İnfertilite (kısırlık) tedavisinde klasik tedavi yöntemlerine alfernatif olarak geliştirilen MikroIVf uygulamasında ilk doğum gerçekleşti.
Tekniği Türkiye’ de ilk kez uygulayan Maya Tüp Bebek Merkezi’ nin Tıbbi direktörü Op.Dr. Osman Denizhan Özgün; “Daha önce aşılama yöntemi uygulanmış ancak olumlu sonuç alınamamış Yasemin-Fatih Topaloğlu çiftine MikroIvf tedavisi uyguladık, ülkemizde ilk kez uygulanan bu yöntem ile sağlıklı bir gebelik elde edildi ve Mikroivf nin ilk bebeği dünyaya geldi, ilerleyen aylarda diğer MikroIVF tedavilerinin sonuçlarını da yayınlamayı planlıyoruz” dedi.
Aşılama tedavisine alternatif olarak uygulanan MikroIVF ile gebelik şansı iki katına çıkarılabiliyor. Yöntemde Mikroenjeksiyon tekniğine göre daha az ilaç kullanılıyor ve maliyeti daha düşük oluyor. Bu nedenle MikroIVF tedavisi, aşılama yerine daha yüksek başarı oranı isteyen ve maddi problemler yüzünden Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon uygulamalarına ulaşamayan çiftler için umut vaat ediyor.
İnfertil çiftlerin tıbbi durumlarına en uygun tedavileri belirleme konusunda titizlikle çalıştıklarını belirten Dr.Özgün, “uyguladığımız yeni ve doğru tedavi yöntemleri ile Türkiye’ de yardımcı üreme teknikleri ile elde edilen gebelik oranlarını artırmayı hedefliyoruz” dedi
maya tüp bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maya tüp bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CGH (Komparatif Genomik Hibridizasyon)
CGH (Komparatif Genomik Hibridizasyon) Tüp Bebek İçin Alternatif Yöntem. Peki CGH Nedir?
Tüp bebek denemeleri, düşük gibi nedenlerle çocuk sahibi olamayanlar için genetik tanı yöntemi olan CGH (Komparatif Genomik Hibridizasyon) yöntemi, Türkiye'de de uygulanmaya başlandı.
CGH ile yumurtanın genetik sorun varlığı ve kromozomların normal olup olmadığı tespit edilerek sağlıklı yumurtalar dondurularak, hamilelik istendiğinde sağlıklı ve kromozomu normal yumurtalar çözdürülerek dölleniyor. Bu sayede, hem gebelik şansı artıyor hem de özürlü ya da down sendromlu bebek riski azalıyor.
Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Tıbbi Direktörü ve Kadın Hastalıkları-Doğum Uzmanı Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, başarılı bir gebeliğin sağlanması ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesinin, embriyonun sağlıklı kromozom yapısına sahip olmasına bağlı olduğunu söyledi.
Kromozom yapısının sağlıklı olmaması halinde çoğu zaman vücudun gebeliği gerçekleştirmediği ya da düşükle sonlandırdığını belirten Özgün, tekrarlayan tüp bebek yöntemi sonrasında gebelik sağlanamaması ya da gebeliklerin düşükle sonuçlanması; normal yollarda sağlanan gebeliklerde düşük görülmesi durumunda mutlaka nedenin tespit edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Özgün, bu gibi durumlarda genetik bozukluk olup olmadığının araştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü, kromozom yapısındaki bozukluklar yüzde 65 oranında yer tutuyor” dedi.
Tek embriyo transferinde yüzde 75 gebelik şansı
Son 1.5 yıldır ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde CGH yönteminin uygulandığını anlatan Özgün, yöntemi kendilerinin de uluslararası merkezlerle işbirliği içerisinde uyguladıklarını söyledi. Özgün, “Bu yöntemle tek embriyo transferinde dünyada yüzde 70-75 gebelik şansı elde edildi” diye konuştu.
