Doğal Tüp Bebek Yöntemi

Tüp bebekte yeni bir umut daha doğdu; "Doğal Tüp Bebek Yöntemi"

Doğal Tüp Bebek yöntemi uygulamaya başlayan Eurofertil Tüp Bebek Merkezi Medikal Direktörü Dr. Hakan Özörnek; düzenli adet gören hastalar için tedavinin çok avantajlı olduğunu vurguluyor. Özörnek "Tedavi sırasında yumurtalıklar büyümediği için karın rahatsızlıkları olmuyor, hormonlar aşırı artmadığı için tedavi sürecinde kan almak gerekmiyor hastaların kliniğe geldikleri gün sayısı azalıyor, yumurta toplama işlemi 5dakika kadar sürüyor ve çok hafif bir anestezi kullanıldığı için hastalar operasyondan 15 dakika sonra evlerine veya işlerine rahatlıkla gidebiliyorlar" dedi.

Doğal tüp bebek tedavisinin en önemli avantajlarından bir diğeri ise tedavi maliyetinin çok düşük olması, öyle ki bu tedaviyi normal bir tüp bebek tedavisinin yarısı kadar bir fiyata yapmak mümkün.

Tüp Bebek Merkezleri

Sağlık Bakanlığından ruhsatlı Türkiye'deki tüm tüp bebek merkezlerinin adres ve telefonlarının listesidir.

ÜREMEYE YARDIMCI TEDAVİ MERKEZLERİ

ADRES

TELEFON

Başkent Üniversitesi .Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi

Baraj Yolu 1. Durak Seyhan / ADANA

0 (322) 458 68 68 /1304 -
0 (322) 458 68 68 /1305

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi

Kadın Hastanesi ve Doğum Ana Bilim Dalı / ADANA

0 (322) 338 60 60 /3196

Özel Adana Tüp Bebek Merkezi

Reşatbey Mah. 4. sok. Nida Apt Zemin Kat Seyhan / ADANA

0 (322) 453 35 78

Adana Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi

Güzel Yalı Mah. Süleyman Demirel Bulvarı 138. Sok.No:10 Seyhan / ADANA

0 (322) 248 94 94

Prof.Dr. M.Turan Çetin Tüp Bebek Merkezi

100. Yıl Mah.132. Sok.No:1 Seyhan / ADANA

0 (322) 256 31 77

Özel Telek Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal Hastanesi ÜYTE Merkezi

Dervişpaşa Mahallesi A.Göbeloğlu Caddesi No:12 AFYON

0 (272) 212 10 50 (10 hat)

Anatolia Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi

Cinnah Cad.No:54 Çankaya / ANKARA

0 (312) 448 18 18

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Kadın Hastanesi ve Doğum Ana Bilim Dalı Cebeci / ANKARA

0 (312) 362 30 30 /6860

Başkent Hastanesi Üniversitesi Tıp Fakültesi ÜYTE Merkezi

Fevzi çakmak Cad. 10.sok No : 45 Bahçelievler / ANKARA

0 (312) 212 68 68 (20 Hat)

Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Talatpaşa Bulvarı Hamamönü / ANKARA

0 (312) 309 68 82

Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hast. ÜYTE Merkezi

Hoşdere Cad. No:147 Çankaya / ANKARA

0 (312) 440 06 06

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

Beşevler / ANKARA

0 (312) 202 52 82 -
0 (312) 202 52 83

Gülhane Askeri Tıp Akademisi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

Etlik / ANKARA

0 (312) 304 58 40 -
0 (312) 304 58 46

Gürgan Clinik Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi

Çankaya Cad. No: 20/ 2-3 Çankaya / ANKARA

0 (312) 442 74 04 -
0 (312) 442 74 05

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

06100 Sıhhıye /ANKARA

0 (312) 305 19 55 -
0 (312) 310 76 32

Nisan Sağlık Hizmetleri

Büklüm Sok. No: 53 06660 Kavaklıdere / ANKARA

0 (312) 466 33 66

Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi

Çetin Emeç Bulvarı 2.Cad. 2/A Öveçler / ANKARA

0 (312) 472 33 34

Özel Centrum Klinik ÜYTE Merkezi

Nene Hatun Cad.No:59 Gaziosmanpaşa / ANKARA

0 (312) 446 66 66

Özel GEN-ART Kadın Sağlığı ve Üreme Biyoteknoloji Merkezi

Cinnah Cad.No: 47/A Çankaya / ANKARA

0 (312) 442 63 84

Özel Güven Hast

Şimşek Sok. No:29 Aşağı Ayrancı / ANKARA

0 (312) 426 40 40

Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi

Kaptanpaşa Sok. No: 17 Gaziosmanpaşa / ANKARA

0 (312) 448 22 21

Etlik Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yardımcı Üreme Teknikleri ve Tüp Bebek Merkezi

Etlik Doğumevi ve Kadın Hast.Eğitim ve Araş.Hastanesi Etlik / ANKARA

0 (312) 323 80 00

Özel Prof.Dr. Hakan Şatıroğlu Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezi Tüp Bebek Ünitesi

Birlik Mah.8. Cad.No:11 Çankaya/ ANKARA

0 (312) 496 60 71

Ankalife Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi

Ziyabey Cad. 13. Sok. No:10 Balgat /ANKARA

0 (312) 220 21 22

Özel HRS Ankara Kadın Hastalıkları Doğum Dal Hastanesi ÜYTE Merkezi

Güneş Sok. No:14 Kavaklıdere-Çankaya/Ankara

0 (312) 457 66 00

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dumlupınar Bulvarı Kampüs Alanı / ANTALYA

0 (242) 227 43 43 /55130


Antalya Özel Anadolu Hastanesi ÜYTE Merkezi

Çaybaşı Mahallesi Burhanettin Onat Caddesi 1352 Sok.No:12 / ANTALYA

0 (242) 312 52 52

Özel Antalya ÜYTE Merkezi

Kanal Mah.Halide Edip Cad. No: 7 / ANTALYA

0 (242) 345 47 17

Gelecek Tüp Bebek Merkezi

Şirinyalı Mah. Özgürlük Bulvarı No:76 ANTALYA

0 (242) 316 04 05

Bahar Hastanesi Jinemed – Bursa Tüp Bebek Merkezi

Bursa İli Kıbrıs Şehitleri Caddesi No:179 Osmangazi

0 (224) 224 18 92

Pembe Mavi Tüp Bebek Merkezi

Fatih Sultan Mehmet Bulvarı No:177 Nilüfer / BURSA

0 (224) 242 50 00


Bursa Kadın Hastalıkları Kısırlık ve Tüp Bebek Merkezi

Uluyol Cad. Hacı İlyas Mah. Er Sok. No:1 Onur İşhanı Osmangazi / BURSA

0 (224) 251 50 00

Özel Ren Tıp Merkezi

Fevzi Çakmak Cad. Fomora İşhanı No:79 / BURSA

0 (224) 251 04 91

SORANUS Kadın Hastanesi ve Doğ. Merk.

Zübeyde Hanım Cad. Şeyda Apt. No: 5/16 Çekirge / BURSA

0 (224) 232 24 70

Acıbadem Tüp Bebek Merkezi

Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Sümer Sok. No:1 Nilüfer / BURSA

0 (224) 444 55 44

Özel Jimer Hastanesi ÜYTE Merkezi

Odunluk Mah. Mihraplı Cad. No:6 Nilüfer / BURSA

0 (224)444 45 67

Özel Denizli ER-PA Sağlık Hastanesi

Saraylar Mah. 492 Sok. No: 7 / DENİZLİ

0 (258) 264 44 11

Özel Metropol Hastanesi ÜYTE Merkezi

Ali Emiri Cad. 1. sok.No:1Dağkapı / DİYARBAKIR

0 (412) 229 20 05

Eurofertil Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal Merkezi Tüp Bebek Merkezi (Özel Jin-Fer Kadın Hast.ve Doğum Dal ÜYTE Mrk)

Mimar Sinan Cad. İnka Apt. altı No: 9/B Yenişehir DİYARBAKIR

0 (412) 229 06 51
0 (412) 223 66 76

Özel Genesis Hastanesi ÜYTE Merkezi

Huzurevleri Mahallesi Urfa Bulvarı No: 18 Seyrantepe /DİYARBAKIR

0 (412) 237 27 47-99-33-11

Özel Elazığ Ufuk Tıp Merkezi Jinofertil Tüp Bebek Merkezi

Rızaiye Mah. İzzetpaşa Caddesi No:14 ELAZIĞ

0 (424) 327 40 00

Özel Erzurum Şifa Hastanesi ÜYTE Merkezi

Bölükbaşı Mevkii Gezköy Karşısı Dadaşkent / ERZURUM

0 (442) 329 04 10

Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ÜYTE Merkezi

24680 Meşelik / ESKİŞEHİR

0 (222) 229 20 02 -
0 (222) 239 29 79 -
0 (222) 239 31 50

Özel Konukoğlu ÜYTE Merkezi

Ali Fuat Cebesoy Bul.27090 / GAZİANTEP

0 (342) 220 95 00 (10 hat)

Gazi Euro Fertil ÜYTE Merkezi

Kavaklık Mahhallesi Fevzi Çakmak Bulvarı No:3 Şahinbey GAZİANTEP

0 (342) 339 43 43

Özel Isparta Hastanesi ÜYTE Merkezi

Eski Sanayi Mahallesi İstanbul Caddesi Altın Sokak No:16 / ISPARTA

0 (246) 218 53 53
0 (246) 218 14 54

Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fak.Kadın Hast.Doğum AD Araş.ve Uyg.Hastanesi ÜYTE Merkezi

Çünür Mevkiinde, Doğu Üniversite Kampüsü içinde / ISPARTA

Eurofertil Üreme Sağlığı Merkezi

Nuhkuyusu cad. No: 90 Altunizade / İSTANBUL

0 (216) 474 70 47

Ferticenter İstanbul Tüp Bebek Merkezi

Fahrettin Kerim Gökay Cad. No:16/B Blok Altunizade-Üsküdar / İSTANBUL

0 (216) 651 88 00

Internatıonal Hospital Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi

İstanbul Cad. No:82 Yeşilköy / İSTANBUL

0 (212) 633 30 00

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fak.İnfertilite Ana Bilim Dalı

