kısırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kısırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2050'de Tüm Çoçuklar Tüp Bebek Olacak

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) raporuna göre, 100 yıl yıl önce sperm sayısı mililitrede 100-120 milyonken, birçok erkekte bu sayı 15 milyona düştü.

Raporu değerlendiren Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş,''Bir yıl korunmadan cinsel ilişkiye girilmesine rağmen 100 çiftten 15'i çocuk sahibi olamıyor'' dedi.

Türkiye'de Kısırlık Oranı Yüzde 15

Hospitalium Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Birgül Gürbüz, Türkiye`de her 100 çiftten 15`inde kısırlık sorunu olduğunu belirterek, `Ülkemizde 10 milyon çift olduğu varsayılırsa 1,5 milyon çift çocuk sahibi olmama sorunu ile karşı karşıyadır` dedi.

Gürbüz, yaptığı yazılı açıklamada, 1978 yılında İngiltere`de ilk tüp bebek Louise Brown`ın doğumuyla dünyanın gündemine oturan tüp bebek ve yardımcı üreme teknikleriyle çocuk sahibi olmanın milyonlarca çift için umut kapısı olduğunu dile getirdi.

Yıllar içinde tüp bebek maliyeti düşerken, başarı oranlarının da gittikçe arttığını ifade eden Gürbüz, şöyle devam etti:

`Günümüzde 30 yaş altındaki kadınlarda tüp bebekteki gebelik oranları yüzde 55-60, 30-35 yaş arası yüzde 50, 38-40 yaş arası yüzde 35-40, 40-42 yaş arası yüzde 25`e yakındır. Ülkemizde tüp bebek maliyetleri ise 4-6 bin TL arasında değişmektedir.

Türkiye`de her 100 çiftten 15`inde kısırlık sorunu vardır. Bunların yüzde 40`ı erkeğe bağlı, yüzde 40`ı kadına, bağlı, kalan kısmında da çiftlerden her ikisinde de bir sorun mevcuttur. Ülkemizde 10 milyon çift olduğu varsayılırsa 1,5 milyon çift çocuk sahibi olmama sorunu ile karşı karşıyadır. Her yıl yaklaşık 40 bin tüp bebek uygulaması yapılmaktadır. Oysa olmaması gereken yıllık en az 150 bin uygulamadır.`

Tüp bebek uygulamasında Türkiye`nin teknoloji ve insan gücü açısından yurt dışı ile yarışır durumda olduğunu da belirten Gürbüz, ancak uygulamalarda bazı yasal sınırlamaların mevcut olduğunu ve ancak evli çiftlere uygulama yapılabildiğini anımsattı. (AA)

Kısırlık Nedenleri

Kısırklık nedenleri nelerdir? Çağdaş dünya kısırlığa mı sebep oluyor ? Kısırlık tedavisi mümkün mü? 2 milyon kişinini kısır olduğu Türkiye'de kısırlık giderek artıyor. Uzmanlar, kısırlığın en önemli sebebi olarak modern yaşamı gösteriyor...

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 2 milyon kişi kısır. Aynı zamanda Türkiye'de kısırlık giderek artıyor. 150 bin çift ise çocuk sahibi olmak için tedaviyi bekliyor. Yüzyıllardır süregelen ve mutluluğun anahtarı olarak görülen çocuk sahibi olmak nasıl oluyor da bu kadar zor bir hal aldı? Modern yaşam gerçekten doğurganlık üzerinde bu kadar etkili mi? Bu soruların cevabını Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Kağan Kocatepe’den aldık.

32 yaş sonrası riskli

Modern yaşam öncelikli olarak çiftlerin çocuk sahibi olmasını nasıl etkiliyor?

Öncelikle iş yaşamı nedeniyle kadınlar hamile kalma yaşlarını geciktiriyorlar. Modern yaşamın doğurganlık üzerindeki en önemli etkisi bu. Doğurganlık 20-25 yaş arasında maksimum seviyede olur. 25 yaşından sonra özellikle de 32 yaşından sonra ise inişe geçiyor.

Nasıl fark ediliyor?

Örneğin kadın ilk çocuğuna hamile kalmak için sadece 1 ay uğraşırken ikinci çocuğuna hamile kalmak için 6 ay deniyor fakat hamile kalamıyor. Peki, ilk çocuğu kaç yaşında 10 yaşında. Aradan 10 yıl geçtiği için doğurganlık azalıyor. Bu nedenle yaş faktörü nedeniyle hamileliği geciktirmek doğurganlığı direkt olarak artırıyor. Buradan çıkan sonuç ise hamileliği geciktirmek zorunda kalanlar doğurganlık ölçümlerini yaptırmak zorundalar. Ultrasonla yumurtalıklara bakılıyor ve adet kanamasının üçüncü gününde kan alımıyla doğurganlığın ne düzeyde olduğu saptanabiliyor. Yaşına göre doğurganlık iyi seviyede ya da doğurganlık azalmış sonucu çıkabiliyor.

