Hakan Özörnek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hakan Özörnek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yeni Tüp Bebek Yöntemleri

Eurofertil Tüp Bebek Merkezi  Medikal Direktörü Dr. Hakan  Özörnek, yeni tüp bebek tedavileri hakkından bilgi verdi:
Konforlu tüp bebek: “Yumurtalık kapasitesi normal ve yaşı 35’in altında olan, düzenli adet gören kadınlara uygulanabilen bu yöntem, hem zamandan hem de paradan tasarruf etmenizi sağlıyor. Üreme sorunu olan bir hastaya standart dozlarda ilaç uygulanması yapılıyor. İlaçların yan etkisi, tedavi süresince uygulanan anestezi ve kan alma gibi tetkikler, hastanın sıkıntılarını artırıyor.
Gerek tüp bebek konusunda bilgilerimizin artması, gerekse ilaç teknolojisindeki gelişmeler, bizlerin tedavi şekillerini yeniden gözden geçirmemize neden oldu. Bunun sonucunda hastalarımıza daha kısa sürede, daha az ve sadece deri altı iğneler kullanarak, hiç kan almadan, daha az yan etkili ve en önemlisi daha az stresli bir tedavi imkanı sunuyoruz. Bu yöntemde ilacın dozu azaltılıyor, yani yüzde 60 daha az enjeksiyon yapılıyor ve tedavi süresince kan tahliline gerek duyulmuyor. Enjeksiyonlarsa deri altına (göbekten) yapılıyor. 15 günlük süre içerisinde 1-2 kez klinik randevusu almanız yeterli oluyor.   Normal tüp bebek uygulamasında daha  az sayıda yumurta elde ediliyor. Ancak  tedavi hem daha rahat, hem de   yüzde 30 oranında daha ucuz.

İlaçsız tüp bebek (IVM): Klasik tüp bebek uygulamalarında yumurtanın olgunlaştıktan sonra toplanması ve kullanılması amaçlanırken, bu teknikte temel prensip, yumurtaların tamamen olgunlaşmadan elde edilmesi, laboratuvar ortamında geliştirilmesi. Bu teknik, vücutta yumurta olgunlaştırmak için kullanılan ilaçların zararlı olabileceği hastalar için geliştirildi. 
IVM’de hastaya çok düşük dozda hormon uygulanıyor veya hiç ilaç kullanılmıyor. Yumurtalıkların büyümesi, takibe alınarak belli bir ölçüye geldiğinde genel anestezi altında, iğne yardımıyla toplanıyor. Yumurtalar laboratuvarda çeşitli sıvıların içerisinde bekletilerek olgunlaşması sağlanıyor. Mikroenjeksiyonla döllenen yumurtalar, rahim içerisine transfer ediliyor.
IVM’in hamilelik  oranları, hormon tedavisi uygulanan hastalardan biraz daha düşük olmakla beraber kabul edilebilir  sınırlar içerisinde. 

Doğal tüp bebek: Dünyada yeni yaklaşım, transfer edilen embriyo sayısını azaltmak ve tek embriyo transferi yapmak. Bu değişimle hastalardan çok fazla yumurta alınması dolayısıyla da yüksek miktarda ilaç kullanılması eskide kalıyor.
Bu tedavide günlük iğnelerin yerini haplar alıyor. İğne sadece bir kez yumurta çatlatmak amacıyla kullanılıyor. Tedavi 8-9 gün sürüyor, kan almaya da gerek duyulmuyor. Yumurtalar, olgun olarak toplanıyor sonra mikroenjeksiyon yöntemiyle dölleniyor  ve 2-3 gün donra rahme yerleştiriliyor.

Hamilelik şansı, klasik tüp bebekten farklı değil. Doğal tüp bebek tedavisinin en önemli avantajlarından biri, arka arkaya denenebilmesi. Çünkü hasta tedavi sırasında fiziksel ve ruhsal olarak yıpranmıyor. Tedavi ve ilaç maliyeti, klasik tüp bebek tedavisinin yarısı. Bir klasik yerine, iki doğal tüp bebek tedavisi yapmak mümkün. Tedavinin dezavantajıysa tek yumurtayla çalışılması. Zira, bu durum tedavinin her aşamasında risk taşıyor, dolayısıyla kalite düzeyi yüksek laboratuvara ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca elinizde dondurmak için fazla embriyo kalmıyor.

Normal tüp bebek uygulamasında;  günlük iğneler, sık hastane ziyaretleri, kan alınma zorunluluğu ve yan etkilerin sıklığı sebebiyle stresli bir süreç yaşanıyor. Hastaların yaklaşık yüzde 30’u bu strese katlanmamak adına yeni bir tedavi denemiyor.  Doğal tüp bebekteyse günlük hayat fazla etkilenmiyor, ayrıca  maliyeti düşük. Dolayısıyla hastalar rahatlıkla 6-8 defa deneyebiliyorlar.