34390 Çapa / İSTANBUL

0 (212) 529 99 38

İstanbul Özel Kalamış Tıp Merkezi

Fenerbahçe Mah. Kalamış Fener Cad No: 56 Fenerbahçe / İSTANBUL

0 (216) 349 05 05

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

İSTANBUL

0 (212) 529 99 38

Jinemed Tıp Merkezi ÜYTE Merkezi

Nüshetiye Caddesi Deryadil Sok. No:1 Beşiktaş / İSTANBUL

0 (212) 260 40 40

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastanesi ve Doğum AD

Tophanelioğlu cad. No:13/15 Altunizade / İSTANBUL

0 (216) 327 10 10 / 717

Metropolitan Florance Nigtingale Hastanesi

Gayrettepe Mah. Cemil Aslan Güder Sok. No: 8 Beşiktaş / İSTANBUL

0 (212) 288 34 00
0 (212) 288 41 45

Özel 29 Mayıs Hastanesi

Vatan Cad. Kanlı Çıkmazı Fatih / İSTANBUL

0 (212) 453 29 29

Özel Acıbadem Hastanesi

Acıbadem Cad.Tekin Sok. No:8 Kadıköy / İSTANBUL

0 (216) 544 44 00

Özel Alman Hastanesi

Sıraselviler Cad. No: 119 80060 / İSTANBUL

0 (212) 293 21 50 /
1511- 1417- 1323- 1651

Özel Amerikan Hastanesi

Güzelbahçe Sok. No: 20 Nişantaşı 34365 / İSTANBUL

0 (212) 311 20 00

Özel Batı Bahat Hastanesi ÜYTE Merkezi

Atatürk Mah Atatürk Cad.No: 135 İkitelli / İSTANBUL

0 (212) 471 33 00

Özel Ferti-Jin ÜYTE Merkezi

Nispetiye Cad. Bebek Bağı Sok. No:14 Bebek / İSTANBUL

0 (212) 287 57 75

Özel İstanbul Cerrahi Hastanesi

Ferah Sok. No: 18 Nişantaşı / İSTANBUL

0 (212) 296 94 50


Özel İstanbul Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi

Gümüşsuyu İnönü Cad. Dersan Han No:90/1 Taksim / İSTANBUL


0 (212) 292 49 19

Özel Kadıköy Şifa Hastanesi

Caferağa mah. Sakız sok. No:7 Kadıköy / İSTANBUL

0 (216) 347 93 00

Özel Medical Park Hospital

Horhor Cad. No: 8 Fatih / İSTANBUL

0 (212) 531 13 13

Özel Medicana Hospitals Çamlıca ÜYTE Merkezi

Alemdağ Cad.No:85 Üsküdar/ İSTANBUL

0 (216) 521 30 30

Özel Medicana Hospital

Eski Londra Asfaltı No:2 Bahçelievler / İSTANBUL

0 (212) 507 67 41

Özel Memorial Hastanesi

Piyalepaşa Bulvarı 80270 Okmaydanı - Şişli / İSTANBUL

0 (212) 210 66 66
0 (212) 210 35 10 - 15

Özel Nisa Hastanesi ÜYTE Merkezi

Bahçelievler İlçesi Fatih Caddesi Kul Sok.No:1

0 (212) 454 44 00

Özel Şafak Hastanesi

Küçük köy yolu Hamam Sok.No: 2 GOP / İSTANBUL

0 (212) 417 00 00
0 (212) 417 11 18

Özel Türkiye Gazetesi Hastanesi

Darülaceze Cad. No.7 Şişli / İSTANBUL

0 (212) 314 14 14

Özel Yıldız Tabya Bilge Hastanesi ÜYTE Merkezi

Yıldız Tabya Cad. No:77 Gaziosmanpaşa / İSTANBUL

0 (212) 417 74 74

Özel Umut Tüp Bebek Merkezi

Koşuyolu Caddesi No:26/28 Koşuyolu Kadıköy İST

0 (216) 545 55 55

Özel Erdem Hastanesi Tüp Bebek Merkezi

Alemdağ Cad. Sezer Sok. No: 3-5 Ümraniye /İSTANBUL

0 (216) 634 01 02

Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Tüp Bebek Merkezi

Merkez Mah. Çukurçeşme Cad. No:51 Gaziosmanpaşa / İSTANBUL

0 (212) 615 38 38

Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hast.

Semiha Şakir Doğumevi Zeytinburnu/İSTANBUL

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi ÜYTE Merkezi

Kadıköy İlçesi Devlet yolu Ankara Caddesi No:102/104 Kozyatağı /İSTANBUL

0 (216) 578 40 00

Zeynep Kamil Kadın ve Çoc.Hast.Eğ.ve Arşt.Hastanesi

Üsküdar / İSTANBUL

0 (216) 310 17 49

GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi ÜYTE Merkezi

Kadıköy / İSTANBUL

Özel Hospitalium Ümraniye Tıp Merkezi ÜYTE Merkezi

Kısıklı Alemdağ Cad.No:77 Üsküdar / İSTANBUL

0 (216) 443 19 33

Özel Nene Hatun Hastanesi ÜYTE Merkezi

Fevzi Çakmak Mah.Cemal Gürsel Cad.No:138 Pendik / İSTANBUL

0 (216) 397 49 00

Özel Medikal Park Bahçelievler Hastanesi ÜYTE Merkezi

Bahçelievler Mah. Kültür Sok.No.:1/A Bahçelievler/İSTANBUL

0 (212) 484 10 84

Özel Brüksel Tüp Bebek Merkezi

Sağlam Fikir Sok. No:2/B Esentepe-Şişli-İSTANBUL

0 (212) 213 88 88

Özel Mecidiyeköy Çevre Hastanesi ÜYTE Merkezi

Cemal Şair Sok. No:2 Mecidiyeköy Şişli İSTANBUL

0 (212) 274 69 25

Özel Jinepol Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi

Nispetiye Mah. Aytar Cad. Başlık Sok. No:1/B 1. Levent-Beşiktaş-İSTANBUL

0 (212) 264 18 28

Özel Medical Park Göztepe Hastanesi ÜYTE Merkezi

Merdivenköy Mah. 23 Nisan Sok. No:17 Kadıköy / İSTANBUL

0 (216) 444 44 84

Özel Medicana İnternational İstanbul Hastanesi ÜYTE Merkezi

Beylikdüzü Beldesi Büyükşehir Mah. Beylikdüzü Cad. No:3

0 (212) 867 75 00

Özel IVI İstanbul Tüp Bebek Merkezi

Gülbahar Mah. Oya Sok. No:23A Şişli/İSTANBUL

0 (212) 356 18 18

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum A.D.

İnciraltı / İZMİR

0 (232) 412 31 81

Ege Üniversitesi Aile Planlaması Kısırlık ve Araştırma Uygulama Mrk.

Bornova / İZMİR

0 (232) 342 73 04
0 (232) 339 84 84

Özel Ege Tüp Bebek Merkezi

1418 Sok. No: 10 Kahramanlar / İZMİR

0 (232) 445 31 45

Özel İrenbe Tıp ve Tüp Bebek Merkezi

Talatpaşa Bulvarı 1436 sok. No: 6 Alsancak / İZMİR

0 (232) 464 58 88

Özel Kent Hastanesi

8229/1 Sok.No:59 Çiğli / İZMİR

0 (232) 386 70 70

Özel Smyrna Art Tüp Bebek Merkezi

Anadolu Cad. No:34 Hitay Plaza Bayraklı/İZMİR

0 (232) 461 93 33

Özel Şifa Hastanesi

Kazım Dirik Mah. Sanayi cad. No: 7 Bornova / İZMİR

0 (232) 343 44 45

İzmir Ege Doğumevi ÜYTE Merkezi

Gaziler Cad. No:468 Yenişehir/ İZMİR

0 (232) 449 49 49

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D.

38039 KAYSERİ

0 (352) 437 49 37

Özel Kayseri Sevgi Hastanesi ÜYTE Merkezi

Sivas Cad. No:180 Melikgazi / KAYSERİ

0 (352) 224 01 01

Özel Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi ÜYTE Merkezi

Çayırova Mevkii Anodolu Cad. No:1 Gebze / KOCAELİ

0 (262) 678 50 00

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÜYTE Merkezi

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilimdalı Umuttepe Kampüsü KOCAELİ

0 (262) 3037039

Özel Selçuklu Hastanesi

Hastane Cad. İnkilap Sok.No:2 /Z-1 Selçuklu / KONYA

0 (332) 235 10 50 -
0 (332) 238 11 56

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi

Meram / KONYA

0 (332) 323 99 30

Özel Türkiye Kızılay Derneği Ticaret Borsası Hast. ÜYTE Merkezi

Karakurt Mah. Taşkapu Medrese Cad. No:7 Meram KONYA

0 (332) 351 41 00

Konya Eurofertil Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi

Orgeneral Tural Mah. Yeni Meram Cad. No:75 Meram/KONYA

0 (332) 324 55 33

Özel Doğu Fertil Tüp Bebek Merkezi

Merkez Çöşnük Uçbağlar Mah.Lale 2. Sok. No:7 / MALATYA

0 (442) 371 17 27

Özel Dr. Fethiye Ersan ÜYTE Merkezi

Merkez Aytaç Paşa Cad. Özbek Sitesi B Blok No:1/1 MALATYA

0 (422) 323 68 58

Özel Mersin Tüp Bebek Merkezi

İhsaniye Mah. 4918 Sok. No:4 Mersin

Özel Adatıp Hastanesi

Kazımpaşa yolu Serdivan / SAKARYA

0 (264) 211 16 00 (10 hat)

İlk Adım Üreme Sağlığı Merkezi

Kılıçdede Mah. Çetinkaya Sok.Samkent Blokları No:16 / SAMSUN

0 (362) 230 66 55

Özel OSM Ortadoğu Hastanesi ÜYTE Merkezi

İmam Bakır Mah. Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı No:132 ŞANLIURFA

0 (414) 314 44 46

Özel Karadeniz Hastanesi ÜYTE Merkezi

İnönü Mah. Yavuz Selim Bulvarı No:190 / TRABZON

0 (462) 229 70 70


Tüp Bebek'de Önemli Hatırlatmalar

Tüp Bebek Uzmanı Teksen ÇAMLIBEL tarafından bugün gazetesinde yayınlanan soru ve cevaplar....