PGD ile gebelik oluşması ve gebeliğin gelişimini engelleyen belli başlı kromozomal kusurların incelendiğine işaret eden Özgün, şöyle devam etti:
“Oysa CGH ile tüm kromozomlar incelenebiliyor ve incelenen embriyoların gebelik oluşumunu veya devamını etkileyen kusurları tespit edilerek anne adayına nakledilmesi engelleniyor. Embriyo, anne karnına yerleştirilmeden test edilerek, sadece kromozomları normal olanlar rahim içine konulduğu için özürlü veya down sendromlu bebek riski neredeyse sıfıra iniyor. Kısırlık tedavisinde yüzde 30-40 olan gebelik oranı da bu yöntemle yüzde 60-80'lere çıkıyor. Öte yandan CGH, tüp bebek yönteminde sıkça rastlanan çoğul gebelik riskini de azaltıyor. Çünkü, sağlam kromozom yapısına sahip embriyo elde edildiği için bir transferde bile sağlıklı gebeliğe ulaşılıyor.
İleri yaşta gebe kalmak isteyen ancak yumurtalarının sağlıksız olmasından endişe eden kadınlar için de umut taşıyor. Çünkü, dondurulacak olan yumurtalar tamamen sağlam olduğu test edilmiş olan yumurtalar olduğu için gebelik şansları artmış oluyor.”
Kimlere uygulanır
Özgün'ün verdiği bilgiye göre HGH yöntemi, yaşı 38 ve üstünde olan anne adaylarına, herhangi bir anatomik-immünolojik problem tespit edilemediği halde embriyo transferi yapılmış ve en az 1 kez başarısız tüp bebek tedavisi olanlara uygulanabiliyor.
Bunun dışında anne adayının yaşına bakılmaksızın herhangi bir anatomik-immünolojik problem tespit edilememiş ve embriyo transferi yapıldığı halde önceden en az 2 kez başarısız tüp bebek tedavisi olanlar, önceden tüp bebek tedavisi ile implantasyon öncesi genetik tanı (PGD) uygulanmış ve en az bir tane normal embriyo belirlenerek transfer edilmesine rağmen olumlu sonuç alınamayanlar için de yöntem bir tercih olarak sunuluyor.
Daha önce tüp bebek tedavisi olsun olmasın herhangi bir anatomik, en az 2 kez nedeni belirlenemeyen gebelik kaybı bulunanlar; önceden tüp bebek tedavisi olan veya olmayan ancak bir veya birden fazla düşük yapıp, en az bir kez düşük nedeni olarak kromozomal bozukluk tespit edilmiş olanlara da yöntem başarıyla uygulanabiliyor.
İlk olarak başvuruda bulunan hastanın öyküsü alınıyor. Kaç kez tedavi ile tüp bebek denemesi yapıldığı, normal yolla gebe kalıp kalmadığı, her iki yolla da gebelik sağlanması durumunda düşük olup olmadığı ve düşük sayısı kaydediliyor.
Ardından gebelik başarısı, anne adayının bağışıklık sistemi ve pıhtılaşma faktörlerinin belirlenmesine yönelik bazı testler yapılıyor. Bu testlerden olumsuz sonuç çıkmaması halinde genetik bozukluk olasılığı üzerinde duruluyor ve tedaviye karar veriliyor.
Merkezin laboratuvar sorumlusu biyolog doktor Enver Kerem Dirican'ın verdiği bilgiye göre, bu aşamalardan sonra ise anne adayı normal bir tüp bebek tedavisi alacakmış gibi hazırlanıyor. Uygulanan ilaç tedavisi ve bekleme süresinden sonra anne adayının yumurtaları toplanıyor, erkekten sperm alınıyor ve eşlenerek döllenme sağlanıyor. Döllenme sağlanan kaliteli yumurtalar 3. gün sonrasında 7-8 hücreli olanlardan mikroskop altında yumurtanın zarı deliniyor ve hücrelerden biri alınıyor ve yumurtalar donduruluyor. İki haftayı bulan inceleme sonrasında sağlıklı embriyo belirleniyor. İncelemenin doğruluk payı yüzde 95 oranında doğru çıkıyor”
İncelemede kromozom sayısına, tek gen hastalıklarına bakılıyor. Anne adayına ilaç verilerek gebelik için rahmi hazırlanıyor. Yaklaşık 1 aylık bir ilaç kullanımından sonra yumurta çözdürülüyor ve anne rahmine naklediliyor.