Hapla tüp bebek: Özellikle iğne  olmaktan çekinen kadınlar için bu yöntem oldukça ideal. Tüp bebeğin ilk uygulandığı yıllardan beri fazla sayıda yumurta üretmenin başarıyı artırdığına inanılıyordu.  Ancak bu görüş değişti, artık az ilaç kullanma felsefesi yerleşmeye başladı.
Kadınlar her adet döneminde bir yumurta üretir ve yumurtlar. Bu yöntemde yumurta, basit bir hap tedavisiyle destekleniyor, yani doğanın seçtiği yumurtaya tüp bebek işlemi uygulanıyor. Burada önemli olan, yumurtanın ilaç zoruyla değil, tamamen doğal olarak o ay için seçilen yumurta olması. Teknik, düzenli adet gören her kadına uygulanabiliyor. Ancak yumurta rezervi, düşük olanlarada tercih edilmiyor.”

http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/hamile-kalma-yontemleri-cogaldi/haberpanosu/haberdetay/17.04.2012/1529288/default.htm?ref=milliyet_anasayfa

Diğer Yöntemler

Hapla Tüp Bebek Tedavisi

Tüp Bebek'te Enjeksiyon Tedavisi Yerine: Haplı tüp bebek tedavisi

"Konforlu Tüp Bebek",  "Doğal Tüp Bebek", "İlaçsız Tüp Bebek" ve artık "Hapla Tüp Bebek" 
Tüp bebekle ilgili gelişmeler nereye varacak? sorusunun artık yeni bir yanıtı var: "Hapla tüp bebek tedavisi." Yöntemin uygulanması için anne adayının düzenli adet görmesi yetiyor. Böylece klasik tüp bebek tedavisindeki enjeksiyon uygulaması ve bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin maddi ve psikolojik yıkımları ortadan kalkıyor.

Tüp bebek, ilgi ve rağbetin gündemden düşmediği ve tüm gelişmelerin dikkatle izlendiği bir alan. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için her gün bir yenisinin eklendiği son gelişmeler, özellikle anne adaylarına önemli avantajlar sunuyor. Bu gelişmelerden bir tanesinin de anne adayına uygulanan ve enjeksiyon tedavisini ortadan kaldıran, "Haplı tüp bebek tedavisi" olduğu belirtiyor.Türkiye'de kısa süre önce uygulanmaya başlanan yöntem, bir yandan az ilaç kullanımı sağlarken, diğer yandan da anne adaylarını ilaç tedavisinin yan etkilerinden koruyup tedavi maliyetlerini düşürüyor. Dr. Hakan Özörnek, pek çok çiftin son dönemde bu yöntemle tedavi olmaya başladığını ve artık yumurta sayısının değil, kalitesinin önem taşıdığının anlaşıldığını söylüyor. Hapla tüp bebek tedavisinin düzenli adet gören her kadına uygulanabildiğini belirten Özörnek, " Japonya ve Kore'de tüp bebek hastalarının neredeyse yarısının bu yöntemi tercih ettiğini belirtiyor. Özörnek'e göre, bu yöntem kendilerine enjeksiyon uygulanan ve iğne olmaktan çekinen kadınların duydukları korkudan kurtulmalarının yolunu açıyor.

SEÇİMİ DOĞA YAPIYOR

Tüp bebek tedavisinde daha önceki amacın, birden fazla yumurta üretip daha çok yumurta döllemek olduğuna, hapla tüp bebek tedavisinin ise bu anlayışı yok ettiğine dikkat çeken Özörnek, "Kadınlar her adet döneminde bir yumurta üretiyor ve yumurtluyor. Klasik tüp bebek tedavisindeki amaç ise birden fazla yumurta üreterek daha fazla yumurtayı döllemek"diyor. Bunun için kullanılan ilaçlar hem yan etki bakımından hem de enjeksiyon tedavisinin beraberinde getirdiği sorunlar yüzünden hastalarda bazı rahatsızlıklara neden olabiliyor. Hapla Tüp Bebek yönteminde ise kadınların normal adet dönemlerinde oluşacak olan yumurtaları basit bir hap tedavisi ile destekleniyor ve bir anlamda doğanın seçtiği yumurtaya tüp bebek işlemi uygulanıyor. Burada önemli olanın yumurtanın ilaç zoruyla değil tamamen doğal olarak seçilmesi olduğu belirtiliyor. Ancak bu yöntemin uygulanabilmesi için anne adayının yumurta rezervinin iyi durumda olması gerekiyor.