Günümüzde rekabet ortamı tüp bebek maliyetini düşürse de yine oldukça masraflı ve eziyetli bir iş. Bir tüp bebeğin doğması için tam 12 kişinin çalıştığını da unutmayalım...

Tüp bebek maliyetli bir tedavidir çünkü bu konuda uzman doktorların yetişmesi çok zordur ve uzundur, uzman sayımız nispeten azdır. (bkz. Tüp Bebek Fiyatları) Aynı şekilde yumurta döllenme ve embriyo üzerine çalışan embriyologlarımızın da sayısı kısıtlıdır ve çok uzun ve zor bir eğitim sonrasında bu noktaya gelebilmişlerdir. Bir tüp bebekte yaklaşık 10 - 12 civarında kişinin uyumlu bir şekilde çalıştığını hatırlatmak isterim.

Dolayısıyla baştaki ekip liderleri, doktorlar, embriyologlar, hemşireler, anestezistler, yardımcı personel gibi iş elemanlarının bu konuda katkısı vardır ve dolayısıyla tüp bebek tedavileri maliyetli olmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu iki kereye kadar tüp bebek ilaçlarını ödemekte ve doktor ücretleri olarak da 850 TL vermektedir. Dolayısıyla SGK`sı olan ve eğitim ve araştırma hastanelerinden veya üniversite hastanelerinden tüp bebek yaptırılmalıdır.

Raporu alan kişilerin bu olanaktan faydalanmasını öneririm. Türkiye`de ortalama tüp bebek maliyetleri 5000- 6000 TL civarındadır. (Bu fiyata ilaçlar dâhildir.) Değişik zamanlarda bu fiyatlarda indirimler söz konusudur. Özellikle ilaç fiyatlarında düşme oluşmuştur. Tüp bebek merkezi sayısı artmasından dolayı da rekabet sonucu fiyatlar düşme eğilimindedir. Bir süredir yaşadığımız ekonomik zorluklar nedeniyle de tüp bebek yapılan hasta sayısı azalmış ve maliyetler daha da ağır bir hale gelmiştir.

ÇARPICI BiR iDDiA

SORU: Bir arkadaşım, bazı tüp bebek merkezlerinde spermi olmayan erkeklere başka erkeklerin sperminden nakil yapıldığını ve bu durumun da tedavi için gelen çiftlere söylenmediğini duymuş. Bunun doğruluk payı nedir? Ben tüp bebek yapmak istiyorum ama açıkcası bu iddiayı duyunca çekindim.

CEVAP: Sevgili okuyucumuzun sorusu enteresan. Ancak böyle bir söylemin doğruluk payı bana sorarsanız son derece düşüktür. Kısa sürede bir DNA testiyle zaten sperm sahibi anında kanıtlanır. Ayrıca ciddi anlamda tehlikeli ve üzücü bir durumdur. Gerekçesi ne olursa olsun böyle bir işlemin ülkemizde yapılabileceğine asla ihtimal vermiyorum. Gönül rahatlığıyla tüp bebek merkezine başvurabilirsiniz.

Tüp Bebek Uzmanı Teksen ÇAMLIBEL/ BUGÜN

Ayrıca Tüp Bebek Şikayet ve Yorumları başlığına bakınız!

Tüp Bebek Şikayet ve Yorumları

Öncelikle şunu belirtelim ki sitemizin öncelikli amacı, tüp bebek konusunda yazılı ve görsel basında çıkan haberleri, konferans ve videoları, bilgilendirici akademik yazıları derleyerek okuyucuların hizmetine sunmaktı. Ancak bu yazıların altına eklenen olumlu ve olumsuz görüşlere kayıtsız kalmak mümkün olmadı. Bu yüzden bu yazımızda sitemizde bugüne kadar tüp bebek konusunda okuyuculardan gelen dağınık haldeki şikayet yazılarından öne çıkanları hiç değiştirmeden yayınlamak istedik. Siz de olumlu veya olumsuz bu konudaki deneyimlerinizi sitemizin yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

İşte Sizden Gelen Tüp Bebek Şikayet ve Yorumları;

  • tuba dedi ki...

    ben çok şeyler yaşadım bu tedavide hem maddi hem manevi hiç olumlu cevap almadım hayal kırıkklığı nasıl bişey bilemezler dr. kolay geliyor herşey tedavi sonrası depresyona girdim ve hala çıkamadım ne yemek,iş,güç hiç bir şey ımrumda değil tek aklıma takılan neden?neden böyle oldu?nasıl düştü?hep soru işareti ben dr. dediği her şeyi yaptım ama olmadı bize üstelik %70 şans verirken neden böyle oldu anlamadım şimdi tekrar bizi kliniğe çağırıyorlar farklı tedavi uygulayacağız ben napim anlamadım aklım çok karışık.Dr.başka yerde deniceğiz dediğimde ama biz sizdeki sorunları biliyoruz biz daha iyi anlarız diyor apmalıyım bilmiyorum?Artık güvenemiyorum ben başka doktura danıştığımda bana çok hormon iğnesi verildiğini yumurtalarım birden gelişince sağlıklı yumurtalarımın olmadığını söyledi ilgili ve bilgili kişiler bana bana bu konuda bilgi verisin..

  • Cigi dedi ki...

    İnsanların genelde çok vakıf olmadıkları sağlık konusunda doktorlarımıza kayıtsız şartsız güvendiğini herkes biliyor. Peki bu sektördeki doktorlar bizleri nasıl suistimal ediyor. Daha dün izmirde özel bir hastahane sahibinin son aylarda cerrahi müdehaledeki azlıktan dolayı doktorlarını uyardığını ve maaş indirimi konusunda resmen tehdit ettiğini okudum. Bu nasıl bir cesarettir. Ve bu tehditin karşısında duramayn doktorun neler yapabileceğini düşünüyormusunuz. Biz doğal yollardan çocuk sahibi olamadık. Daha sonra bu yaşadıklarımızı insanlara fikir versin diye http://tupbebekistiyorum.blogspot.com/ ve http://www.tupbebekistiyorum.tr.gg/de yazdım. Umarım bu konu ile ilgili herkese bir fazdamız olabilir. Sizlerinde deneyimleriniz varsa bu konu ile ilgili lütfen paylaşın. Süistimal edilmeyelim.

  • Adsız dedi ki...

    bende 1 ay önce tüp bebek denedim olmadı çok üzüldün hala depresyondayım hayat bana çok anlamsız geliyor eski neşem yok çok para harcadım resmen dolandırıldık bana 3 emriyo koyduklarını trensfer zamanı bana verdikleri kağıtdada yazılıydı ve ben evime döndüğümde olumsuz sonuç alınca hastaneden testlerimizi istedikk ve bana sadece dekont ve tüp bebek tedavisi gördüğüme ve 2 emriyo yerleştirdiği yazılıydı bu nasıl birşey bana tedavi başında çok iyi davrandılar daha sonra ilgilenmediler bile mecburen devam ediyorsun bu tedaviyi gören arkadaşlar bilir gonal iğnesini kan tahliline tozajını belirliyorlar benden sadece 2 defa kan aldılar herşy yolunda aynı tozajda vurun deyip eve gönderiyorlardı ve ben yumurtalarımın toplanmasına 2 önce çok hasta oldum durmadan kusuyordum dr. açıklaması hormon iğnesinin fazla geldiğini ve damarlarımdan sızmaya başladığını söyledi ve birden hormon iğnesini kesti ve ben bu olaydan sonra başka hastanelerle konuştum yanlış tedavi gördüğümü söylediler ve ben şimdi hakkımı aramak ben bu para göz insanları allaha havale ediyorum insanlar ne zorluklarla bu paraları biriktirip geliyorlar ve tedavi sonrasıda büyük sıkıntı çekiyorlar inş.ben bu hakkımı ahiretde alırım kimse ankalife tüp bebeğe gitmesin benim yaptığım hatayı yapmayın iyice araştırın ve dr. tavsiyesi üzerine gidin ben int.araştırmıştım sizde benim gibi azılanlara ladanmayın dediğim giibi dr. tavsiyesiyle gidin..allah hepimize çoçuk versin....

  • Adsız dedi ki...

    Arkadaşlar bende kurban bayramından 1hafta once tüp bebek yaptırdım süleymaniye devlet hastanesınde negatıf cıktı doktora ve hemşirelere sordum neden tutmadı dıye cevap alamadım tekrardene dedıler umursamaz bir sekilde onlar için sohbet ve cay keyfı daha önemliydı acaba en yakınlarındada boyle sorun olsaydı ne yaparlardı dıye soruyorum 2raporumu cıkardım sımdı istanbul tup bebek merkezınde olacak mayısın 17 tedavıye başlıyorum benım normal tüp bebek yaptıranlara gore şansım daha az oldugunu söylüyor.
  • Adsız dedi ki...

    allah ıslah etsin kime inanacagımızı şaşırdık çaresizlik boynumuzu büküyor türkiyenin en iyi doktorlarına gücümüz yetmiyo paranın gözü kör olsun...!!!!!
  • Adsız dedi ki...

    2 kere tüp bebek yaptırdım sülemaniyede duygularımla oynadılar suan pisikolojik tedavi görüyorum böyle duygularımızla oynayan doktorları kınıyorum benim gibi madur olanları allah yardım etsin hepimize
  • Adsız dedi ki...

    Üç kez denedim,olmadı.Vaadler her seferinde sizde birşey yok bu kez olacaktı.Her seferinde aynı tedavi,bir problem varki olmuyor.Farklı tedavi uygulamasını beklerdim.Milletin annelik ve babalık duygularını sömürüyorlar.Para için insanların duygularıyla oynuyorlar.Hiç başarılı bulmuyorum.Ünüversite Hastahanelerine gidin.

  • Adsız dedi ki...

    BİZDE 2 DEFA TÜP BEBEK YAPTIRDIK 1. İSTANBUL AMERİKAN HAST.2.ANKARA TÜP BEBEK MERKEZİNDE YAPILDI HER TEDAVİDE %70 GARANTİ VERDİLER AMA HEPSİ NEGATİF SONUÇLANDI.NEDEN OLMUYOR DİYE SORDUĞUMUZDA TEKRAR DENEYİN DEDİLER.TEK AMAÇLARININ PARA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ.ŞUAN 3.YÜ DÜŞÜNÜYORUZ YİNE HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMAKTAN ÇOK KORKUYORUZ.RABBİM HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN


Elazığ Fırat Üniversitesi Tüp Bebek

Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi`nde tüp bebek uygulaması yakında başlıyor.