Obeziteye dikkat!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Kağan Kocatepe

Beslenmenin doğurganlık üzerinde direkt etkisi var mı?

Modern yaşamın beraberinde getirdiği bir diğer sorun da beslenmedir. Beslenme alışkanlıklarının getirdiği en önemli sorun obezitedir. Obezite doğurganlığı azaltma olmasa da yumurtlamayı baskılamaya neden olur. Kilo fazla oldukça yumurtlama da o kadar az olur. Yani bir kadın yılda 12 kere yumurta üretiyorsa 12 defa doğurganlıkla karşılaşıyor demektir. Eğer obezite sınırına gelmişse bu doğurganlık yüzde 50’ye kadar azalmış olur.

Cep telefonu dengeyi bozuyor

Cep telefonu, bilgisayar gibi elektronik aletlerin ne tür etkisi bulunuyor?

Modern yaşamın getirdiği diğer şeyler ise etraftaki radyasyondur. Etraftaki radyasyon ne yapar ve etrafta gerçekten çok ciddi bir radyasyon var mı buna bakmak lazım. Çok ciddi bir anlamda radyasyon yok. Radyasyon olarak tanımladığımız şey röntgen çekilirken alınan radyasyondur. X ışını vücudun dengesini kalıcı olarak bozabiliyor. Elektromanyetik dalga dediğimiz şey ise vücudun dengesini kalıcı olarak bozmuyor fakat dengeyi sarsabiliyor. Cep telefonu, uzaktan kumada, internet bağlantıları gibi yüzlerce elektronik kaynakla karşı karşıyayız. Bunların arasında en tehlikeli olanı ise cep telefonudur. Cep telefonu giderek yaygınlaşıyor. Cep telefonu kullanımında kısıtlama getirmek gerekiyor. Elektromanyetik kaynaklar arttıkça yumurtlamayı ve yumurtanın kalitesini bozabilir. Şu an için kanıtlanmış bir bilgi yok. Erkekte ise sperm şekil bozukluğu, hareket azlığı ve miktar azlığı yapabilir. Mümkün olduğu kadar klasik şeylere yönelmek lazım. Örneğin evde cep telefonu yerine normal telefonla konuşmak gerekir.

Hazır gıdaların doğurganlığı azalttığı doğru mu?

Gıdalar dördüncü nedendir. Özellikle hormonlu gıdalar. Hormonlu gıdalardan özellikle östrojen yani kadınlık hormonu alıyorsunuz. Bu hormon erkeklerde göğüs büyümesine neden olabilir, kadınlarda da yumurtlamayı kesebilir. Mümkün olduğu kadar doğal ürünlerle, mevsim sebzeleriyle beslenme gerekir. Kışın domates yemenin bir anlamı yok.

Düşük oranlarının artmasının nedeni teknoloji olabilir mi?

Düşük oranlarının artması, tüp bebek oranlarının artmasının en önemli nedeni teknoloji değil de insanların geç yaşta hamile kalmasıdır. 35 yaşında hamilelik başladığı zaman bunun düşükle sonuçlanması yüzde 20-25 arasındadır. 35 yaşında çocuk doğurmak için çabalayan bir çiftin başarıya ulaşması bir yıl sonunda yüzde 50’lilerde, 25 yaşında bir çiftin yüzde 85’lerdedir. Teknolojinin tabii ki etkileri oluyor fakat tamamen bu sebepten oluyor demek de çok doğru değil.

Stresin ne tür bir etkisi bulunuyor?

Çalışma saatlerinin uzaması, trafik stresinin yaşanması gibi koşullar yorgunluk olarak geri dönüyor. Yorgunluk da cinsel arzuyu azaltıyor ve cinselliğe ayrılan süreyi azaltıyor. Vücudu yorduğu için yumurtlama fonksiyonlarını da azaltıyor. Erkekte ereksiyon kaybına nende oluyor.

Doğum kontrol hapları aklandı

Doğum kontrol hapları kısır yapıyor mu?

Doğum kontrol hapları kısır yapmaz sadece 5 yıl boyunca doğum kontrol hapı kullanan bir kadın hemen hamile kalamazsa bunu doğum kontrol hapına bağlar oysa ki 5 yıl içerisinde doğurganlık azalmıştır.