YAN ETKİLER ORTADAN KALKIYOR

Hapla tüp bebek tedavisi, özellikle anne adayları için çok sayıda avantaj içeriyor. Dr. Hakan Özörnek, yöntemin en olumlu yönünün karında şişlik, ağrı ve bulantı gibi yan etkilerin görülmemesi olduğunu belirtiyor. Hormon değerleri aşırı artmadığı için tedavi sürecinde kan testine gerek olmuyor. Sadece hap ve burun spreyi formunda ilaçlar kullanıldığı için yöntem sıfır enjeksiyonla, acısız ve stressiz olarak gerçekleşiyor. Dr. Özörnek, yumurta toplama işleminin 5 dakika sürdüğünü ve çok hafif anestezi kullanıldığı için hastaların operasyondan 15 dakika sonra taburcu edildiklerini belirtiyor.

ÇOĞUL GEBELİK RİSKİ YOK

Hapla tüp bebek tedavisini klasik tüp bebek tedavisinden ayıran bir başka özelliğin ise çoğul gebelik riskine yol açmaması olduğuna dikkat çekiliyor.

HAP ALIMINA ADETİN 2. GÜNÜ BAŞLANIYOR

Söz konusu hap, temelde meme kanseri tedavisinde kullanılmasına karşın kadınlarda yumurta geliştirici etkisinden de yararlanıldığı belirtiliyor. Dr. Hakan Özörnek, uygulamada herhangi bir yan etki görülmediğini, yöntemin ailesinde meme kanseri bulunan ve hormon değerlerinin yükselmesinden korkan kadınlar için de ideal bir çözüm olduğunu söylüyor. Hap alımına, adetin 2. veya 3. günü başlanıyor ve 5 gün süreyle günde 2 tane kullanılıyor. Bu süre ve dozajın, yumurta gelişimi için yeterli olduğunu söyleyen Özörnek, normal adet döngüsünde bir veya iki yumurta geliştiğini ve tüp bebek tedavisinin bu yumurtalarla yapıldığını söylüyor. Yumurta çatlatma iğnesi yerine ise özel bir burun spreyi uygulamasından yararlanılıyor ve böylece normalde yaklaşık 25 civarında iğneyle gerçekleştirilen tüp bebek tedavisi hiç iğne kullanmadan ve kan almadan tamamlanıyor.

Kaynak : http://www.internethaber.com/tup-bebek-saglik-dogum-gebelik--406744h.htm#ixzz1q988nEJW

Tüp Bebekte 24 Sure Tekniği

Tüp bebek uygulaması için İngiltere Cambridge Üniversitesi’nde geliştirilen yeni bir yöntemle artık tüm kromozomlar 12 saat içinde taranıyor ve sadece en sağlıklı embriyolar ana rahmine transfer ediliyor.

Dünyada sadece 15 ülkede uygulanabilen ‘24 Sure’ tekniği geçtiğimiz günlerde Türkiye’de de uygulanmaya başlandı. Medikal Direktör Dr. Hakan Özörnek’in verdiği bilgilere göre, bu yeni teknik sayesinde döllenmiş yumurtaya zarar vermeden alınan tek bir hücrede insandaki tüm 46 kromozom 12 saat içinde inceleniyor ve kromozom hatası olmayan embriyonun ana rahmine transferi sağlanıyor.

“Tüm kromozom analizi” denilen bu yöntemle yapılan tanı sayesinde genetik kusuru bulunan, düşük olma ve sakat doğma ihtimali olan bebekler ana rahmine yerleştirilmeden tespit edilebiliyorlar. “24 Sure” tekniğinin genetik ayrım çalışması değil, bir “tüp bebek iyileştirme çalışması” olduğunu ve bu yöntemle hastalara yepyeni bir umut kapısı açıldığını söyleyen Dr. Hakan Özörnek; “Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı ve tekrarlayan düşüklerin en önemli sebebi kromozom sayısındaki anormalliktir. Kromozom sayı bozukluğu, gebelikle sonuçlanmayan tüp bebek nedenleri arasında %89 gibi yüksek bir oranla yer alır. Bugüne kadar yapılan genetik tarama testleri sadece belli sayıda kromozom tespit edebildiği için yetersiz kalıyordu. Oysa, ‘tüm kromozom analizi’ ile 46 kromozomun hepsinin sayısal olarak normal olup olmadığını saptayabiliyoruz ve böylelikle en doğru embriyoyu seçme şansımız oluyor. Sonuçta, ana rahmine kromozal açıdan normal olan embriyolar transfer edildiği için tüp bebekte gebelik oranı artarken düşük riskini de azaltmış oluyoruz.” dedi.