Elazığ'da bulunan Fırat Üniversitesi Başhekimi Doç. Dr. Erhan Yılmaz, yakın zamanda Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde Tüp Bebek Merkezi'nin kurulacağını söyledi. Çalışmaların yaklaşık iki yıldır devam ettiğini kaydeden Erhan Yılmaz, Merkezin inşaat alt yapısı tamamlandı. Burada kullanılması gereken araç ve gereçlerin dizayn işlemleri yapıldı. Merkezde görev alacak öğretim elemanları şu anda sertifika alma aşamasında. Zannedersem eylül ayı içerisinde bölgeye hitap eden hastanemizde tüp bebek tedavi uygulamasına başlayacağız.` dedi.

Fırat Üniversitesi Hastanesi`nin son teknolojiyi yakından takip ettiğini aktaran Doç. Dr. Yılmaz, hastanede artık Multislays Tomografi aletiyle ilk etapta kişiye anjiyo uygulamadan hastanın kalp-damar yolunda tıkanıklığın olup olmadığını rahat bir şekilde görebildiğini kaydetti. Önceden hastalar özellikle gençler kalp şikâyetiyle hastaneye başvurduklarında küçük bir cerrahi müdahale de olsa anjiyo yapmak zorunda kaldıklarını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, `Zira sıkıntının ne olduğunu ancak bu şekilde görebiliyorduk, ama artık bu uygulama geride kaldı. Vatandaş ilk geldiğinde Multislays Tomografi yani üç boyutlu tomografi aletine giriyor ve anjiyoluk bir sıkıntısı yoksa bu müdahale yapılmıyor.` şeklinde konuştu.

Pediatri ve nöroloji kliniklerinde konusunda uzman ve bölgeye hitap eden doktorlarla çalıştıklarını da ifade eden Başhekim Yılmaz, özellikle algoloji kliniğinde kanserli hastaların son zamanlarında ağrının yüksek olduğu aşamalarda bu kliniğin ağrılara derman olduğunu sözlerine ekledi. (CİHAN)

Tüp Bebek Çılğunlığı

Tüp Bebek Çılğınlığı. Tüp bebeğe talep artıyor. Boşanmayı göze alıp tüp bebeğe yanaşmayanlar, oğlunun yerine sperm vermek isteyen babalar... Sabah kuşaklarının en fazla rating alan konusudur tüp bebek. Adeta telefonlar kilitlenir. Ekrana pek yansımaz ama ağlayanların, yalvaranların haddi hesabı olmaz.

Kimi zaman rejide hepimiz duygulanırız telefonda duyduklarımıza. Bir trajedidir çocuk sahibi olamayan ailelerin hikayeleri. Telefonlara alo dediğiniz anda tanımadığımız yüzlerini görmediğiniz sadece sesini duyduğunuz insanların başka hayatların hikayelerine tanık olursunuz.

Bir taraftan ratinglerle yarışırken konu evlat sahibi olamayan insanlar olduğunda çoğu kez ekran savaşını unutur bu insanların sorularına aldıkları cevaplar ve mutlulukları bizimde mutluluğumuz olur.

BOŞANIYOR AMA TÜPBEBEĞE YANAŞMIYORLARDI

- Tüp bebek merkezlerinin sayısı gün geçtikçe artıyor, sizce bunun nedeni nedir ?

- Çocuğu olmayan çiftlerin sayısı her geçen gün daha da artıyor. En önemli sebep bu… İstatistik olarak da evlenen altı çiftten birisinin çocuğu olmayacağını ve çocuk tedavisine başvuracağını biliyoruz. Bu çiftlerin bir kısmı basit tedaviyle hamile kalsa da bir kısmında tüp bebek tedavisini gerektirecek; sperm sayısının düşük olması veya rahim filminde her iki tüpün tıkalı olması gibi sebepler olabiliyor.

- Pardon, tüp bebek tedavisine olan güvensizlik ?

- Evet. Eskiden tüp bebek tabuydu. Korkuyorlardı ve güvenmiyorlardı. Yumurtalar karışır. Spermler karışır korkusu vardı. Dolayısıyla tüp bebek merkezlerine güvenilmiyordu. Tüp bebekten başka tedavisinin olmayacağını bildiği halde yıllarca bekleyen çiftlere şahit oldum. Evliliklerini bitiriyorlar ancak tüp bebek tedavisine yanaşmıyorlardı. Hatta kadınlar üzerlerine kuma gelmesine rıza gösteriyor ama tüp bebeğe yanaşmıyor mesela. Artık insanlar tüp bebek tedavisinin ne olduğunu biliyor ve halk tarafından algılanmaya başlandı ve güven oluştu. Tabu olmaktan çıktı yani…

`YA YUMURTALAR KARIŞIRSA` KORKUSU

- Peki karışma olasılığı nedir, insanlar şüphelenmekte haklılar mı ?

- Spermlerin, yumurtaların karışması için ciddi ciddi kasıt olması lazım. Bir kere denetim değil neredeyse yüz kere denetim yapılıyor. Sağlık bakanlığının yönetmelikleri var. Ufacık bir şüphe olsa ceza gelmez direk kapanırsınız ve bir daha açamazsınız. Bu kadar ciddi yani.. Bütün merkezler bu konuda inanılmaz hassas ve tedbirli davranıyorlar.

- Peki bu güne kadar oldu mu böyle bir şey ? Kapatılan bir merkez var mı ?

- Bildiğim kadarıyla hiçbir tüp bebek merkezinde bu güne kadar sperm ve yumurta karışımıyla ilgili bir sıkıntı olmadı. Münferit olaylarda olabiliyor. Ama bunlar muayene tedavilerinde muayene hekimlerinin yaptığı şeyler. Mesela spermi olmayan bir adamın eşini tedavi yaptıktan sonra başka bir sperm alarak aşılama tarzında tüp bebek değil de aşılama tarzında bir işlem yapması.

Ancak tüp bebek merkezleri kurumsal çalışan yerlerdir. Diyelim ki bir doktor böyle bir şeye kalkıştı hemşiresini, sperm odasındaki personelini, embriyologunu ikna etmesi lazım. Tek başına münferit yapılan bir işlem olmadığından mümkün değil. Yani bir merkezde kötü niyetli bir doktor olsa dahi tüp bebek merkezleri kurumsal yerler ve dolayısıyla imkansız bir durum.

- Bebek tedavisinde muayenelerde art niyet oluşabilir. Bu tür tedavileri bebek merkezlerinde daha kurumsal yerlerde yapılmalı diyorsunuz…

- Hayır. Muayeneler güvensiz diye bir şey çıkarmamak lazım. Ama muayenelerde biraz daha bir hekimin o anki inisiyatifine, iyi niyetine kalıyor. Tüp bebek merkezleri daha organize bu iş için. Eğer sperm varsa yumurta varsa bebek olacak şekilde organize edilmiş kuruluşlar olduğu için dışarıdan bir sperm veya bir yumurta almanın hiçbir faydası da olmayacaktır aksine zararı olacaktır. Onun için de böyle bir riske hiçbir merkez girmez. Gönülleri rahat olsun güvensinler diyorum.

STRES; ÇOCUK SAHİBİ OLMAKTA EN BÜYÜK ENGEL

- Tekrar başa dönelim, bebek başvurusu yapan çiftlerin sayısının gün geçtikçe artmasını neye bağlıyorsunuz ?

- Bunun temelinde birçok neden var. Gün geçtikçe erkeklerin sperm sayısı kadınların da yumurtalık rezervleri azalıyor.

- Sebep…

- Yediğimiz içtiğimiz her şeyin içerisine katkı ve koruyucu maddelerin girmiş olmasından. Ve şehirlerde yaşayanlar için stres önemli bir sebep. Stres deyip geçmemek lazım, insanın bütün hayatını, vücudundaki organlarının, sistemlerinin çalışmasını etkileyen bir faktör. Kadınlarda kariyer yapma hırsı ve geç evlenmeleri.

Evlendikleri zaman `hemen çocuğum olmasın, çocuğum olursa işten atılırım, terfim durdurulur, izin almak zorunda kalırım` düşüncesinin kadında yarattığı psikolojik durum. Cep telefonlarının bu kadar hayatımıza girmiş olması. Devlette böyle ödeme kapsamlı ve bunu bir hastalık kapsamına aldığı sürece daha da artacaktır tüp bebek merkezleri.

- Cep telefonları bebek sahibi olmayı olumsuz etkiliyor mu ?

- Böyle direk bir bağlantı bulunmuş değildir. Bence cep telefonları onun manyetik etkisinden veya titreşimden filan değil de insanı biraz daha stresli bir hayata soktuğu için etkiliyor olabilir. Bence etkili olabilir.

SİGARA TÜKETİMİ KADINI AYRI ERKEĞİ AYRI ETKİLİYOR

- Sigara tüketiminin nasıl bir etkisi var ?

- Sigara kadını ayrı erkeği ayrı etkiliyor. Kadında rahmin kanlanmasına ve rahmin bebeği tutabilme gücünü azaltıyor. Erkekte ise sperm sayısı kadar hareketliliği de önemlidir sigara sperm hareketliliğini azaltıyor.

Dolayısıyla yeterli sayı olsa dahi hareketlilik olmadığında çocuk olmuyor maalesef. Sigara içen kadın ve erkeğin bebeklerinin olma ihtimali çok zayıf. Bir kadın ancak sigarayı bıraktıktan sonra normal kadınların gebe kalma şansını yakalayabiliyor.

- Peki sigarayı bıraktıktan ne kadar sonra tüp bebek tedavisine başlayabilir ?

- En erken iki ay sonra. Bu hafta sigarayı bırakırım haftaya da tedaviye başlarım yok yani. Sigarasız bir hayata geçeceksiniz ve vücudunuzdaki nikotinden temizleneceksiniz. Erkekler için de aynı şartlar geçerli. Bir sperm yaklaşık 80 günde oluşuyor. Dolayısıyla `Ben bugün bıraktım yarın spermim iyi çıkar mı?` diye bir şey söz konusu olamaz.

- Alkolün etkisi nedir ?