Amerika’daki en önemli sorun

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kısır yapabilir mi?

Cinsel yolla bulaşan Klamidya ve Gonore bakterisi tüplerde tıkanıklığa neden olabiliyor. Erkeklerde de kanallarda tıkanıklık yapabiliyor. Tüplerde tıkanıklık olunca yumurta hücresini rahim içine aktaran döllenmenin gerçekleştiği yollarda tıkanıklık olduğu için sperm ve yumurta hücresi karşılaşamadığı için gebelik oluşamıyor. Amerika’da bu sorun birinci sıradaki kısırlık nedeni oluyor.

(Bugün Gazetesi)

İlgili Başlıklar:

ERKEKLERDE KISIRLIK NEDENLERİ

ERKEKLERDE KISIRLIK NEDENLERİ

Çocukları olmayan çiftlerin yaklaşık %30-50’sinde problem erkekten kaynaklanır. Erkekteki kısırlık nedenleri başlıca iki ana grupta toplanır.
1. Spermin sayı ve kalitesini etkileyen üretim bozuklukları.
2. Spermi dışarıya taşıyan kanallardaki tıkanıklıklar.
Erkekteki bu problemlerin nedeni, %30-40 olguda açıklanamaz. Sperm kalite ve sayısındaki bozuklukların nedeni bulunamadığında birtakım deneysel ilaç tedavileri uygulanır. Ancak, bu tedavilerin herhangi bir etkinliği olmadığı gösterilmiştir. Mikroenjeksiyon tekniğinin 1992 yılından itibaren uygulanmaya başlanması erkek kısırlığının tedavisinde bir dönüm noktası olup, bu teknik ile şiddetli erkek kısırlığı durumlarında bile yüksek gebelik oranları elde edilmektedir.
1.SPERM ÜRETİM BOZUKLUKLARI
Erkek kısırlık olgularında spermin üretim ve olgunlaşma bozuklukları en çok rastlanılan sorundur. Üretim bozukluğu sperm sayısı ile ilgili olabileceği gibi kadın yumurtasının döllenmesini engelleyen sperm hareketlerinin zayıflığı veya sperm şekillerinin (Morfoloji) anormalliği ile de ilgili olabilir.
Erkeğin sperminin normal kabul edilebilmesi için sayısının en az 20 milyon/ml, hareketli sperm oranının %30 ve yapısal olarak normal sperm oranının %4’ün üzerinde olması gereklir. Sperm değerlerinin yukarıda belirtilenin altında olması halinde doğal yollardan gebelik elde edilmesinde belirgin zorluklar yaşanmaya başlanmaktadır. Birçok faktör spermiogenezi (sperm hücrelerinin üretimi ve olgunlaşması) olumsuz yönde etkileyebilir.
İltihabi hastalıklar
Bazı bakteri ve virüsler erkekte yumurtalık iltihabına sebep olur. Yumurtalıklarından iltihabi bir hastalık geçiren erkeklerin yaklaşık %25’inde kısırlık problemi oluşturur.
Hormon bozuklukları
Erkeklik hormonu olan testesteron hormonunun üretimini kontrol eden hormonlarda bozukluk olması durumu.
Çevresel problemler
Kanser tedavisi için kullanılan ışın ve ilaçlar sperm üretimini bozabilir.
2.YAPISAL BOZUKLUKLAR
Spermin üretim yeri olan testislerden dışarı çıkmasını engelleyen tam veya kısmi tıkanıklıklar kısırlık nedeni olabilir. Bu tıkanıklıklar doğuştan olabileceği gibi sonradan geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı da olabilir. Testlerden geçirilmiş bir cerrahi müdahale de tıkanıklığa sebep olabilir.

KADINDA KISIRLIK NEDENLERİ

Yumurtlama bozuklukları kadında en sık görülen kısırlık nedeni olup, yumurtlama bozukluğu dendiğinde, yumurtlamanın hiç olmaması veya düzensiz ve seyrek olması anlaşılır. Adetlerin seyrek veya hiç görülmemesi çoğu zaman bir yumurtlama bozukluğunu gösterir, ancak adetlerin tamamen düzenli olduğu durumlarda da yumurtlama bozukluklarına rastlanabilir. Yumurtlama bozuklukları başlıca üç grupta toplanabilir.

* Yumurtalıklardaki yumurta üretimini uyaran hormonların doğuştan eksikliğine bağlı olarak beyin sapından salgılanamaması,
* Beyin sapından süt hormonu prolaktinin normalden fazla salgılanması,
* Polikistik over sendromu.