Hürriyet
http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/15708700.asp?gid=373
Tüp bebek denemeleri, düşük gibi nedenlerle çocuk sahibi olamayanlar için genetik tanı yöntemi olan CGH (Komparatif Genomik Hibridizasyon) yöntemi, Türkiye'de de uygulanmaya başlandı.
CGH ile yumurtanın genetik sorun varlığı ve kromozomların normal olup olmadığı tespit edilerek sağlıklı yumurtalar dondurularak, hamilelik istendiğinde sağlıklı ve kromozomu normal yumurtalar çözdürülerek dölleniyor. Bu sayede, hem gebelik şansı artıyor hem de özürlü ya da down sendromlu bebek riski azalıyor.
Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Tıbbi Direktörü ve Kadın Hastalıkları-Doğum Uzmanı Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, başarılı bir gebeliğin sağlanması ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesinin, embriyonun sağlıklı kromozom yapısına sahip olmasına bağlı olduğunu söyledi.
Kromozom yapısının sağlıklı olmaması halinde çoğu zaman vücudun gebeliği gerçekleştirmediği ya da düşükle sonlandırdığını belirten Özgün, tekrarlayan tüp bebek yöntemi sonrasında gebelik sağlanamaması ya da gebeliklerin düşükle sonuçlanması; normal yollarda sağlanan gebeliklerde düşük görülmesi durumunda mutlaka nedenin tespit edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Özgün, bu gibi durumlarda genetik bozukluk olup olmadığının araştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü, kromozom yapısındaki bozukluklar yüzde 65 oranında yer tutuyor” dedi.
Tek embriyo transferinde yüzde 75 gebelik şansı
Son 1.5 yıldır ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde CGH yönteminin uygulandığını anlatan Özgün, yöntemi kendilerinin de uluslararası merkezlerle işbirliği içerisinde uyguladıklarını söyledi. Özgün, “Bu yöntemle tek embriyo transferinde dünyada yüzde 70-75 gebelik şansı elde edildi” diye konuştu.
PGD ile gebelik oluşması ve gebeliğin gelişimini engelleyen belli başlı kromozomal kusurların incelendiğine işaret eden Özgün, şöyle devam etti:
“Oysa CGH ile tüm kromozomlar incelenebiliyor ve incelenen embriyoların gebelik oluşumunu veya devamını etkileyen kusurları tespit edilerek anne adayına nakledilmesi engelleniyor. Embriyo, anne karnına yerleştirilmeden test edilerek, sadece kromozomları normal olanlar rahim içine konulduğu için özürlü veya down sendromlu bebek riski neredeyse sıfıra iniyor. Kısırlık tedavisinde yüzde 30-40 olan gebelik oranı da bu yöntemle yüzde 60-80'lere çıkıyor. Öte yandan CGH, tüp bebek yönteminde sıkça rastlanan çoğul gebelik riskini de azaltıyor. Çünkü, sağlam kromozom yapısına sahip embriyo elde edildiği için bir transferde bile sağlıklı gebeliğe ulaşılıyor.
İleri yaşta gebe kalmak isteyen ancak yumurtalarının sağlıksız olmasından endişe eden kadınlar için de umut taşıyor. Çünkü, dondurulacak olan yumurtalar tamamen sağlam olduğu test edilmiş olan yumurtalar olduğu için gebelik şansları artmış oluyor.”
Kimlere uygulanır
Özgün'ün verdiği bilgiye göre HGH yöntemi, yaşı 38 ve üstünde olan anne adaylarına, herhangi bir anatomik-immünolojik problem tespit edilemediği halde embriyo transferi yapılmış ve en az 1 kez başarısız tüp bebek tedavisi olanlara uygulanabiliyor.
Bunun dışında anne adayının yaşına bakılmaksızın herhangi bir anatomik-immünolojik problem tespit edilememiş ve embriyo transferi yapıldığı halde önceden en az 2 kez başarısız tüp bebek tedavisi olanlar, önceden tüp bebek tedavisi ile implantasyon öncesi genetik tanı (PGD) uygulanmış ve en az bir tane normal embriyo belirlenerek transfer edilmesine rağmen olumlu sonuç alınamayanlar için de yöntem bir tercih olarak sunuluyor.