- Yumurta da sperm de bizim vücudumuzun bir parçasıdır. Hücrelerimizdir. Vücut olarak ne kadar sağlıklı olursak, sadece sigara değil, uyku düzeni, çalışma, beslenme, kilo durumu vs. Hepsini katmak lazım. Ne kadar sağlıklı olursak hücrelerimiz de o kadar sağlıklı olur. Dolayısı ile o hücrelerin gebelik oluşturabilme potansiyeli, gücü o kadar fazla olur.

TEDAVİYE NE ZAMAN BAŞLAMALI ?

- Bir insanın kısır olduğunun teşhisini nasıl koyuyorsunuz ?

- Kısırlık, hangi anlamda bakıldığına bağlı… Biz `İnfertilite` diyoruz. Yani hamile kalma ihtimali var ancak bu gücü azalmış demektir. Kısırlık ise hiç hamile kalabilme gücüne sahip olamayan demektir. Yani, tedavi olsa bile çocuğu olmayanlardır. Erkek, spermi hiç yoksa kısırdır. Ya da kadın, menopozda ise artık kısırdır.

- Çiftler ne zaman tedaviye başvurmalı ? Bunun belli bir zamanı var mı ?

- Var tabii. Kadın düzenli adet görüyorsa erkekte fiziksel bir rahatsızlık yoksa ve evliliklerinin üzerinden bir yıl geçtiği halde gebelik yoksa hemen başvurabilirler. Kadın düzensiz adet görüyorsa, düzenli yumurtlaması olmuyor demektir. Dolayısıyla beklemeden hemen başvurmalılar. Yada bildikleri bir sorunları varsa hiç vakit kaybetmeden bir doktora görünmeliler.

- Tedaviye başvurma da yaşın önemi var mıdır ?

- Erkekler için yaş önemli değil. Ama kadınlar belli bir yaştan sonra yumurtalık rezervi, yumurta sayısı, kalitesi azalmaya başladığı için özellikle 35 yaş üstü evlenen kadınlara en fazla 6 ay beklemelerini tavsiye ediyoruz. Altı ay içerisinde her şey yolunda gittiği halde gebe kalınmıyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalarını öneriyoruz.

EVLENME YAŞI 20-30 LU YAŞLAR OLMALIDIR

- Evlenme yaşı önemli midir ?

- Kadının sağlıklı bir şekilde sorunsuz olarak hamile kalabileceği yaşlar 20-30 yaş aralığıdır. Erken doğum, bebeğin gelişmemesi, gebelikte tansiyon yükselmesi, anne karnında ölüm gibi riskler kadının yaşı büyüdükçe artabiliyor. Bütün bunları göz önüne aldığımızda evlenme yaşı 20-30`lu yaşlar diyebiliriz.

- Tüp bebek tedavisi mevsimlere göre değişiyor mu ?

- Bu soru çok soruluyor. Baharda hormonlar artıyor, insanlar daha üretken oluyorlar mı diye. İnsanlar normal yollardan hamile kalırken mevsimlere göre mi karar veriyorlar ?

- Tüp bebek tedavisi için gizli saklı gelenler oluyor mu ?

- Olmaz olur mu ? Birçok insan `Bizim bir yakınımız da size tedaviye gelecek. Ancak lütfen benim tüp bebekle hamile kaldığımı söylemeyin, onlar tedavi olduğumu biliyorlar` şeklinde ricalar olabiliyor. Hala daha tüp bebek yaptırmaktan utananlar var.

Eski çevreler, bazı anneler babalar tüp bebeği bir evlatlık, bir karışım, dışarıdan bir şeyler aldılar gibi algılıyorlar. Yeni nesil biraz daha bilinçli yetişiyor. Onun için Anadolu`nun pekçok kesiminde çiftler çocukları olmama pahasına tüp bebeğe başvurmuyorlar. Bunlar Türkiye`nin gerçekleri.

DAR PANTOLONLAR BEBEK SAHİBİ OLMAYI ENGELLİYOR

- Sizinle konuşurken bir ara giyilen kıyafetler dahi gebeliğe engel olabiliyor demiştiniz… Kılık kıyafet ne tür bir engel teşkil eder ?

- Evet. Erkekleri ilgilendiren bir durum bu. Özellikle dar kesim pantolonlar için demiştim. Modern dünyanın bize hediyelerinden olan dar kesimli pantolonlar aynı zamanda bebek sahibi olmayı engelliyor.

Şöyle ki testisler vücuttan uzakta yapılmıştır. Testislerin çalışma ısısı 22,5 derecidir, vücudun 36,5 derecesi onlara sıcak gelir. Dolayısıyla dar giyindiği zaman testisler vücuda yapışıyor daha sıcak ortamda çalışmak zorunda kalıyorlar.

Üretimleri tam kapasiteyle olmuyor. Onun için bol giyinmek daha avantajlı. Mesela sıcak havalarda testisler öyle yaratılmış ki vücuttan uzaklaşıyor. Soğuk havalarda vücuda yaklaşıyor. O canlı yaşayan bir doku. Dolayısıyla siz bütün gün kot pantolon ya da dar pantolon giyerseniz bu mekanizmayı tamamen bozmuş oluyorsunuz. Tabi bu da sperm hareketini ve sayısını etkiliyor. Kadınlarda bütün organlar karnın içerisinde olduğu için fark etmiyor.

BEBEĞİN CİNSİYETİNİ BELİRLEMEK MÜMKÜN

- Tüp bebek tedavisinde bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün mü ?

- Bu pekala mümkün. Biz yumurtalardan bebeğin genetiğini, cinsiyetini her şeyini görüyoruz. Ancak Türkiye`de çoğunlukla erkek bebek isteyenlerin sayısını bir düşünün. Bu istekleri ciddiye aldığınızda bir süre sonra evlenecek kız kalmayabilir. Sadece bir çiftin iki-üç kızı varsa ve ebeveyn erkek çocuk istiyorsa bu talebe karşı çıkmıyoruz. Nesli şekillendirmeyi doğru bulmuyorum.

- Peki Türkiye de bu mümkün mü, uygulama yapılıyor mu ?

- Türkiye`de yasak bir uygulama bunun bilinmesi lazım. Çiftler bu tür taleplerde bulunabilirler ancak yönetmeliği bilmek durumundalar. Bir de Türkiye`deki uygulama bunu yapabilecek nitelikte değil. Onun içinde çiftler yurt dışına gidip bu işlemi yaptırıyorlar.

Ama şunu yapabiliyoruz mesela bazı hastalıklar sadece kızlarda gözükür. Hemofili; kız çocuk adet görmeye başladığında kanaması durmadığı için ölür. Erkek çocuk yaşar. Böyle bir şey olduğu zaman biz diyoruz ki bu çiftin çocuğu erkek olmalıdır.

Tıbbi olarak gereklidir. O zaman erkek yapıyoruz. Ben kız çocuğu istiyorum diyerek gelen bir çiftlere yardım etmiyoruz. Edemiyoruz. Çünkü kanun buna uygun değil. Yurt dışındaki merkezlere yolluyoruz.

- Gebelik oluşmadan önce genetik problemler konusunda alınabilecek önlemler var mıdır ?

- Tabii ki var. Eğer aile bir genetik hastalık taşıyorsa, o genetiğin hastalığın adı da belliyse `preimplantasyon genetik` dediğimiz yöntemle standart tüpbebek işlemleri yapıldıktan sonra oluşan embriyo dediğimiz bebek taslaklarından birer hücre alınarak incelemeye tabi tutuluyor. Genetik hastalığı taşımayan sağlam embriyolar rahim içine veriliyor. Bu durumda gebelik oluşursa sağlıklı oluyor.

- Çoğul gebeliği nasıl engelliyorsunuz ? Çoğul gebelik engellenmeli mi ?

- Batıda çoğul gebelik sevilen bir şey değil. Doğulu ülkelerde ise durum farklı… Bizler çocuk seven bir milletiz. Şartlar batıdaki gibi değil. Batıda kişi başına düşen gelirle ülkemizde kişi başına düşen gelir aynı değil. Avrupa`da sigorta neredeyse hastanın bütün masraflarını karşılıyor. Yani tekiz embriyo transferleri rahatlıkla yapılıyor. Tutmazsa yeniden yeniden deniyor aileler. Burada ise durum farklı…

Çoğunlukta aileler kendi imkânlarıyla tüp bebek tedavisi görüyorlar. Ve ortalama fiyat 5 bin TL. civarında. Aylarca çalışarak bu parayı biriktirmeye uğraşıyorlar. Siz bu imkânlarla tedavi gören birisine tek embriyo transfer ederek şansını azaltamazsınız. Her transfer edilen embriyonun tutma şansı %20. Onun genelde buradaki uzmanlarda her denemede iki veya üç embriyo transferleri yapar ki bundan vazgeçmemeleri lazım.

Sadece belki tartışılması gereken durum şudur, üç embriyo da tuttuğu zaman birisini durdurabiliyoruz. İyi mi yapıyoruz kötü mü ediyoruz bu tartışılabilir. Bir kerede tutsun diye transfer edilen embriyolar tuttuğu zaman bu sefer üçüzler dördüzler dünyaya geliyor ve aile bundan sonrada daha ciddi bir ekonomik sıkıntıyla baş başa kalıyor.

KADIN RAHMİ YAŞLANMAZ !

- Peki menopoza girmiş bir kadının tüp bebek yöntemiyle gebe kalma ihtimali nedir ?

- Yok. Menopoz demek kadının bir yıl içerisinde hiç adet görmemesi ve yumurta üretememesi demektir. Bir yıl içerisinde hiç yumurtası çıkmamış bir kadın da adet görmemiş bir kadının yumurtasını çıkartabilecek bir tedavi yok.

Medyaya yansıyan haberler var özellikle batılı ülkelerde 50 yaşında 60 yaşında hamile kaldı diye. Bunlar kendi yumurtalarıyla değil başkalarının yumurtalarını rahimlerinde taşıyarak doğuruyorlar bebekleri. Rahim yaşlanmaz hamile kalabilmek yumurtlamayla alakalı bir durum. 50 yaşındaki bir kadının rahmine 20 yaşındaki kadının yumurtasını alıp spermle birleştirip bir bebek koyarsanız hamile bırakırsınız.