2.TÜPLERİN HASARLI VEYA TIKALI OLMASI
Tüplerin kısmen veya tamamen tıkalı olması sperm ile yumurtanın buluşmasını engelleyerek döllenme ve gebeliği olanaksız kılar. Tüplerdeki bu hasar, geçirilmiş enfeksiyon, endometriozis veya geçirilmiş bir ameliyat sonrası kalan karın içi yapışıklıkları gibi birçok nedene bağlı olabilir. Gelişmiş ülkelerde cinsel yollardan bulaşan enfeksiyonlar tüplerdeki hasarın en önemli nedeni. Ülkemizde çocukluk çağında alınan verem mikrobu da tüplerde geri dönülmez hasar oluşturabilir.
3.ENDOMETRİOZİS
Endometriozis rahim içini döşeyen dokunun (Endometrium) rahim dışında gelişmesi olarak ifade edilir. Endometriozis tıpkı rahim içini döşeyen doku gibi hormonlara duyarlı olup adet sırasında kanar. Karnın içinde oluşan bu mikro kanamalar zamanla iltihap bezleri yangısal durum oluşturup ve yapışıklıklara sebep olur.
Endometriozis yumurtalıklarda yerleştiği zaman kist oluşumuna neden olur. Bu kistlere endometrioma adı verilir. Endometriozisi olan kadınların yaklaşık %50’sinin çocuk sahibi olabilmeleri için tedavi olmaları gerekir. Yine kısırlık nedeni ile başvuran kadınların yaklaşık %25’ inde endometriozis saptanır.
4. RAHİM AĞZINA AİT PROBLEMLER
Rahim ağzındaki yapısal, enfeksiyona ait veya bu bölgedeki salgıyla (Mukus) ait bozukluklar kısırlık sebebi olabilir. Rahim ağzında salgılanan mukus spermlerin genital yoldan taşınmasını kolaylaştırır. Östrojen ve progesteron hormonları etkisi altında mukusun siklus sırasında miktarı ve niteliği değişir. Polip gibi iyi huylu tümörler veya bu bölgeye uygulanmış olan cerrahi girişimler kısırlık sebebi olabilir.
5. ALERJİK NEDENLER
Alerjik nedenler kısırlık nedeni olabilmekle birlikte teşhisleri ve tedavileri zordur. Alerjik durumların tedavi etkinliği belli olmadığı ve tedavi edilen veya edilemeyenlerdeki gebelik oranları çok farklı olduğundan rutin olarak ölçülmelerinin gerekliliği tartışılıyor.

Kısırlık ve nedenleri

İnfertilite (kısırlık), korunmaksızın düzenli ilişkiye karşın bir yıl içinde gebelik oluşmaması olarak tanımlanır.

- Ülkemizde bu sorunun sıklığı hakkında yapılmış doyurucu bir çalışma yok. Ancak, Avrupa ve ABD�den bildirilen raporlarda toplumda çiftlerin %10-%15�inin böyle bir problemle ilgilenmek zorunda kaldıklarını biliyoruz.

Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon )
Hafta hafta gebelik

Toplumda bu sorunun sıklığının artık benzeri oranda olmasına karşın gerek II. Dünya Savaşı sonrası üreme çağındaki popülasyonun çoğalması, gerekse sunulan tıbbi tanı olanaklarının yetkinleşmesi nedeniyle infertilite kliniklerine başvuran çiftlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Herhangi bir çiftin herhangi bir ay gebe kalma oranının %15-20 dolaylarında olduğu biliniyor. Genel olarak toplumda çiftlerin % 85’nin bir yıl içinde, % 93’ünün ise, ikinci yılın sonunda gebe kaldıkları görülüyor. İngiltere’de 1550 ile 1850 yılları arasındaki arşivlerinin incelendiği bir çalışmada, kadınların ancak % 8’inin yaşamı boyunca gebe kalmadığı tesbit edilmiş.
Kısırlık son yıllarda gerek toplumun gerekse de medyanın gündemini giderek daha fazla işgal eden bir sağlık sorunu. Bu konu hakkında doğru ve yanlış pek çok beyanat verilip, çocuk sahibi olamayan çiftlerin yönlendirilmesi güçleştiriliyor. Kısırlığın tedavisinde özellikle son on yıl içerisinde büyük aşamalar kaydedildi ve önceleri tedavi edilemez gözüyle bakılan çiftlere çocuk sahibi olma imkanı sağlandı.

Amerikan Hastanesi internet sitesinde bu önemli soruna değinerek, bilgiler veriyor.