Daha önce tüp bebek tedavisi olsun olmasın herhangi bir anatomik, en az 2 kez nedeni belirlenemeyen gebelik kaybı bulunanlar; önceden tüp bebek tedavisi olan veya olmayan ancak bir veya birden fazla düşük yapıp, en az bir kez düşük nedeni olarak kromozomal bozukluk tespit edilmiş olanlara da yöntem başarıyla uygulanabiliyor.
İlk olarak başvuruda bulunan hastanın öyküsü alınıyor. Kaç kez tedavi ile tüp bebek denemesi yapıldığı, normal yolla gebe kalıp kalmadığı, her iki yolla da gebelik sağlanması durumunda düşük olup olmadığı ve düşük sayısı kaydediliyor.
Ardından gebelik başarısı, anne adayının bağışıklık sistemi ve pıhtılaşma faktörlerinin belirlenmesine yönelik bazı testler yapılıyor. Bu testlerden olumsuz sonuç çıkmaması halinde genetik bozukluk olasılığı üzerinde duruluyor ve tedaviye karar veriliyor.
Merkezin laboratuvar sorumlusu biyolog doktor Enver Kerem Dirican'ın verdiği bilgiye göre, bu aşamalardan sonra ise anne adayı normal bir tüp bebek tedavisi alacakmış gibi hazırlanıyor. Uygulanan ilaç tedavisi ve bekleme süresinden sonra anne adayının yumurtaları toplanıyor, erkekten sperm alınıyor ve eşlenerek döllenme sağlanıyor. Döllenme sağlanan kaliteli yumurtalar 3. gün sonrasında 7-8 hücreli olanlardan mikroskop altında yumurtanın zarı deliniyor ve hücrelerden biri alınıyor ve yumurtalar donduruluyor. İki haftayı bulan inceleme sonrasında sağlıklı embriyo belirleniyor. İncelemenin doğruluk payı yüzde 95 oranında doğru çıkıyor”
İncelemede kromozom sayısına, tek gen hastalıklarına bakılıyor. Anne adayına ilaç verilerek gebelik için rahmi hazırlanıyor. Yaklaşık 1 aylık bir ilaç kullanımından sonra yumurta çözdürülüyor ve anne rahmine naklediliyor.
Hürriyet
http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/15708700.asp?gid=373
Kısırlık Aşısı Yerine Mikro IVF Yöntemi
Tüp Bebek Tedavisinde Kısırlık Aşısı Yerine MikroIVF Yöntemi
Maya Tüp Bebek Merkezi Tıbbi Direktörü Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, infertilite tedavisinde klasik tedavi yöntemlerine alternatif olabilecek, yeni tedavi yöntemi MikroIVF ile başarı oranının iki katı olduğunu söyledi. Türkiye'de infertil çiftlerin neredeyse tamamına tüp bebek tedavisi uygulanmadan önce ortalama 2 kez aşılama tedavisi uygulanıyor. Hafif ve orta şiddetli erkek infertilitesi ve açıklanamayan infertilite problemlerinde yoğun olarak kullanılan aşılama tedavisi, çoğu zaman yüzde 10 - 15 oranlarında başarı sağlıyor. Birkaç aşılama denemesi ardından çiftler sonuç alamayınca Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon işlemine yönlendiriliyor.
Aşılama yerine uygulanabilecek yeni MikroIVF yöntemi ile gebelik başarı oranı iki katına çıkarılabiliyor. Üstelik infertil çiftler MikroIVF yöntemi ile Mikroenjeksiyon işlemine göre daha az ilaç kullanarak ve daha az maliyet ödeyerek tedavi olabiliyor. İnfertil çiftlerin tüp bebek merkezlerine başvuru oranı Türkiye'de % 15'lerde. Bu oran % 45 olan dünya ortalamasının oldukça gerisinde yer alıyor.
PEKİ NASIL UYGULANIYOR
Yaklaşık 2 hafta süre ile tüp bebek tedavisine göre ciddi oranda daha az ilaç kullanılarak, yumurtaların geliştirilmesinin ardından, yumurta toplama işleminden elde edilen birkaç yumurta ile babadan alınan spermlerin yan yana getirilerek doğal olarak döllenmenin sağlanması bekleniyor. Döllenen yumurtalar 2. veya 3. gün transfer ediliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)