Gerçek anlamda menopoza girmiş bir kadını hamile bırakmak mümkün değil. Ancak yaşı genç olduğu halde yumurtalık rezervi azalmış ayda bir yumurta, iki ayda bir yumurta üreten düzensiz adet gören kadınlar da var. `FSH Hormonu` yumurtanın rezervini gösterir bize. Biraz normalden yüksek çıkıyor. Bu tip hastalara da toplum içerisinde işte doktora gittiklerinde siz menopoza giriyorsunuz veya erken gireceksiniz diye bir şeyler söylüyorlar.

FSH yüksekliği tek başına bir kriter değil. Böyle FSH`sı yüksek olan hastalar eğer halen ilaç kullanmadıkları halde adet görüyorlarsa onların bir şansı olabilir. Onlarda tek yumurtayla, ürettikleri yumurtayı kullanarak bebek sahibi yapabiliyoruz. Biraz daha zordur.Ama pratik olarak imkan var. Bu şekilde de hamile bıraktığımız hasta var.

YUMURTA VE SPERM BAĞIŞI TÜRKİYE`DE DE SERBEST BIRAKILMALI

- Kendisinin yumurtası olmadığı halde başkasının yumurtasıyla hamile kalmak isteyen kadınlar var mı ?

- Tabii var. Bu iş için biliyorsunuz Kıbrıs`ta açılan merkezler var. Sadece bu işi yapıyorlar. Maalesef birçok merkez var Kıbrıs`ta ve Türkiye`deki bir merkezin dalı uzantısı şeklinde. Bu şekilde başvuran hastalar gidiyor ve yapıyorlar. Şimdi bu tartışılır tabi. Doğru mudur ? Yanlış mıdır ? Dışarıdan sperm alınabilir mi? Ama ben şuna inanıyorum bir ailenin kendi hür özgürlüğü var.

Eğer bu çift bu işi kafaya koyduysa bu işi yaptıracaksa neticede Türkiye`den çıkıyor bir yerde yaptırıyor. Bu işin belli normlarının olması lazım. Yani hangi şartlarda kimden yumurta alınıyor kimden sperm alınıyor o şartlar belli bir şekilde oturtulduktan sonra bence serbest bırakılmalıdır.

Sonuçta evlat edinmek serbest, biyolojik olarak yumurta başka, sperm başka çocuğu alıyorsunuz ve bakıyorsunuz. Sonra bu çocuğun evlatlık olduğunu bütün çevreniz biliyor. Bu çocuk belli bir yaşa gelince kendi de evlatlık olduğunu öğreniyor.

18 yaşına gelince de kendi ailesini aramaya başlıyor. Huzur bozuluyor. Kavgalar çıkıyor. Her şey olabiliyor. Yumurta bağışı ve sperm bağışı da birçok dünya ülkesinde serbest… Türkiye`de de serbest bırakılmalı. Kendi ülkesinde yapamazsa gidiyor ve başka ülkede bunu yapıyor ve gelip memleketinde doğurabiliyor.

Nüfus cüzdanını alabiliyorsa burada artık bu tür uygulamalar serbest olmalı diye düşünüyorum. Netice itibariyle bu da bir çeşit evlatlık edinme mekanizması. Yasaklamak nihai bir çözüm değil. İngiltere`de bu tür uygulamalarda nüfusundaki anne baba yazıyor birde yumurta veya sperm alındıysa onun kime ait olduğu yazılıyor. Belli kurallar içerisinde her şey çok düzgün yürüyor. O zaman tabi çocuklarında ileriki hayatlarında karşılaşma şansları iptal edilmiş oluyor.

Dolayısıyla da korkulacak bir şey kalmıyor. Yani kanunu konmalı fakat yasak olmamalı. Siz kendi vatandaşınıza ülke içinde yasak koyarsanız gidip ülke dışında bu yasağı takmıyor ve gelip burada doğuruyor.Çünkü yasak bir şekilde ülkeden çıktıktan sonra serbest oluyor.

BABA OĞLU İÇİN SPERM VERMEYİ TEKLİF EDİYOR

- Anadolu`da özellikle Güneydoğu`da bebek sahibi olamamak büyük kusur olarak görülüyor. Bu konuda neler yaşanıyor ?

- Kahvelere çıkamıyorlar. Toplum içerisine çıkamıyorlar. İki aylık evli çift gelirdi `Bizim çocuğumuz olmuyor` diye. Gencecik çift ikisi de daha çocuk. Biri 18 diğeri 16 yaşında çocuk olmuyor diye size geliyor. Çevrenin çok baskısı var. Kayın valide, kızın annesi niye olmadı diye sorguya çekiyorlar ? Kim yapamadı ? İki ayda karar vermeye kusurluyu bulmaya çalışıyorlar, oğlan mı kabahatli kız mı ?

Muayeneye getirdiklerinde bu `suçluyu bul` tarzında oluyor. Tabii Anadolu`da Doğu`da hele de kusurlu kızsa asla affedilmiyor ayrılıkla ya da kuma getirilerek sonuçlanıyor. Ya da inanılmaz aşağılanmalar başlıyor `duvar bile hamile kalırdı sen niye kalamadın` şeklinde.

Çocuk olmaması çok ciddi bir baskıdır. Muayenehanede çalıştığımız dönemlerde ilginç olaylarla karşılaştık. Mesela erkeğin spermi olmadığı söylenmiş ve tüp bebek yaptırması gerekliliği ortaya konmuş. Bu çift gidiyor köye sonra bir bakıyorsunuz hamile kalıyor. Şimdi orada doktor olarak bize sadece gözünüz aydın deyip gebeliği takip etmek düşüyor.

Köylerde bir şekilde bu işler halledilebiliyor. Bazen işte bitkisel bir şeyler filan kullandık düzeldik diyorlar. Bu işi köylerde halleden kayınvalidedir. Özellikle erkekte bir problem varsa erkeğin annesi bir şekilde hallediyor , Ya da oğlanın abisi kardeşi bu işi üstleniyor. Bir şekilde bu iş yapılıyor. Tüp bebek merkezlerine başvuran kadar başvurmayanlarda bu şekilde var. Bunları görüyoruz. Kırsal kesimde bu çok ciddi bir sorun.

`BİR YERDEN SPERM BUL EŞİM HAMİLE KALSIN`

- Çevresel baskılar hala var mı ?

- Muayenede çalışırken çevrenin baskısından kurtulmak için; mesela sorun adamdaysa `tüp bebek tedavisi olmam gerek` diyoruz adam sana yalvarıyor. Bir yerden sperm bul, tüpbebek yaptıramam. Benim hanım hamile kalsın ben kurtulayım tarzında. Bu tip başvuruda çok oluyor.

`BANA `SEN VER` DİYE TEKLİF EDENLER VAR`

- Başkasının spermiyle çocuk sahibi olmak mı istiyorlar ?

- Maalesef… Mesela bütün tahliller normal olduğu halde gebe kalmayanlarda var. İkisi de normal ama bunların çocukları olmuyor dediğin zaman ailenin istediği cevabı vermemiş oluyorsunuz. Ondan sonra ona çözüm bulmak lazım. Sebep oğlansa ve oğlanın sorunu da ciddiyse ve aile gerçekten ekonomik olarak da tüp bebek yaptıracak durumda da değilse tabii baba da teklif ediyor.

`Ben yardımcı olayım sperm vereyim siz yapın aşılamasını` diye. Ya da oğlan babasından çekiniyorsa kendisi teklif edebiliyor bana. Bir yerden sperm bul parası önemli değil yaptırmak istiyorum kurtulmak istiyorum diye bu tür tekliflerde çok oluyor.

- Tüp bebek tedavisi pahalı sistem midir ? SSK yardımcı oluyor mu ? Ödemeler nasıldır ?

- Tüp bebek tedavisi ortalama olarak 3 bin TL. Tüp bebek ödemesi oluyor. 2 bin TL civarında ilaçları tutuyor. Sigorta bugün ödeme kapsamına almış vaziyette. Sigortalı Bağ Kur`lu hastalar şu anda aşağı yukarı ilaçlarıyla beraber 2 TL ödeyerek tüp bebek tedavisi yaptırabiliyorlar.

Bugünkü parayla 740 TL bebek için ödüyorlar ceplerinden 1 milyar civarında da ilaçların eczanelere ödedikleri yüzde 20`lik kısmı tutuyor. Yani hiç yaptırılamayacak bir tedavi değil. Bir çift iki üç ay dişini sıktıkları zaman sigortaları da varsa tüp bebek yaptırabilme hakkına sahipseler bunun altından kalkabilecek duruma geliyorlar.

- Peki sigorta hastasına kaç kez deneme şansı veriyor ?

- İki kere sigorta ödüyor. Ama tüp bebek istediğiniz kadar denenebilir. Yani bir çiftin şansı varsa bazen olabiliyor. Bir sebep oluyor ki o bebeğin tutulma şansını tüp bebek yapsak bile azaltıyor. Bunu hastayla konuşuyoruz açıkça. Hasta istiyorsa ben şansımı deneyeceğim derse iki sefer de beş sefer de denenir. Ama genellikle tüp bebek tedavisiyle hamile kalacak olan insanların birçoğu ilk iki üç deneme sonrasında zaten gebe kalıyor.

SAKAT ÇOCUK YAPMA RİSKİ OLAN ÇİFTLER İÇİN EN İYİ YÖNTEM TÜP BEBEKTİR

- İngiltere`de yapılan bir araştırma da tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi olunduğunda ciddi sorunlar olduğunu ortaya koymuş. Siz buna katılıyor musunuz ?

- Katılmıyorum. Çok yanlış. Maalesef biz de bir haber böyle bir üfürülüyor ve medyada bunu yayınlıyor. İnsanların kafalarında gereksiz yere pek çok sorular takılıyor. Bir örnek üzerinden gidilerek tüp bebek şöyle sorunlu ve problemli demek doğru değil. Yıllardır çalışmalar yapılıyor ve bugüne kadar ne genetik olarak ne doğan bebeklerin sağlığı olarak hamilelikte tespit edilen bir sakatlık yok.

100 bin de bir çıkan problemi tüm tüp bebeklere mal etmek haksızlık olur. E normal şartlarda doğan her 10 bebekten 3`ü sorunlu doğuyor buna ne demek gerekiyor ?

- Ben sorayım o halde, ne demek gerekiyor ?

- Her halükarda normal gebeliklerin %10`unda dahi zaman zaman kromozel sorunlardan kaynaklanan sakatlıklar oluşabilir. Normal hamile kalanlarla tüp bebek yöntemiyle hamile kalanlar arasında ne sakat bebek oranında ne de düşük oranlarında bir farklılık yok. Normal de hangi sorunlarla karşılaşılırsa tüp bebekte de aynı sorunlarla karşılaşabilir.

Bilakis tam tersini düşünmek lazım, normal yollarla hamile kaldığınız zaman rastgele iki hücre birleşiyor, arızalı yumurtayı görme şansınız yok. Tüp bebekte ise en iyi yumurtayı seçip onu döllendirmeye bırakıyorsunuz, arızalı yumurtayı görme şansınız var. Şunu gönül rahatlığı ile söylemek mümkün, sakat çocuk sahibi olacak çiftler için en iyi çözüm tüp bebektir.

NORMAL DOĞUMLARDA BEBEK DAHA RİSKLİDİR

- Artık neredeyse sezaryenle doğum çok popüler hale geldi. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda ? Normal doğum mu sezaryen mi ?

- Tabi ki terazide tartılması gereken bir şey. Her yöntemin kendine göre negatif ve pozitif yanları var. Mesela normal doğumu yapanlarda bana sorarsanız bebek daha risklidir. Normal doğumda daha uzun takip gerekir. Doktor her zaman başında olamayacaktır. Doğum ağrıları sırasında bebeğin başına bir problem gelebilme ihtimali daha yüksektir. Normal doğum yapanlar ileri yaşlarda rahim sarkması idrar kaçırması, hemoroit, vajina kaslarının bozulmasına bağlı problemler yaşayacaktır. Oysa sezaryende vajina kasları bozulmaz, rahim sarkmaz ve idrar kaçırma sorunları yaşamaz ileride. Ben şahsen Sezaryeni tercih eden bir hekimim.

- Peki halk arasında `normal doğumun kadın bedenini temizlediği` şeklinde bir inanç var…

- Bu doğru değil. Ama tabii normal doğum yapmanın ve emzirmenin faydaları var. Mesela meme kanseri riski azalıyor. Kadın doğum yaptıkça ve emzirdikçe meme kanseri olma şansı daha azalıyor. Yani iki çocuk doğuran bir çocuk doğurandan daha az riskle meme kanseri oluyor.

Bazı hastalıklarda var kadın mesela ağrılı adet görüyor çikolata kistleri filan var. Bunlar adet gördükçe daha şiddetlenen hastalıklar. Kadın doğurduğu zaman uzun süre adet görmeyeceği için bu odakların hepsi soğuyor. Kadınların yüzde 30`unda endometriozis ama az ama çok var. Gebelik bunlara iyi gelen bir süreç ve ne kadar gebe kalınırsa o kadar kadın sağlıklı olur diye inanılıyor. Ama gebeliğin kadınlardan götürdüğü şeylerde var.

Bebeğe bir şeyler veriyorsun kanın düşüyor. Kemiklerde bazı problemler olabiliyor, dişlerde sorunlar oluyor. Normal doğum yapanlarda vajen yapıları bozulduğu için rahim sarkması, idrar kaçılması, mesane düşmesi gibi şikâyetler olabiliyor. Şuna inanmamak gerek ne kadar doğur o kadar uzun yaşa diye bir şey yok. Çünkü doğuran kadınlarda belli bir yaşa kadar yaşıyorlar doğurmayanlarda o yaşa kadar yaşıyorlar.

İlgili Konular:

Kısırlık ve nedenleri

KADINDA KISIRLIK NEDENLERİ

ERKEKLERDE KISIRLIK NEDENLERİ

Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon )

Türkiye'de 2 Milyon Kadın Tüp Bebek Sırasında

Tüp Bebek Merkezlerine Dikkat!

SSK ve Bağkur da Tüp Bebek

Dinen Tüp Bebek

Tüp Bebek Semineri


Ya Tüp Bebek Ya Sigara!

Tüp Bebek mi Sigara mı ?

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Traş, sigaranın erkeklerde sperm sayısını ve sperm hareketliliğini azalttığını söyleyerek, `Özellikle tedavi altındaki ya da çocuğu olmayan erkeklerin sigara içmemesi gerekiyor.

Ayrıca alkol de çok belirgin biçimde sperm üretimi üzerinde olumsuz etkilerde bulunuyor` dedi. Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş ANKA`ya erkek kısırlığına ilişkin yaptığı açıklamada, erkek kısırlığının büyük bir kısmının nedenini bilmediklerini söyleyerek, `Bilinen sebepler arasında hormonal sebepler var. Mesela beynin altında hipofiz bezinden hormon salgılanmaması kısırlık nedeni. Bu hormon salgılanmayınca testisler uyarılmaz` dedi. Bunun dışında özellikle yüzde 20-25 olguda varikoselin kısırlık nedeni olarak ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Traş, `Varikosel genellikle testisin sol tarafında, damarlarda varis gibi genişlemelerdir. Bir de menide hiç sperm bulunamaması önemli bir kısırlık sebebidir` diye konuştu. Menide hiç sperm olmamasının nedenlerine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Traş, `Birkaç nedenden söz edebiliriz. Normalde erkekte üretilen sperm bazı kanallarla penisin arkasındaki bazı bezlere kadar gelir ve burada saklanır. Daha sonra cinsel ilişki sonrasında boşalmayla dışarı atılır. İşte bazı erkeklerde sperm kanallarında bazı tıkanıklar olabilir` dedi. Bunlar geçmişte operasyonla açılabildiğini; ancak artık bu yöntemin pek kullanılmadığını kaydeden Prof. Dr. Traş, `Çünkü kanallar çok ince olduğu için operasyon çok başarı sağlamıyor. Bu hastalarda tüp bebek tercih ediliyor` dedi. Prof. Dr. Traş, menide hiç sperm olmamasının bir diğer nedeninin de genetik faktörler olduğunu ifade ederek, `Genetik bozukluklarda bir kromozomun fazla olması, sperm üretiminin hiç olmaması ya da fazla miktarda olmasına yol açıyor. Bir de kimyasal maddeler, radyasyon, kemoterapi gibi nedenlerle de menide hiç sperm olmayabilir` diye konuştu.

ERKEKLERDE YAŞ FAKTÖRÜ ÖNEMLİ DEĞİL

Erkeklerde yaş faktörünün çok da önemli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Traş şunları söyledi: `Erkekler yaşla beraber sperm hareketi ve sperm sayısında azalma olabiliyor. Ama erkeklerde kadınlardaki gibi 35-40 yaş gibi çok keskin sınırlar yok. Bu nedenle erkekler çok ileri yaşlarda bile kendi spermleriyle çocuk sahibi olabilir. Öte yandan, sigara erkeklerde sperm sayısını, sperm hareketliliğini azaltıyor. Özellikle tedavi altındaki ya da çocuğu olmayan erkeklerin sigara içmemesi gerekiyor. Ayrıca alkol de çok belirgin biçimde sperm üretimi üzerinde olumsuz etkilerde bulunuyor.`

TEK SPERM YETERLİ

Mikroenjeksiyon yöntemine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Traş, `1991`de bulunmuş bir yöntem. Mikroenjeksiyonda tek bir sperm yakalanır ve bazı cihazlarla bir tek yumurtanın içine yerleştirilir` dedi. Prof. Dr. Traş, bu yöntemin klasik tüp bebek yöntemine göre avantajlarına ilişkin ise şunları söyledi: `Klasik tüp bebek yönteminde bir cam kabın içinde kadının yumurtasıyla 100 bin tane sperm yan yana getirilerek döllenme beklenir. Ancak bu kadar sperm bulunamadığı zaman erkekler tüp bebek yönteminden fayda göremiyor. İşte mikroenjeksiyonda bu kadar çok sayıda sperm bulunması zorunluluğu ortadan kalktı. Tek bir sperm döllenme için yeterli. Bulunan sperm direkt yumurtanın içine yerleştirilerek döllenme sağlanır.`

Tüp Bebekte Başarı Oranı %65'tir.

Tüp Bebek'te %100 başarı iddialarına dikkat! Ünlü kadın doğum uzmanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, tüp bebek tedavisi gören bir milyon kadından 10 bininin sağlıklı bebek dünyaya getirdiği Türkiye'de 'yüzde 100 başarı sağlıyoruz' diyen tüp bebek merkezlerine karşı temkinli davranılmasını istedi.

Yıllarca bebek sahibi olabilmek için hastanelerin kapılarını aşındıran aileler, pahalı bir yöntem olan tüp bebek tedavisi sayesinde evlat hasretini dindiriyor. Devlet, ailelerin ekonomik yükünü azaltmak için ilk iki denemenin ücretlerini karşılıyor. Çiftleri mutlu eden bu uygulama, bir çok sağlık kuruluşunun da iştahını kabartıyor. Özellikle büyük kentlerde sayıları artan tüp bebek tedavi merkezleri, devlet desteğinin bulunduğu bu alanda yatırım yapmayı tercih ediyor. Uzmanlar ise aileleri, devletin verdiği ücretsiz iki deneme hakkını kalitesi tescillenen merkezlerde kullanmaları konusunda uyarıyor.

Kızılay Derneği Konya Özel Ticaret Borsası Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi kurucularından Prof. Dr. Recai Pabuçcu, Türkiye'de 107 adet tüp bebek tedavi merkezi bulunduğunu ifade ediyor. Söz konusu tedavinin hassasiyet isteyen ve son teknolojiyle donanmış laboratuar ortamlarında yapılması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Pabuçcu, kimi merkezlerin yeterli kalite standartlarını barındırmayan apartman dairelerinde tüp bebek tedavisi yürüttüğünü söyledi. Tüp bebek tedavisi gören ailelerin maddi ve manevi olarak yıprandığını, çevre baskısı gördüğünü hatırlatan Prof. Dr. Pabuçcu, "Aileler, devletin verdiği iki kez ücretsiz deneme hakkını kalitesinden emin oldukları tedavi merkezinde kullanmalı. Birçok aile, 'Yüzde 100 başarılıyız' diyen merkezlere gidip, hayal kırıklığıyla dönebiliyor. Devletin karşıladığı ilk iki denemeyi bu merkezlerde yapıp, başarısız olduğu için çaresiz kalan birçok çift var." dedi.

Türkiye'de tüp bebek tedavisinde ortalama yüzde 65 başarı sağlandığını hatırlatan Pabuçcu, çiftlerin abartılı başarı gösteren merkezlerden uzak durmasını önerdi. Tedavi başarısını etkileyen cinsel ve genetik birçok faktör bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Recai Pabuçcu, erkek ve kadından kaynaklanan etkenlerin yanı sıra akraba evliliklerinin de tedavinin başarısını etkilediğini vurguladı.

Konya Kızılay Derneği Özel Ticaret Borsası Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi'nin bir başka kurucu üyesi Prof. Dr. Yücel Karaman da Türkiye'deki tüp bebek merkezi sayısının giderek artmasının beklendiğini dile getirdi. Mevcut tüp bebek merkezi sayısının bu alandaki ihtiyacı karşılamaya yetmediğini anlatan Karaman, zamanla kaliteli olanların ayakta kalacağını, diğerlerinin ise kapanacağını belirtti. Türkiye'de 1970'li yılların sonunda tüp bebek tedavisi yönteminin kullanılmaya başlandığını aktaran Karaman, o dönemde yüzde 5 olan başarı oranının günümüzde ortalama yüzde 65'e kadar yükseldiğini kaydetti. Yüzde 80 başarı sağlayan yöntemler de bulunduğunu ifade eden Karaman, 5 yıl denenmeden bu yöntemlerin kesinlik kazanmayacağını sözlerine ekledi. (CİHAN)

Tüp Bebek Uzmanları Buluştu

Bin 200 Tüp Bebek Uzmanı Çeşme'de Bir Araya Geldi. Ege Üniversitesi (EÜ) Aile Planlaması İnfertilite Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından, Üreme Tıbbı Derneği işbirliğiyle düzenlenen 2. Güncel Üreme Endokrinolojisi, Yardımcı Üreme Teknikleri Kongresi ve 1. Üreme Tıbbı Derneği Kongresi, İzmir'in Çeşme ilçesinde başladı.

Açılışta konuşan Merkez Müdürü ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Erol Tavmergen, dünyada bugüne kadar 3 milyon tüpbebek dünyaya geldiğini söyledi. EÜ Tüpbebek Merkezi'nde 1989 yılında ilk uygulamayı yapan Prof. Dr. Refik Çapanoğlu ise, "18 Nisan 1989 tarihinde dünyaya gelen ilk tüpbebeğimiz Ece, bugün 19 yaşında bir genç kız." dedi.


Çeşme Sheraton Hotel'de bin 200 uzmanın katıldığı kongrede konuşan Prof. Dr. Tavmergen, bir çocuğa sahip olma arzusunun sadece kadının veya erkeğin isteği olmayıp, her iki cinsin doğasında bulunan biyolojik bir ihtiyaç olduğunu belirtti. Tavmergen, "Çocuksuzluk, şiddetli çocuk arzusu olan bir çift için bütün yaşantılarını etkileyen, mutsuz ve huzursuz yapan, hattâ sosyal yıkımlara sebep olan önemli bir problemdir. Günümüzde üremeye yardımcı teknikler bu çiftler için yeni ufuklar açmış, çeşitli ülkelerin yanısıra Türkiye'de de yaygın uygulama alanı bulan etkili bir yöntem olmuştur. Tüpbebek yöntemiyle başlayan çalışmalar, çocuksuzluk problemi olan çiftlere bir yandan yeni umutlar vaadederken diğer yandan da erken üreme dönemi hakkındaki bilgilerimizi geliştirerek, son 30 yıl içinde yepyeni tedavi yöntemlerine imkan sağlamıştır." şeklinde konuştu.

Türkiye'de 1989 yılında EÜ Tüpbebek Merkezi'nde ilk tüp bebeğin doğumunu takiben günümüze kadar 10 binlercesinin dünyaya geldiğini kaydeden Erol Tavmergen, "Önümüzdeki yıllarda sayıları daha da artacak üremeye yardımcı tedavi merkezlerinde başarılı sonuçlar elde etmek için bu tedavi yöntemlerine uygun hastaların ve uygulama sebeplerine göre tedavi yöntemlerinin seçimi kadar etik değerlere uymak da önemli bir rol oynayacaktır." dedi.

Prof. Dr. Çapanoğlu da, "İlk tüpbebeğin çalışmalarını yaptığımız günlerden, büyük zorluklar içinde ve bütün imkanlarımızı seferber ederek bugünlere kadar geldik. Ekibimizin özverili çalışmaları bizi bu günlere getirdi." diye konuştu. Açılış sonrasında Prof. Dr. Tavmergen tarafından, Prof. Dr. Çapanoğlu'na katkılarından ötürü teşekkür plaketi verildi.

Üç gün sürecek kongrede çeşitli ülkelerden konularında dünyaca ünlü 21, Türkiye'den ise 148 bilimadamı, üç paralel oturumda yardımcı üreme tekniklerini ve üreme tıbbının diğer konularını tartışacak. Ayrıca iki uydu sempozyumu ve sekiz yuvarlak masa toplantısı yapılacak. (Cihan Haber Ajansı)

Medicana Tüp Bebekte İddialı

Sağlık Sektörünün Önemli Oyuncularından Olan Medicana Hastaneler Grubu, İstanbul'da İki, Ankara ve Konya'da da Birer Tane Olmak Üzere Dört Ayrı Hastane Yatırımına Soyundu.


Sağlık sektörünün önemli oyuncularından olan Medicana Hastaneler Grubu, İstanbul’da iki, Ankara ve Konya’da da birer tane olmak üzere dört ayrı hastane yatırımına soyundu.
Toplam 200 milyon dolara mal olacak hastaneler, 2009’a kadar açılacak. Ağırlıklı hisseleri Bozkurt Ailesi’ne ait olan Medicana Grubu, Balkan ülkelerini de yatırım için incelemeye aldı.

Ekonomist Dergisi'nden Aysel Alp'in haberine göre İstanbul Avcılar’da Hayat Hastanesi ile sağlık sektörüne adım atan Bozkurt Ailesi, sektörde emin adımlarla ilerliyor. Adını geçtiğimiz yıllarda Medicana olarak değiştiren grup, halihazırda İstanbul’da dört hastane ile faaliyet yürütüyor.


Ağırlıklı hisseleri Bozkurt Ailesi’ne ait olan Medicana Hastaneler Grubu, dört ayrı hastane yatırımına start verdi. İki hastane yatırımını İstanbul Beylikdüzü ve Bahçelievler’de gerçekleştiren Medicana, Ankara ve Konya’da da birer hastane kuracak. Yeni kurulacak hastanelerin toplam yatırımı, 200 milyon doları buluyor.

Grup, devlet ve üniversite hastanelerinin çokluğu nedeniyle özel hastane yatırımının sınırlı olduğu Başkent’e iddialı bir giriş yapıyor. Birkaç ay içinde hizmete girecek olan Ankara Medicana, yaklaşık 60 milyon dolara malolacak. İlk etapta 500 personelin hizmet vereceği hastane, tam kapasiteyle çalışmaya başladığında personel sayısı 800 ila bine yükselecek. Tüm branşlarda hizmet verecek olan Medicana, özellikle organ nakli, kalp, kanser, tüp bebek, yanık ünitesi, nükleer tıp gibi alanlarda iddialı.

Onkolojide iddialı

Halka açılacak ve üniversite kuracak

Son yıllarda özel sağlık yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte, halk arzlar da artmaya başladı. Medicana da tüm hastaneleri tek bir şirket adı altında toplayarak, halka arzın altyapısını hazırlıyor. Ancak yabancı yatırımcılardan çok sayıda teklif alan grup, halka arzı küçük bir blok satışın ardından yapmayı planlıyor.

Türkiye’de ciddi bir sağlık personeli açığından söz edilirken; Medicana, bu alanda eğitim verecek bir üniversite açmayı hedefliyor. Tıp, hemşirelik, hastane işletmeciliği gibi sağlık sektörüyle ilgili fakültelerin yer alacağı üniversitenin en büyük hayali olduğunu belirten Hüseyin Bozkurt, “Bugün bir hemşirenin okuldan mezun olduğu gün işi hazır. Türkiye’de iş garantisi olan tek meslek hemşirelik belki de. Bu nedenle personel açığı olan branşlarda bir gün biz de eğitim vereceğiz inşallah” diyor. Medicana Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, “Türkiye önemli bir destinasyon. Çok önemli bir yerde. Kısa zamanda sağlık üssü olacak potansiyele sahip” diyor.

Medicana; İstanbul’da Avcılar, Bahçelievler ve Çamlıca hastanelerinden sonra yakın zamanda Beylikdüzü’nde de bir hastaneyi devreye sokacak. Dünyanın en büyük özel sağlık yatırımlarından biri olduğu ifade edilen bu hastane, özellikle onkolojide uzmanlaşacak.

Bahçelievler hastanesi ise çocuk hastalıkları üzerinde ihtisaslaşan bir hastane olarak planlanıyor.

Beylikdüzü ve Ankara’nın ardından 2009 yılı sonunda hizmete girecek olan Konya hastanesi ise İç Anadolu’nun en büyük özel hastanesi olacak. Hüseyin Bozkurt, Beylikdüzü, Ankara ve Konya’nın özellikle kanser, kalp cerrahisi ve organ naklinde, tüp bebekte dünya ölçeğinde iddialı olacağını belirtiyor. Grup, önümüzdeki dönemde büyükşehirlerden başlamak üzere yeni hastane yatırımlarını devreye sokacak.

Yurt dışına açılıyor

Hükümetin özel sağlık sektörüne dönük son dönemde aldığı kararlar pekçok yatırımcı gibi Medicana Grubu’nun da yeni stratejiler geliştirmesine neden olmuş. Amaçlarının Türkiye’de dünya çapında sağlık hizmeti vermek olduğunu kaydeden Bozkurt, şunları söylüyor:

“Türkiye’deki yatırım ortamı, yeni düzenlemelerle devletin kontrolüne geçiriliyor. Bu iş ancak kademeli yapıldığı sürece yararlı olabilir. Özel sağlıkta kimi kuruluşlar know how ihraç eder hale geldi. Biz de Balkan ülkelerinde ve Rusya’da yatırım ortamını araştırıyoruz. Birkaç yıl içinde bu bölgelerde birden fazla tesis kurabiliriz.”